Eşim öfke kontrol problemim olduğunu ve tedavi görmem gerektiğini söylüyor
Merhaba ben 26 yasında 1.5 senelik evli bir kadınım muhasebeciyim sinirlendiğim zaman bağırıp küfür ettiğim için eşim öfke kontrol problemim olduğunu söylüyor evet çabuk sinirleniyorum ama durduk yere değil damarıma bastığı için yada beni sinirlendirecek cümleler kurduğunda ben deliriyorum ama gidip saldırgan davranışlar sergilemiyorum gidip eşyalara yada kendisine zarar vermiyorum sadece bağırıp küfür ediyorum ben öfke kontrol sorunum olduğunu düşünmüyorum bir şey anlatırken beni dinlememesi yada dün anlattığım şeyi 2 gün sonra anlattığım şeyi hatırlamıyor olması yada önemli konuları sarsaklaması yada sabah bir şey söylüyorum bunu böyle istemiyorum bugün diyorum akşam geliyorum ki ben istemiyorum dediğim şey yapılmış ve karşımda duruyor ben çıldırıyorum sonra sen sinirlisin diyor kendisi çok rahat ben sinirli değilim onun rahatlığı beni delirtiyor
Bu soru 10 Şubat 2026 09:52 tarihinde Psikolog Ecem Bakıner tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba Sevgili Danışan,
Yazdıklarınızı okurken, içinizde birikmiş öfkenin yanında pek çok duygunun bir arada olduğunu ve ne kadar görülmek, anlaşılmak istediğinizi hissediyorum.
Anlattığınız döngüye baktığımda gözümün önüne şu tablo geliyor: Siz anlatıyorsunuz, açıklıyorsunuz, “bunu böyle istemiyorum” diyorsunuz… Sonra birkaç gün geçiyor ve sanki hiç konuşulmamış gibi aynı durum tekrar ediyor. O an sadece sinirlenmiyorsunuz aslında; “Sözümün bir değeri yok mu, gerçekten beni dinlemiyor mu? gibi düşünceler de buna eşlik ediyor olabilir.
Muhtemelen sizi asıl zorlayan şey, söylediklerinizi tekrar etmekten çok, söylediklerinizin anlaşılmadığını ve dinlenmediğini hissetmek. Bu da zamanla biriken hayal kırıklığı ve öfke gibi duygulara da dönüşebiliyor.
Bu noktada bağırmanız ve küfür etmeniz dışarıdan bakıldığında öfke patlaması gibi görünebilir; ancak çoğu zaman bunun altında ciddiye alınmama, önemsenmeme ve saygı görmeme gibi hisler ve düşünceler yatıyor olabilir. Eşinizin “sen sinirlisin” deyip sakin ve rahat kalması da, sanki bütün sorumluluk size aitmiş gibi hissettirebilir. Bu da öfkeyi daha da artıran bir etken olabilir. Bu döngü, birçok ilişkide gördüğümüz oldukça anlaşılır bir süreçtir.
Aslında burada iki ayrı noktayı ayırt etmek faydalı olabilir:
Birincisi, öfkenizin altında yatan sebepleri keşfetmek… Yani sizin de tanımınıza göre, dinlenmeme, anlaşılmama ve önemsenmeme gibi duygu ve düşüncelerin sizde yol açtığı hisler. Bu kısımda duygularınız çok anlaşılır.
İkincisi ise, öfkenizi ifade etme şekliniz… Bağırma ve küfür etme kısmı. Eşinizin “öfke problemi” olarak adlandırdığı yer daha çok burası gibi görünüyor. Burada sizin bakış açınız da çok önemli: Siz kendinizi gerçekten öfkeli biri olarak mı tanımlıyorsunuz, yoksa içinizdeki kırgınlık, hayal kırıklığı ya da değersizlik gibi duygular çoğu zaman öfke şeklinde mi dışa vuruluyor?
Genel olarak öfke şu durumlarda daha çok problem haline gelir:
- Çok sık ve yoğun ortaya çıkıyorsa,
- Şiddeti karşı tarafı korkutuyorsa,
- İlişkilere zarar vermeye başladıysa.
Siz fiziksel zarar vermediğinizi söylüyorsunuz; bu önemli bir nokta. Öte yandan, bağırma ve küfür etmenin de zamanla ilişkinizi yıpratabileceğini birlikte ele almak faydalı olabilir.
Burada kullandığımız dilin de çok önemli bir rolü var. Çünkü dil, çoğu zaman iletişimin kilit noktasıdır.
Örneğin,
“Beni hiç dinlemiyorsun, hep istemediğimi söylüyorum ama umursamıyorsun” gibi bir ifade, karşı tarafı savunmaya geçirebilir.
Buna karşılık, örneğin,
“Bazen sana anlattığım şeylerin hatırlanmaması bana anlaşılmamış hissettiriyor” gibi bir cümle hem sizin duygunuzu görünür kılar hem de karşı tarafın sizi daha rahat duymasını sağlar.
Bu tür ifadeler, iki tarafın da ne hissettiğini anlamaya alan açar.
Eğer çok öfkelendiğinizi ve bu halde sağlıklı iletişim kuramadığınızı fark ederseniz, kendinize kısa bir mola vermeyi deneyebilirsiniz. Örneğin:
“Şu an çok öfkeliyim, birkaç dakika yalnız kalmaya ihtiyacım var” diyerek ortamdan kısa süreliğine uzaklaşmak.
Bu sürede nefesinize odaklanabilirsiniz:
4 saniye burundan alın,
4 saniye tutun,
6 saniyede yavaşça verin. Veya çiçek koklar gibi nefes alıp mum üfler gibi nefes verebilirsiniz.
Bu egzersizleri birkaç tur tekrarlamak, öfkeyi tamamen ortadan kaldırmaz; ancak ses tonunuzu ve seçeceğiniz kelimeleri biraz daha kontrol edebilmenize yardımcı olabilir, sonrasında eğer ikiniz de hazır hissederseniz partnerinizle daha sağlıklı cümlelerle iletişim kurmayı deneyebilirsiniz.
Aynı zamanda, bu konuları tartışma anlarının dışında, ikiniz için de daha sakin ve uygun bir zamanda ele almak da faydalı olabilir. Örneğin birlikte oturup “Beni neler öfkelendiriyor?” ve “Beni neler iyi hissettiriyor?” gibi başlıklar altında küçük listeler hazırlamak, hem sizin ihtiyaçlarınızı daha net ifade etmenize hem de sizin eşinizi, eşinizin de sizi bu anlamda daha iyi tanımasına yardımcı olabilir. Bu tür çalışmalar, ilişkinizde “kim haklı”dan ziyade “birbirimizi nasıl daha iyi anlayabiliriz?” noktasına geçmenizi destekler.
Bu farkındalıkları partnerinizle birlikte ortak bir süreçle geliştirmeniz, hem kendinizle hem de ilişkinizle ilgili daha sağlıklı adımlar atabilmeniz için güçlü bir başlangıç olabilir.
Sevgilerle
Psikolog Ecem Bakıner
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.