Eşimle ilişkimde beni anlamıyor davranışlarımla nasıl gösterebilirim?
Benden habersiz ortak birikimimizi kullanmış borcumuz için sorduğum zaman yalan söyledi bunu öğrendiğim zaman çok sinirlendim abarttığımı söyledim ilişkimizde heyecan kalmadı cinsel birliktelik kalmadı konuşuyorum anlamıyor şükretmediğimi söylüyor ne yapabilirim? Konuşmadan nasıl bu işin üstesinden gelebilirim bilmiyorum hamileyim üstelik her şey daha zor oluyor evlenmeden önce daha sevgi doluydu ilgiliydi kavga ettiğimizde çözmeden uyumazdık şimdi umurunda değil tamamen değişti ne yapacağım?
Bu soru 25 Kasım 2025 21:00 tarihinde Uzman Psikolog Gönül Tanır Durmaz tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhabalar,
Paylaştıklarınız için öncelikle teşekkür ederim. İçinde bulunduğunuz durumda bir yandan maddi anlamda güven kırıklığı yaşamak, diğer yandan da duygusal olarak yalnız kaldığınızı düşünmek tüm duygu ve düşüncelerinizi daha da karmaşıklaştırabilir. Hem ortada bir güven sarsıntısı hem de ilişkinin o baştaki sıcaklığını kaybetmesi, hamilelik gibi fiziksel ve duygusal dalgalanmaların eklendiği bir dönemde bu hislerle baş etmek, sanırım kolayca anlatılabilen bir şey de değil.
Sorunları şöyle bir değerlendirmeye çalışalım:
öncelikle “çözmeden uyumazdık, şimdi umurunda değil” demişsiniz. Bu tamamen evlendikten sonra değişen bir durum mu ? Bunun ilk düşündüğünüz zamanı ve anıyı hatırlıyor musunuz? Bunu hatırlamanız sorunların ilk başladığı ana sizi götürecek ve en azından ilişkinizin nerede değişime uğradığını belki daha net görebileceksiniz.
Diğer nokta ise cinsellik konusu: Hamilelik sürecinizin cinsel hayatınızda bir etkisi olabilir mi ? Eğer öyle değilse cinsel anlamdaki uzaklaşmalarınız ne zaman başladı ? Hep mi böyleydi ? Yoksa bunu tetikleyen hayatınızda bir olay yaşandı mı ? Burada önemli olan şu ki hiçbir şey kendiliğinden öylesine ortaya çıkmıyor. Arkasında gözden kaçırdığımız bir olay bir duygu bir düşünce ya da bir davranış oluyor ve bunu anlamlandırmak sorunu çözmenin ilk adımı.
Bir de üstüne borç, yalan ve ondan gelen “abartıyorsun”, “şükretmiyorsun” gibi ifadeler... Bir insan, kırıldığında ya da öfkelendiğinde ilk duyduğu ihtiyaç anlaşılmak olur. Burada işinizinsan dilini kullanması ve içinde bulunduğunuz durumda belki de yaşadığı duygu ve düşünceleri paylaşmaktan ziyade suçlayıcı bir dille size geliyor olması sizin de duygularınızın olumsuz anlamda yıkıcı bir iletişime doğru gitmesine neden oluyor olabilir. Burada birbirinizle daha yapıcı bir iletişimi nasıl kurabileceğiniz odaklanabilirsiniz. İhtiyacınız olan şey aynı tarafta olduğunuzu birbirinize hatırlatmak ve yaptığınız davranışların ne kadar buna uygun olduğunu birbirinize göstermek olabilir. Eşinizle ilgili şuraları anlamaya çalışabilirsiniz yaşadığınız borç durumu onun için ne kadar önemli ? Belki cinselliği yaşaması için bile engel olabilecek bir düşünceye neden oluyor mu ? Daha önce size yalan söylemiş miydi ? Eşinizi tanıdığınız kadarıyla yaşadığınız bu olayı kendi içinizde objektif bir şekilde nasıl değerlendirebilirsiniz ? Ve sizin yerinizde bir arkadaşınız olsaydı bu durumu yaşayıp sizi aktarsaydı onun ne düşünmesine ve nasıl davranması gerektiğini söylerdiniz ?
Hamilelik döneminin getirdiği ek gerginlik ve hassasiyetler de küçük meseleleri daha büyütüyor olabilir. Bedensel değişimler, hormonlar, maddi endişeler, önünüzde belirsiz bir annelik süreci... Bunların üstüne bir de yalnız kalma, değersiz hissetme duygusu eklenince üzerinize gelen yük normalden çok daha ağır geliyordur. Dilerseniz bu konuda işinizden daha büyük bir destek talep edebilir ve açık bir şekilde bunu isteyebilirsiniz. Evlilikte beklentilerinizi konuşmanız o evliliğin sağlıklı bir şekilde yürüyebilmesi için en önemli etkenlerden biridir.
Aklıma şöyle bir şey geliyor… Her konuşmanız çözüm olmuyorsa belki bir süreliğine “iletişimi farklılaştırmak” iyi gelebilir. Yani bazen tartışmayı bırakıp, sessizliği kullanmak; ya da hislerinizi birine yazılı olarak anlatmak, yazıp bırakmak… Mesela bir mektup yazıp duygunuzu aktarmak, karşınızdakinin savunmaya geçmesini engelleyebilir. Sözlü olarak anlatınca çoğu insan hemen savunmaya geçer çünkü. Dilerseniz buralarda ara vermek ve şu an konuşamıyoruz 15 20 dakika sonra konuşalım diyerek minik aralarla sakinleştikten sonra konuşmaya devam etmek…
Dinlenmeye, nefes almaya, kendinizi köşeye sıkışmış hissetmeden küçük alanlar yaratmaya çalışabilirsiniz. Biraz yürüyüş, sevdiklerinizle zaman geçirmek, belki bir hobi ya da sadece kendinize ait bir köşe… Bu dönemde destek çok kıymetli. Aileden, bir arkadaşınızdan, gerekirse uzman desteğinden faydalanmak sizi biraz rahatlatabilir.
Uzun vadede ise şunu sormak değerli olur: “Ben bu ilişkide neyi özlüyorum? Ne kayboldu, neye ihtiyacım var?” Eğer bu soruları cevaplamak, o özlediğiniz bağı tekrar kurabilmek için minik adımlar atmak anlamlı gelebilir. Bazen iletişimsizlik içinde sürekli çırpındıkça yorgun düşüyoruz, dinlenmek ve yavaşlamak da bir ihtiyaç aslında.
Belki de kendinize “Ben bu süreçte ne isterdim? Bana neler iyi gelir?” diye sorarak işe başlayabilirsiniz. Tam şu anda içsel ihtiyaçlarınıza odaklanmanız, sizin için biraz denge sağlayabilir. Onu sormamız gereken bir diğer nokta ise şu an hissettiğiniz tüm olumsuz duygular bedeninizde birer misafir ve belirli bir süre sonra size eşlik etmeyecekler . Bu yüzden içinde bulunduğunuz durumun kalıcı olmadığını ve hissettiğiniz duyguların geçici olduğunu kendinizi hatırlatarak rahatlamaya çalışabilirsiniz . Eğer paylaşmak isterseniz, içinizdeki kaygıları ve beklentileri daha detaylı konuşabiliriz.
Sevgiyle kalın.
Sağlıklı günler dilerim.
Uzman Psikolog Gönül Durmaz
💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler
4-7-8 Nefes Tekniği
Bulut Meditasyonu
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.