• Anasayfa
  • Sorular
  • Eşimin hatalarını öğrendikçe gördükçe yüzüne vurmaktan yoruldum.
Romantik İlişkiler

Eşimin hatalarını öğrendikçe gördükçe yüzüne vurmaktan yoruldum.

Night974 Mart 2026 10:30

6 yıldır evliyim hocam evliliğimizin ilk yılında böyle yoktu.2. Yılında farklı istekler başladı başka kadınları söyledi sonra en zoruma giden kızkardeşimi söyledi bir de bunu ekliyor bu bir hayal ürünüdür sakın gerçek zannetme o bunları isteken ben eşimle her cinsellik yaşadığımda onu istemiyorum yeri geldiğnde cezalandırıyorum bu defa ciddi sorunlar yaşıyoruz neden ilişki yaşamıyoruz diye soruyor hep uyarmama ragmen devam ediyor. Sonra yanımda porno videoları açıyor beni rahatsız ediyor uyarıyorum devam ediyor telefonda bir çok uygulama var tinder tango bigo live telegram , birde bazen cezalandırdığım zaman ilgisiz kalınca başka kadınlarla sohbet ediyor aklı başına gelsin diye beklerken o başka hatalar yapar ama beni suçlu yapar . Baktım burnu yanmaz bir insan çünkü evlenmeden önceki uygulamalarını halen kullanıyor evlilik sitelerinde artık konuştuğu kişiler mi vardı bilmiyorum . Ben onun aklı başına gelsin hatasını anlasın diye beklerken başka sorunlar çıkartıp beni suçlu buluyor birde hiç toz kondurmaz kendisine sanki hatalı benmişim gibi. Evlendiğimizde bu hatasını söylemiş olsaydı keşke insan evlenmeden bilemez. Önceden android kullanırken ne yaparsa yapsın her kusurunu yakalıyordum bilerek iphone aldı şifre yapmış görmiyim diye hatalı kocamın kendini temize çıkardığı yötemlere bakın... Telefondan açtığı iğrenç videolar açıp gösterir. Hep başka kadınları görmek istiyorum diyor. Bu defa bizim tartışma konumuz olduğu zamanda aileme küfürler edip duruyor ailem hiçbir şey yapmadığı halde ben uyarıyorum bu hakaretleri hak etmiyorum ben de senin ailene küfür etsem rahat eder misin diye susuyor. Birliktelik oldu diyelim hocam bu defa alıştı artık kızkardeşimi içine katmayı ben onu istemiyorum diye ayrılmak istediğimi söyledim kabul etmedi seni itemiyorum dedim ben sadce bunu hayal olarak söylüyorum yoksa gerçek bir şey değil diyip kendini avutuyor aklınca. Bazen öyle yapınca midemi bulandırıyor.Yeri geldiği zaman bendr seninle birlikteyken birini dile getirirsem ne hissedersin dedim, bunu sakın söyleme dedi. Yani hocam ben neye uğradığımı şaşırıyorum. Ailede psikolog var açtım derdimi ama konuşmak istemedi bu konuyu çünkü kendisi anlatırsa dinlemek istedi ama ben sorunları söyledim. Herhangi bir cinsellik esnasında o an bir oyuncu bir kadın görünce vücudundaki dövmeyi çok istedi bedenimde ısrarla bu sende olsun ben dövmeden nefret ederim ama eşim için değer verdiğim insan için gidip yaptım çok kötü sorunlar yaşadım o an anlafım ki hiçbir şey onun için değerli değilmiş ve vücudumda o iğrenç dövmeyi taşıyorum silmek istiyorum bu defa cimrilik yapıyor . acaba ben yanlış mı yaptım evlenirken diye çok söyleniyorum zoruma gidiyor kendimi sorguluyorum. Tamd iyorum düzeldi yine ondan bundan o kişiyi bu kişiyi istiyor midem bulanıyor isteksiz birliktelik oluyor yüzün gülsün diyor içimden gelmiyor bu defa bir an önce cinselliğin bitmesini istiyorum çünkü uzadıkça çirkinleşmeye başlıyor. Çirkinleşmesin diye de uzun süreli cinselliği istemiyorum. Beni cinsellikten soğutuyor sonra da neden beraber olmuyoruz diye söylüyor ben bazen hayret edebiliyorum üstelik artık kendi hatasını bildiği halde tekrarlatmak istemiyorum kendisi düşünsün istiyotum hatasını beni suçlu buluyor beni istemiyorsun diye daha neler neler oluyor hocam.

Bu soru 4 Mart 2026 14:15 tarihinde Psikolog Ecem Bakıner tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba sevgili danışan,


Yazdıklarınızdan ne kadar üzgün, kırılmış ve öfkeli hissettiğinizi tahmin edebiliyorum. Sanki bir şeyler oluyor ve siz bu yaşananların içinde zaman zaman yalnız kalıyorsunuz gibi görünüyor. Bir yandan evliliğinizi sürdürmeye çalışıyor, bir yandan da içinizde giderek büyüyen bir rahatsızlıkla baş etmeye çalışıyor olabilirsiniz.


Aslında gördüğüm şey şu; ilk başta sınırların daha belli, daha rahat olduğu bir düzende ilerlerken evliliğinizin ikinci yılında bazı şeyler değişmeye başlamış. “Bu bir hayal, sakın gerçek zannetme” denilen durum, sizin için artık sadece bir hayal değil; duygusal olarak zorlayan ve kabul etmek istemediğiniz bir noktaya gelmiş gibi görünüyor. Çünkü eşiniz burada yalnızca cinsel bir fanteziden bahsetmiyor; sizin açıkça rahatsız olduğunuz bir alanı tekrar tekrar gündeme getiriyor.


Burada midenizin bulanması, isteksizlik yaşamanız, uzaklaşmanız aslında çok anlaşılır. Beden bazen zihinden önce tepki verir. “Ben bunu kabul edemem” ya da “Bu bana iyi gelmiyor” mesajını beden üzerinden alırız. Bu, zayıflık değil; çoğu zaman bir korunma biçimidir.


Bir noktayı da merak ediyorum… Evliliğinizin ikinci yılında, bu değişimlerin başladığı dönemde hayatınızda ya da ilişkinizde önemli bir olay yaşandı mı? İş, maddi durum, ailelerle ilgili bir mesele, güveni sarsan bir durum ya da sizi etkileyen başka bir süreç… Bazen ilişkideki davranış değişimleri, arka planda yaşanan başka streslerle bağlantılı olabilir. Bu bağlantıyı fark etmek, yaşananları daha geniş bir çerçeveden değerlendirebilmenize yardımcı olabilir.


Üstelik rahatsızlığınızı dile getirmenize rağmen bu davranışların devam etmesi, sizi yalnızca kırmakla kalmayıp, değersiz ve duyulmamış hissettirmiş olabilir. Bir ilişkide kişi, sınırını söylediğinde karşılık görmüyorsa zamanla içe çekilir. Cinselliğin sizin için çirkinleşmeye başlaması, uzamasını istememeniz ya da bir an önce bitsin diye düşünmeniz; o alanda kendinizi güvende hissetmediğinize işaret ediyor olabilir.


Dövme meselesi de burada sembolik bir yerde duruyor gibi… Siz, “eşim istiyor” diyerek bedeninizden ödün veriyorsunuz. Kendi değerlerinize çok uymayan bir şeyi sırf sevdiğiniz insan için yapıyorsunuz. Ama sonrasında bunun kıymetinin görülmediğini hissetmek oldukça incitici olabilir. Belki de sizi en çok yaralayan şey dövmenin kendisi değil; verdiğiniz değerin karşılığını alamamak.


Anlattıklarınızın içinde dikkat çeken bir başka nokta da şu: Siz bir şeylerin düzelmesini beklerken, eşinizin sorumluluğu üstlenmek yerine zaman zaman sizi suçlu hissettirmesi. Bu da insanın kendi gerçekliğini sorgulamasına yol açabilir. “Acaba ben mi yanlış yaptım?” diye düşünmeniz bu yüzden çok insani.

Burada belki de yapılabilecek en önemli şey, kendinize yavaşça şu soruyu sormaktır:

Ben bu evliliğin içinde ne yaşıyorum?

Ben ne istiyorum?

Benim için kabul edilebilir olanla olmayan arasındaki çizgi nerede?


Çünkü anlattıklarınızda çoğunlukla eşinizin isteklerini ve beklentilerini görüyorum; ancak sizin ihtiyaçlarınızın ne kadar yer bulduğu biraz geri planda kalmış gibi duruyor. Oysa evlilik iki tarafın da eşit rızası, isteği, saygısı ve güveniyle yürür. Açık fikirli olmak önemlidir; fakat bu, kişinin kendi sınırlarını yok sayması anlamına gelmez.

Belki sakin bir zamanda bir defter alıp şunları yazabilirsiniz:

“Ben bir ilişkide nelere asla tahammül edemem?”

“Beni en çok yaralayan davranışlar neler?”

“Bu durum tekrar ettiğinde kendime nasıl sahip çıkacağım?”

Bu sorular hemen bir karar vermek için değil; kendi içinizde netleşebilmek için.


Son olarak… Şu an çok yorgun ve şaşkın hissetmeniz çok anlaşılır. Uzun süredir tekrar eden durumlar insanın iç dünyasını bulanıklaştırabilir. Ancak şunu unutmamanızı isterim: Sınırlarınız size ait. Bedeniniz size ait. Ne hissettiğiniz, neye razı olduğunuz ve nasıl bir evlilik istediğiniz oldukça kıymetli.


Cevaplar hemen gelmek zorunda değil. Ama kendi duygularınızı ciddiye almanız, sizi adım adım daha net bir yere taşıyacaktır.


Eğer evliliğinizle ilgili yaşadığınız bu zorlanmalar devam eder ve sizi giderek daha fazla yıpratmaya başlarsa, bir çift terapisi süreci de değerlendirilebilir. Bazen üçüncü bir uzmanın eşliğinde, her iki tarafın da kendini daha güvenli bir ortamda ifade edebilmesi mümkün olur. Bu, bir tarafı suçlamak için değil; ilişki dinamiğini daha sağlıklı bir zeminde ele alabilmek için bir alan sağlayabilir. Elbette bu bir zorunluluk değil; sadece seçeneklerden biri. Ama tekrar eden ve çözülemeyen konularda profesyonel destek almak, bazen tek başına çabalamaktan daha yapıcı olabilir. Tekrardan yazmak, sormak ve anlatmak istediğiniz bir şey olursa da bana her zaman buradan veya profilimden ulaşabilirsiniz.


Sevgiyle Kalın.


Psikolog Ecem Bakıner

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular