Eskiden yaşadığım olay ve insanları nasıl aşarım?
Merhaba:( Bunları yazarken biraz utanıp çekiniyorum aslında ama durum şöyle ki; ben hayatıma ilişki anlamında yada sevgi anlamında giren insanlar geride kalıp hayatımdan çıksa dahil bazı durumlarda bazı kişileri aşamıyorum. Mesela onu biriyle mi gördüm ,ya da ona duyulan ilgi mi var hemen kendimi çok kötü hissediyorum.Elimde değil yemin ederim ki kabullenemiyorum ve bunu nasıl aşacağımı öğrenmem gerek. Ben sadece bir kişiye üzlemiyorum yani sevdiğimden değil gerçekten bir sevgi yok ama aklıma geldiklerinde zoruma gidiyor,ben bu duyguları hissediyorum o neden hissetmiyor be haketmiyorum o hissetsin onun yerindeki pohpohlanan ben olayım istiyorum .bunları yazarken bile utanıyorum ama gerçekten doğru bir tespite ve öneriye ihtiyacım var
Bu soru 30 Nisan 2026 20:19 tarihinde Psikolog Hamide Güven tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba,
Yazdıklarınız oldukça insani ve anlaşılır bir örüntü. Sizin yaşadığınız şey çoğu zaman sevginin kendisinden ziyade değer görme, seçilme ve yerini kaybetmeme ihtiyacıyla ilişkili. Bir kişiyle gerçek bir duygusal bağınız olmasa bile, o kişinin sizi artık merkeze koymaması ya da başkasına yönelmesi zihninizde bir karşılaştırma ve eksiklik hissi yaratıyor. Bu da doğrudan benlik değerinizi etkiliyor. Burada mesele o kişi değil, o kişinin sizin için temsil ettiği şey. Görülmek, tercih edilmek ve yeterli hissedebilmek.
Siz aslında o kişiyi kaybettiğiniz için değil, o kişinin sizi seçmemesi ihtimalinin yarattığı değersizlik hissiyle zorlanıyorsunuz. Zihniniz bunu çok hızlı bir şekilde rekabete çeviriyor. O neden hissediyor da ben değilim, neden ilgi gören o gibi düşünceler otomatik olarak devreye giriyor. Bu durum özellikle geçmişte kıyaslanma, yeterince onay alamama ya da koşullu kabul görme deneyimleri olan kişilerde daha sık görülür. Yani bu öğrenilmiş bir duygusal tepki biçimi.
Burada dikkat etmeniz gereken önemli nokta şu: hissettiğiniz şey sevgi değil, duygusal tetiklenme. Çünkü gerçek sevgi genellikle karşı tarafın hayatındaki gelişmeleri bu kadar yoğun bir şekilde tehdit olarak algılamaz. Sizin yaşadığınız durum daha çok ben neden değilim sorusunun yarattığı içsel huzursuzluktur. Bu da özdeğerinizin dış kaynaklara bağlı olduğunu gösterir. Yani biri sizi seçtiğinde kendinizi değerli, seçmediğinde eksik hissediyorsunuz.
Bu döngüyü kırmak için ilk adım farkındalıktır. Zihniniz o kişiye odaklandığında kendinize şu soruyu sormanız önemli olur: ben şu an gerçekten onu mu istiyorum, yoksa onun bana verdiği hissi mi istiyorum. Çoğu zaman cevap ikinci seçenek olacaktır. İkinci adım ise karşılaştırmayı bilinçli olarak durdurmaya çalışmaktır. Çünkü zihniniz her karşılaştırmada kendinizi daha aşağı konumlandırmaya eğilimlidir ve bu gerçekçi bir değerlendirme değildir.
Ayrıca kendinize şu gerçeği hatırlatmanız gerekir: birinin sizi seçmemesi sizin değersiz olduğunuz anlamına gelmez. İnsanların seçimleri çoğu zaman kendi ihtiyaçları, geçmişleri ve eğilimleriyle ilgilidir. Bu sizin yeterliliğinizin bir ölçütü değildir. Bu düşünceyi zihninizde tekrar tekrar kurmanız zamanla otomatik düşünce kalıplarını zayıflatacaktır.
Son olarak, bu durumun altında yatan özdeğer ihtiyacını beslemeniz gerekir. Kendi hayatınızda sizi tatmin eden, sizi geliştiren ve kendinizi güçlü hissettiren alanlara yönelmek bu tür duygusal bağımlılıkları azaltır. Çünkü kendinizle ilişkiniz güçlendikçe başkalarının size ne verdiği ya da vermediği eskisi kadar belirleyici olmaz.
Siz şu an aslında kendinizi anlamaya çalışan ve bunun üzerine düşünen bir noktadasınız. Bu çok önemli bir başlangıçtır. Buna ek olarak bir terapist ile çalışmayı tercih ederseniz bu sürecin ele alınmasınnı kolaylaştırır.
Umarım yazdıklarım sizin için faydalı olmuştur. Eğer sormak istediğiniz bir şey olursa veya konuşmak isterseniz burada olacağım. Görüşmek dileğiyle.
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.