Eşim evlenmeden önceki halinden çok farklı
Merhaba, biz eşimle 5 aydır evliyiz. Evlenmeden önce eşim gerçekten çok kibar, sürekli beni düşünen, benim için her şeyi yapmayı göze alabilecek, sevgi dolu, temastan hoşlanan birisiydi. Benim istemediğim rahatsız olduğum durumlara karşı oldukça duyarlı ve bana uyum sağlayan birisiydi. Evlendikten sonra ise değişimler başladı. Biz 2-3 ay kadar öncesinde çok sık tartışmalar yaşadık. Ama bu kavgaları çözdük. Yani eşimin tek problem olarak gördüğü sorunu çözdük. Problem olarak gördüğü şey de aslında çok saçma da ben ne diyim artık kabullendim üzülsem de. Sorun ettiği şey ailesine gittiğimizde ziyarete olsun davete olsun, beni kadınlarla bırakıp kendisi gidip erkeklerle oturacakmış. Bu başta sadece gerekli durumlarda olacağını söylediği bir şeydi şimdi öylesine ziyarere gittiğimizde bile böyle yapmak istediği konusunda kavgalar çıkarttı. Bende neyse peki dedim zaten ayda bir defa bir gün gidiyoruz. İdare ederim. Ama eşim olayların kapanmasına rağmen bana karşı çok soğuklaştı. Yazın sıcağında eski evinde bir vantilatör bile yokken bana sarılmadan durmayan sevgilim şimdi kışın soğuğunda benim ona sarılmamdan bunalıp sıcak bastı diyor. Hergün beni ittirip kendisi uyumak istiyor. Bana hiç güzel sözler söylemiyor aksine beni kıracak şeyler söylüyor. Bana sevgi belirtileri göstermiyor. Bunun için çok ağladım ama ağlamalarıma karşı bile duyarsız hiç üzülmüyor ya da bunu göstermiyor. Eşim nasıl düzelir?
Bu soru 14 Ocak 2026 15:11 tarihinde Psikolog Betül Canbel tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba sevgili danışan,
Bunu yaşayan çok kişi var ama az kişi bu kadar net ve dürüst anlatabiliyor. O yüzden önce şunu söyleyeyim: sen “abartan”, “şımarık”, “çok şey isteyen” biri değilsin. Yaşadığın şey, evlilikten sonra duygusal temasın kesilmesiyle gelen çok gerçek bir yas ve hayal kırıklığı.
Eşin evlenmeden önce sevgi dolu, temas eden, senin sınırlarına duyarlı biriymiş. Bu önemli. Çünkü bu şu anlama geliyor: Bunu yapabilen biri. Yani kapasitesi var. Ama kapasite ile süreklilik aynı şey değil.
Evlilikten önce birçok insan daha “uyumlu”, daha “idare eden”, daha “karşı tarafı kaybetmemek için kendini tutan” bir yerde olur. Buna kötü niyet demiyoruz; çoğu zaman farkında bile olmadan olur. Evlenince ise şu bilinç devreye girer:“Artık garanti. Artık uğraşmak zorunda değilim.”
Bu noktada bazı insanlar gevşer, bazıları da kontrol alanlarını genişletir. Eşinin davranışları, “seni sevmediğinden” değil, evlilikle birlikte konfor alanına geçmesinden kaynaklanıyor olabilir. Ama bu, senin canının yanmasını geçersiz kılmaz.
Bahsettiğin “ailesine gittiğimizde beni bırakıp erkeklerle oturmak” meselesi küçük gibi görünse de çok sembolik bir konu. Çünkü burada mesele sadece oturma düzeni değil:
Seninle “birlik” olma
Seni kendi ailesinin içinde “yalnız bırakmama”
“Ben senin yanındayım” hissini verme
Sen bunu istemediğinde, eşin bunu “sorun” olarak görmüş. Sen, üzülmene rağmen uyum sağlamışsın. İşte burada denge bozulmuş. Çünkü sen geri adım atmışsın ama karşılığında yakınlık, şefkat, güven gelmemiş. Tam tersine, soğukluk gelmiş. Bu çok önemli bir sinyal.
Sana sarılmaması, temas istememesi, ittirerek uyuması, güzel sözlerin bitmesi, ağlamana duyarsız kalması… Bunlar “küçük evlilik sorunları” değil. Bunlar duygusal ihmal göstergeleri olabilir.
Duygusal ihmal şudur: Yanındayım ama senin duygularınla temas etmiyorum.” Bu, insanı fiziksel şiddetten bile bazen daha çok yaralar. Çünkü insan kendi kendine şunu sormaya başlar:
“Ben mi iticiyim?”
“Beni mi sevmiyor?”
“Yanlış bir şey mi yaptım?”
Bu soruların hiçbiri senin suçun değil.
Ağlamana duyarsız kalması neden bu kadar acıtıyor?
Çünkü ağlamak, bir ilişkide son savunma hattıdır. İnsan ağladığında şunu der: “Artık tek başıma baş edemiyorum, lütfen beni gör.”
Eşinin buna kayıtsız kalması sende şu duyguyu yaratmış: “Benim acım onun için bir şey ifade etmiyor.”
Bu noktada senin içinde sevgi değil, kırgınlık ve uzaklaşma birikmeye başlar. Bu birikim çok tehlikelidir, çünkü bir süre sonra ağlamak bile gelmez. İçten içe kapanırsın.
“Eşim nasıl düzelir?” sorusunun gerçek cevabı. Burada dürüst olmam gerekiyor: Eşin sen sustukça, uyum sağladıkça, idare ettikçe düzelmez. Çünkü şu an onun zihninde şu denklem var: "Ben böyle davransam da evlilik devam ediyor.”
Düzelme ancak şu olduğunda başlar:
Sen duygunu ağlayarak değil, netlikle ifade ettiğinde
“Beni ittirmen beni incitiyor” dediğinde
“Ben sevgisiz bir evlilikte kalamam” diyebildiğinde
Onun davranışlarının bir sonucu olduğunu gördüğünde
Bu tehdit etmek değildir. Bu sınır koymaktır.
Şu an sen şunu yapıyorsun: "Ben değişirsem, o eski haline döner.” Bu düşünce çok yorucu ve genelde sonuç vermez. Çünkü ilişkide tek taraflı fedakârlık, zamanla sevgiyi değil öfkeyi büyütür.
Eşinin değişmesi için:
Önce sorunu kabul etmesi
“Seni ihmal ediyorum” diyebilmesi
Yakınlık kurma konusunda sorumluluk alması gerekir. Bunlar senin tek başına yapabileceğin şeyler değil.
Şu anda sen ne yapabilirsin?
Ağlayarak anlatmayı bırakabilirsin. Duygunu kısa, net ve sakin cümlelerle ifade edebilirsin.
Örneğin: “Bu evlilikte kendimi yalnız hissediyorum.”
“Bana temas etmediğinde değersiz hissediyorum.”
Davranışa odaklanabilirsin, kişiliğe değil.
Umarım cevabım faydalı olmuştur. Değerlendirilmesini istediğin farklı bir soru olursa bizlere yeni bir soru oluşturarak iletebilirsin. Aklına takılanları yorumlarda yazabilirsin. Kendine iyi bakman dileğiyle.
Sevgiler,
Psikolog Betül Canbel
💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler
Bulut Meditasyonu
Küçük Şükür Molası
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.