Eşime karşı öfke problemi
Merhabalar
Bayan olarak eşime karşı çok sinirli kırıcı ufacık birşeyde hemen sinirlenebiliyorum böyle olmak istemiyorum eşim bana karşı sakin anlayışlı altan alan ama ben tam tersi artık ona iyi davranınca bile şaşırıyor bende böyle olduğum için çok üzülüyorum .
10 ay oldu memleketten taşındık Bursa'ya geldik benim kimsem yok burada hep yalnızım çok bunalıyorum sıkılıyorum 1buçuk yaşında da oğlum var hep evdeyiz aşırı derece de sıkılıyorum gidebilecek kimsem yok. Eşim gelmeden önce gelince kapıda öpüp güzelce karşılayacam diyorum kendime ama gelince hiçbişi yapamıyorum .
Önceden de sert bir yapım vardı ama bu taşınmadan sonra çok değiştim eşime karşı bir duvar örmüş gibiyim sanki mesela o dışarı çıkınca biz çıkamayınca öfke patlaması yaşıyorum resmen psikiyatriste bile gitmeyi düşünüyorum eşime karşı kendime karşı daha sakin olabilmek adına bu denli sinirli olmanın nedeni acaba taşınma olabilir mi ?
Lütfen görüp cevaplayabilirmisiniz görüşünüze çok ihtiyacım var :( Teşekkürler.
Bu soru 17 Ocak 2026 12:56 tarihinde Psikolog Lara Yelda Aktaş tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba, içini döktüğün için öncelikle teşekkür ediyorum. Yazdıkların yalnızca eşine karşı yaşadığın öfkeyi değil, uzun süredir kendi içinde taşıdığın yalnızlık, yük altında kalma, anlaşılamama ve tükenmişlik hissini de çok açık anlatıyor. Öncelikle belirtmek isterim: Böyle hissetmen seni kötü bir eş ya da anne yapmıyor; aksine ne kadar zorlandığının bir göstergesi. Yaşamış olduğunuz taşınma, sosyal destekten kopma, yeni bir şehir ve küçük bir çocukla günlerin evde geçmesi gibi faktörler ruhsal dayanıklılığını zorlamış olabilir. Bu tür dönemlerde sabır eşiğinin düşmesi, ufak tetikleyicilerle bazen en yakınımıza öfke duyulması oldukça yaygın ve normaldir. Burada dikkat etmemiz gereken nokta, öfkemizin asıl hedefinin çoğu zaman eş değil; biriken yorgunluk ve karşılanmayan ihtiyaçlar olabileceğidir. Örneğin ''kimsem yok, hep ben yalnızım'', ''o dışarı çıkabiliyor ama ben çıkamıyorum'', ''kimse beni fark etmiyor'' gibi düşünceler fark edilmeden yoğunlaştığında duygusal patlamalar olabilir. Bu düşünceler anlaşılabilir fakat sürekli tekrarlandığında seni sıkışmış ve yalnız hissettirebilir. Eşinin sakin, anlayışlı ve alttan alan tutumu senin için bir tehdit algısı değil, aksine şu anda taşıdığın yükü tek başına taşımak zorunda olmadığını gösteren bir davet olabilir. Ancak sen bunu fark edememiş olabilirsin. ''İdare eden'', ''dayanan'', ''yalnız kalan'' tarafta duruyor olabilirsin. Bu da zamanla kişide duygusal bir duvar örmüş hissi yaratabilir. Eşin gelmeden önce kendine verdiğin sözleri yerine getirememeni bir başarısızlık gibi görmek yerine, bunu ''bedensel ve duygusal tükenmişliğin bir işareti'' olarak değerlendirmek daha doğru ve şefkatli olacaktır. Öfkeyle başa çıkmak için ilk adım, onu bastırmaya çalışmak değil, ne zaman, hangi düşüncelerle ve hangi koşullarda ortaya çıktığını fark etmektir. Lütfen önce kendine şu soruları nazikçe sorabilirsin: ''Öfkelendiğim anlarda aslında neye ihtiyacım var?'', ''bu öfke bana hangi yükü anlatıyor?'' Küçük destek alanları yaratmak, gün içinde kendine ait molalar eklemek, mümkünse sosyal temas kurabileceğin alanlar bulmak; öfkenin yoğunluğunu azaltabilir. Son olarak şunu söylemek isterim; taşınma, yalnızlık ve annelik yüküyle birlikte yaşadıkların seni ''değişmiş'' değil, yorulmuş biri yapmış olabilir. Bu yorgunluk görüldüğünde, desteklendiğinde, ilişkideki sıcaklığın yeniden kurulması mümkündür. Umarım yardımcı olabilmiş, içinizi biraz da olsa rahatlatmışımdır, istediğiniz zaman buradayım, sevgilerle...
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.