• Anasayfa
  • Sorular
  • Evime zor alışıyorum ,Kafamın içindeki sesleri susturamıyorum
Aile

Evime zor alışıyorum ,Kafamın içindeki sesleri susturamıyorum

Gizli Kullanıcı12 Ekim 2026 05:18
4 yıllık evliyim. Kendi annemlerle yakın oturuyorum çocuklarım var ve dedesiyle anneannesiyle vakit geçirmeyi çok seviyor. Bende onlarlayken daha mutluyum. Evime gelince alışamıyorum zorlanıyorum onların yanından geldiğimde ama orada da fazlalık gibi hissediyorum bazı zamanlarda çocuklar yaramazlık yapınca vs. O zaman da evime gideyim kimseyi rahatsız etmiyim diyorum. Kafam karman çorman..Neden böyleyim yardımcı olur musunuz 🙏🏻 Lütfen kocamda benimle dışarı pek çıkmaz özel olarak hadi gel bugün de şunu yapalım demez taksici olduğundan dışarı da sıkıldığını evde olmak istediğini söyler.

Bu soru 13 Ekim 2026 20:07 tarihinde Psikolog Ecem Bakıner tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba sevgili danışan,


Yazdıklarınızdan gerçekten de zihninizin ne kadar karışık olduğunu, anlamlandırmakta zorlandığınız birçok durumun içerisinde olduğunuzu hissedebiliyorum. Yazdıklarınızı birlikte ele alalım isterim.


Aslında ne kadar arada kalmış olduğunuzu hissetmek hiç zor değil. Sanki bir yandan kendinizi iyi hissettiğiniz ama bir yandan da tam olarak rahatlayamadığınız aile eviniz, öte yandan kendinizi ait hissetmekte zorlandığınız kendi eviniz var. Sanki bir yanınız, “Ben gerçekten neredeyim? Nereye aitim?” diye soruyor ve bunun yanıtını bir türlü bulamıyor gibi.


Anne-baba evindeyken kendinizi daha mutlu hissetmeniz oldukça anlaşılır. Orada çocuklarınızla ilgilenen, sizinle vakit geçiren ve belki de günlük sorumluluklarınızı bir nebze olsun paylaşabildiğiniz insanlar var. Ancak aynı anda, çocuklar yaramazlık yaptığında kendinizi “fazlalık” gibi hissetmeniz ve “Rahatsız etmeyeyim, evime gideyim.” diye düşünmeniz de dikkat çekici. Sanki bir yanınız orada kalmak, sevdiklerinizle vakit geçirmek ve kendinizi iyi hissettiğiniz ortamda bulunmak isterken, diğer yanınız başkalarını rahatsız ediyor olabileceği düşüncesiyle geri çekilmek istiyor. Bir yanda “Orada kendimi iyi hissediyorum.” duygusu, diğer yanda “Acaba fazlalık mı oluyorum?” kaygısı… Bu iki duygu arasında kalmanızın zihninizi karıştırması oldukça anlaşılır.


Ancak kendi evinizde de mutsuz ve oraya ait değilmiş gibi hissetmeniz üzerinde durmaya değer. Acaba evinizde size kendinizi ait hissettirmeyen şeyler neler? Bu, evin kendisiyle mi ilgili, yoksa evin içerisinde yaşadığınız duygularla, eşinizle olan iletişiminizle ve karşılanmadığını hissettiğiniz ihtiyaçlarınızla mı ilgili? Çünkü anlattıklarınızdan, eşinizle daha fazla paylaşımda bulunmak istediğiniz izlenimini ediniyorum. Belki birlikte daha fazla vakit geçirmek, belki küçük anılar biriktirmek, belki de eşinizin sizinle bir şeyler yapmayı kendiliğinden istemesini görmek istiyorsunuz. Bunların her biri oldukça anlaşılır ihtiyaçlar. Evlilikte birlikte bir hayat kurmanın yanı sıra, o hayatın içerisinde birlikte vakit geçirebilmek, paylaşımda bulunabilmek ve duygusal yakınlık hissedebilmek de önemli. Eşinizin işinin getirdiği yorgunluk nedeniyle evde kalmayı tercih etmesi anlaşılabilir olsa da sizin de birlikte vakit geçirmeye ve paylaşım yaşamaya ihtiyaç duymanız aynı ölçüde anlaşılır. Çünkü, belki de evde baş başa geçirebileceğiniz küçük tatlı bir an bile birçok şeyi değiştirebilir.


Belki de şu anda anne-baba evinde kalabalığın içerisinde ama zaman zaman kendinizi fazlalık gibi hissediyor; kendi evinizde ise daha özgür olmanıza rağmen yalnızlık yaşıyorsunuz. İki yerde de farklı ihtiyaçlarınızın karşılandığı ve karşılanmadığı alanlar olabilir. Bu nedenle kendinize hemen “Neden böyleyim?” diye yüklenmek yerine, yaşadığınız duyguların size ne anlatmaya çalıştığını anlamaya çalışmanız daha faydalı olabilir.


Küçük bir önerim var: Bu hafta eşinizle sakin bir zamanda, onu suçlamadan ve “Sen hiç dışarı çıkmıyorsun.” demeden, kendi ihtiyacınızı paylaşmayı deneyebilirsiniz. Örneğin, “Seninle birlikte vakit geçirmeyi özlüyorum. Bazen birlikte kahve içmeye gitmek ya da küçük bir şeyler yapmak bana çok iyi gelir.” diyebilirsiniz. Belki büyük planlar yapmak yerine, ikinizin de kendisini rahat hissedeceği küçük adımlarla başlayabilirsiniz.


Bir de kendinize şu iki soruyu sormanızı isterim:

“Anne-baba evine gittiğimde hangi duygularım karşılanıyor, kendimi nasıl hissediyorum?”

“Kendi evime geldiğimde hangi duygularım ağır basıyor ve kendimi daha huzurlu, mutlu ve ait hissetmek için neye ihtiyaç duyuyorum?”


Bunları düşünmek, hatta yazıya dökmek bile içinizdeki karmaşayı biraz daha somutlaştırabilir.


Eğer bu duyguların günlük yaşamınızı zorlaştırdığını hissediyorsanız ya da yaşadığınız karmaşayı anlamlandırmakta zorlanmaya devam ediyorsanız, bir psikologla görüşmek de kendinize ayırabileceğiniz destekleyici bir alan olabilir. Bu süreçte duygularınızı daha yakından tanıyabilir, ihtiyaçlarınızı keşfedebilir ve kendinizi daha iyi hissetmenize yardımcı olabilecek yolları birlikte değerlendirebilirsiniz.


Unutmayın, hem anne-babanızla vakit geçirmekten keyif alabilir hem de kendi evinizde mutlu bir yaşam kurmayı isteyebilirsiniz. Birini istemeniz, diğerinden vazgeçmeniz gerektiği anlamına gelmez. Belki de şu anda ihtiyacınız olan şey, kendinizi hangi evde daha çok tutmanız gerektiğine karar vermekten önce, her iki ortamda da neye ihtiyaç duyduğunuzu anlamaktır.


Tekrardan destek olabileceğim bir konu olursa her zaman bana ulaşabilirsiniz.

Sevgiyle Kalın

Psikolog Ecem Bakıner

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular