Eşimle sürekli tartışıyoruz
4 yaşında bir oğlum var uzun süredir çalışmıyorum Yaklaşık 5 yıldır işim ilgisiz biri değil çocuğuna da bakan bir baba ailesi Özellikle babası arası çok kötü küsler uzun süredir ablasıyla da aynı şekilde zaten ablası kesinlikle beni kabullenemedi hiçbir şekilde beni istemiyor ki küsmelerinin sebebi de bundan kaynaklandığını biliyorum ufak tefek şeyler yüzünden sürekli tartışma çıkıyor küsüp odasına gidiyor ve bu beni çok üzüyor ve evin bütün yükü benim üzerimde Tamam o dışarıda çalışıyor ama bütün gün çocukla uğraşan evin düzenini sağlayan kişi benim bu tarz konulara çok az katkısı var ve çok zor bir gebelik geçirdim yani sosyal hayatım yok artık Hiçbir arkadaşınla görüşmüyorum Şimdi bana böyle davranması yani sanki ailesiyle olan küstü benden kaynaklanıyormuş gibi aksine kendisi küs olduğu zaman bile Ben ailesiyle çocuğu gösterme taraftarıydım ne kadar o istemese de ben ortayı bulmaya çalıştım Her seferinde ama insan belli bir noktadan sonra yani tükenmeye başlıyor yani Kendime bu evlilikte yalnız hissetmeye başladım
Bu soru 5 Ağustos 2026 20:25 tarihinde Klinik Psikolog Şevval Kurnaz Ünyılmaz tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhabalar sevgili danışan,
Yaşadığınız bu süreçte kendinizi tükenmiş ve evliliğinizde yalnız hissetmeniz son derece anlaşılır bir durumdur. Evlilikte eşlerin birbirine destek olması temel bir ihtiyaçtır ve bu desteğin eksikliği derin bir duygusal boşluğa yol açabilir.
Evin bütün yükünün (çocuk bakımı ve düzenin sağlanması) üzerinizde olması, evli kadınların en sık dile getirdiği çatışma nedenlerinden biridir. Eşinizin dışarıda çalışıyor olması, evdeki sorumlulukları tamamen size bırakmasını haklı çıkarmaz. Çocuk bakımında sorumluluğun tek tarafa yüklenmesi, o eşin aşırı stres yaşamasına, agresifleşmesine ve nihayetinde tükenmişlik sendromu yaşamasına neden olabilir. Özellikle zor bir gebelik geçmişinizin olması ve sosyal çevrenizden izole kalmanız, psikolojik dayanıklılığınızı zorlayan ek faktörlerdir
Eşiniz, kendi kök ailesi ile sizin aranızda kalmış hissedebilir ve bu durum bir "taraf tutma" algısı yaratarak gerginliği artırabilir. Eşinizin ablası tarafından kabullenilmemeniz ve eşinizin bu durumu yönetememesi, evlilikteki mahremiyeti ve güveni zedeler. Oysa bir evlilikte dış müdahalelere karşı en güçlü kalkan, eşlerin birbirine duyduğu güven ve ortak duruştur.
Eşinizin tartışmalardan sonra küsüp odasına gitmesi ve sizinle iletişimi kesmesi, sessiz muamele olarak adlandırılan işlevsiz bir savunma mekanizmasıdır. Bu davranış, karşı tarafı cezalandırma amacı taşıyabilir ve kişide fiziksel acıya benzer bir psikolojik etki yaratabilir. Sorunların çözülmesini engeller ve aradaki duygusal mesafeyi daha da açar. Sizde "görülmeme" ve "değersizlik" hissi uyandırarak öz saygınızı zedeleyebilir.
Eşinizi suçlamak (örneğin "ailenle aran bozuk çünkü..." demek) yerine, kendi duygularınıza odaklanın. "Tartışmadan sonra sessiz kalman kendimi yalnız ve değersiz hissetmeme neden oluyor, bu konuda yanımda olmana ihtiyacım var" gibi ifadeler savunmaya geçmesini engelleyebilir.
Eşinizin ailesiyle olan ilişkisi kendi meselesidir. Kendinizi bu küslüğün orta noktası yapmaktan ve ortayı bulmaya çalışmaktan bir süreliğine vazgeçmeniz, sizin ruh sağlığınızı koruyabilir.
Ev işleri ve çocuk bakımı konusunda eşinizin yardımcı değil, ortak olduğunu netleştirin. Somut görev dağılımları yapmak ve bu konuda net beklentiler sunmak (örneğin akşam yemeğinden sonra çocukla ilgilenmesi gibi) yükünüzü hafifletebilir.
Sosyal hayattan kopmanız stresinizi artırır. Küçük adımlarla da olsa kendinize vakit ayırmak, arkadaşlarınızla görüşmek veya sizi mutlu eden bir hobiye zaman ayırmak bir bencillik değil, psikolojik sağlığınız için bir ihtiyaçtır.
Eğer bu döngü kronikleşmişse ve kendi başınıza çözüm bulamıyorsanız, bir aile terapisti veya evlilik danışmanından yardım almak, ilişkinizdeki iletişimi yeniden yapılandırmanıza yardımcı olabilir.
Sizin için her zaman burdayız.
Sevgilerle
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.