Aile

Eşim sanal kumar oynuyor bırakması için ne yapmaliyim

Gizli Kullanıcı22 Aralık 2025 01:48

Merhaba eşim 6 yıl önce sanal kumara başladı bu işler online dönüştüğünden bu yana ilk başlarda haberim yoktu hirslandikca bütün birikimimizi buraya vermiş ve kaybetmiş öğrendiğimde çok üzülmüştüm tekrar yapmamasını istedim ve tamam demişti ama megersem hepsi yalanmış devam etmiş borç üstüne borca girmiş kurumsal yerde calisincada bu kadar borç sorgulanıyor tabiki bende işinden olmasın diye tek yatiririmiz olan arabayı sat öde ama bir daha oynama dedim bak onun yüzünden bu hallere düştük bütün paramızı ona yatırdım bir şey elde etmedin. İki çocuğumuz var onların rızkını oraya yatırma dedikçe beni kandırır gibi tamam diyor affedin diyor bir daha yapamiyacam diyor ama nafile aynı şeye devam ediyor diyorum bak evimizde huzur kalmadı kendi huyu değişti daha agresif oldu hakaretler başladı sonra gelip ozur dilemeler çocuklarımın yanında hakaret etmeler ne isterseniz var ailesine hiç birşey demedim mahcup olmasın diye kimseye birşey anlatamadım ama catliyacak durumdayım anlatamamak okadar kötü birseyki kendi psikolojim alt üst oldu.artik ondan iyice soğumaya başladım bu yaptıklarından dolayı çocuklarını düşünmemesinden çok yoruldum derdimi anlatıyorum ama onun üstünde bir söz hukmum yok kesinlikle bence bana ne saygı duyuyor ne sevgi bir insan diyorum saygı duysa sözümün hükmü olurdu ama hiç birşey yok boşa konuşuyorum neymiş kaybettiklerini çıkaracak

Bu soru 23 Aralık 2025 23:27 tarihinde Psikolog Emine Sena Uzun tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Psikoloğun Videolu Cevabı

Video Transkripti

Merhabalar, ben psikolog Emine Sena Uzun. Yaşadığınız bu süreç zorlu ve yorucu olduğunun farkındayım. Paylaştığınız için teşekkür ederim.

Öncelikle bu tabloya yakından bakıldığında sorun yalnızca oynamak olmadığı, zamanla sanal kumar kişinin hayatında para kazanma ya da eğlenme aracı olmaktan çıkar. Kaybedilenleri gele anma fikri, saplanılan bir döngüye dönüşür aslında. Bu döngüde kişi her kayıptan sonra bir hamle daha düşüncesine tutunur. Bu düşünce, mantığın ve verilerin sözlerin önüne geçer. Dışarıdan ne kadar uyarı gelirse gelsin, içerideki bu düşünce susturulamaz hale gelir.

Bu süreçte eşin davranışlarında görülen değişim de rastlantı değildir aslında. Sürekli kaybetme, yakalanma korkusu, borç baskısı ve suçluluk, kişinin iç dünyasında yoğun bir gerilim yaratır. Bu gerilim çoğu zaman öfke, tahammülsüzlük, saldırganlık her şekilde dışarı taşır aslında. Ardından özürler gelir, pişmanlıklar dile getirilir, sözler verilir. Ancak aynı döngü yeniden başlar. Çünkü özür, sorunu çözen bir adım değil, sadece o anki krizi yatıştıran bir ara durak oluyor.

Burada dikkat çeken önemli noktalardan biri şu: aslında yaşananlar saygı ya da sevginin eksikliğinden çok, kontrol edilemeyen bir alışkanlığın ilişkiyi ele geçirilmesiyle ilgilidir. Ancak bu durum, maruz kalınan hakaretleri, korkuyu ve yıpranmayı normal ya da katlanılması gereken bir şey haline getirmez. Özellikle çocuklarının yanında yaşanan öfke ve aşağılayıcı sözler, yalnızca eşler arasındaki ilişkiyi değil, evin tamamındaki güven duygusunu büyük bir şekilde zedeler.

Bu noktada zihnin doğal bir tepkisi devreye girer aslında: "Sözümün hiçbir değeri yok. Beni ciddiye almıyor. Artık sevgi de saygı da kalmadı." Bu düşünceler, yaşananların ağırlığıyla oluşur ve insanın içini daha da yalnızlaştırır. Asıl yıpratıcı olan ise bunca yükün tek başına taşınması ve kimseye anlatılamamasıdır. Sessizlik, insanın ruhunu en az yaşananlar kadar zorlar aslında.

Öte yandan kaybettiklerini çıkarma düşüncesi, bu döngünün en tehlikeli kısmıdır. Çünkü kişi burada gerçekliği değil, umudu kovalar. Ve bu umut çoğu zaman daha büyük kayıplara, daha derin bir çaresizliğe yol açar. Bu nedenle bu durum yalnızca aile içinde verilen sözlerle ya da iyi niyette düzelebilecek bir noktada değildir maalesef. Bu bir döngüdür.

Ve bu aşamada bir psikiyatri muayenesi büyük önem taşır. Çünkü bu tür kontrol kayıplarına kişinin dürtülerini yönetmesi zorlaşır. Ruhsal süreçler devrede olabilir. Profesyonel bir değerlendirme lazımdır. Ve her durumun ciddiyetini netleştirmek hem de doğru destek yollarını belirlemek için çok önemlidir.

Burası bir suçlama ya da bir etiketleme olarak düşünülmemeli lütfen. Burada psikolog artı psikiyatri, bu bağımlılık döngüsünün aileyi ve ilişkileri adım adım çözülmesiyle olacak bir süreçtir. Bu yüzden uzun süredir ihmal edilen sınırların, taşınan yüklerin bu tabloyu değiştirebilmek için yalnızca sözlerle değil, yani somut ve profesyonel adımlara ihtiyaç vardır. Aksi halde bu döngü maalesef ki aynı şekilde devam etmeye meyildir.

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular