İletişim

Evliliğimde bir sorun var ama çözemiyorum?

Gizli Kullanıcı9 Ocak 2026 19:29

Eşim ile 3 yıldır evliyiz severek evledik bir de çocuğumuz var,eşim tek çocuk babası birkaç yıl önce ölmüş,eşim daima aileme değil ama yakınen teyzem vs mesafeli biz ise iç içe büyüdük keza kendisi de öyle büyümüş kuzenleri amcaları vs ama eşim sebepsiz bir şekilde aile çevreme biraz soğuk annesi olmadan ailemle oturduğumuzda yüzü asık ciddi sohbet etmiyor oluyor oturamıyoruz bile nedendir?

Bu soru 11 Ocak 2026 21:14 tarihinde Psikolog Betül Canbel tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba sevgili danışan.


Yazdıklarını okurken kafanın ne kadar karışık olduğunu ve “bir şeyler yolunda değil ama adını koyamıyorum” hissini gördüm. Evlilikte insanı en çok yoran şeylerden biri de budur aslında: Açık bir kavga yoktur, büyük bir kriz yoktur ama içten içe bir huzursuzluk, anlam verememe hali vardır. Senin yaşadığın durum tam olarak buna benziyor ve bu yüzden kendini çaresiz hissetmen çok anlaşılır.


Eşinin senin ailene karşı mesafeli oluşu, senin aileni sevmediği ya da sana değer vermediği anlamına gelmek zorunda değil. Ama bu davranış, ilişkide mutlaka konuşulması ve anlaşılması gereken bir sinyal. Çünkü sen “biz iç içe büyüdük, aileyle temas bizim için doğal” derken; eşin aynı ortamda yüzü asık, geri çekilen, sohbetten kaçan biri oluyorsa, burada iki farklı aile kültürü ve iki farklı duygusal dünya çarpışıyor olabilir.


Eşinin tek çocuk olması ve babasını kaybetmiş olması çok önemli detaylar. Bunlar onun bağlanma biçimini, sınır algısını ve “aile” kavramını ciddi şekilde etkilemiş olabilir. Bazı insanlar için aile; yakınlık, paylaşım ve kalabalık demektir. Bazıları içinse aile; kontrollü mesafe, belli sınırlar ve duygusal güvenliktir. Senin eşin, annesi yanındayken daha rahatken; annesi yokken senin ailene karşı daha soğuk oluyorsa, burada “kendini güvende hissetme” meselesi olabilir. Annesi onun için bir tampon, bir denge unsuru gibi çalışıyor olabilir.


Eşin kendi ailesiyle iç içe büyümüş olsa bile, bu durum her aileye aynı şekilde açılabileceği anlamına gelmez. Kendi ailesi onun “tanıdık alanı”. Orada kuralları biliyor, rolü net, kendini savunmak zorunda hissetmiyor. Ama senin ailen onun için başka bir sistem. Orada “damat”, “eş”, “baba” rolüyle var olmak zorunda. Bu rol bazen kişide baskı yaratabilir. Özellikle sohbetlerde kendini yeterince ifade edemediğini, yanlış anlaşılabileceğini ya da yargılanabileceğini hissediyorsa, içe kapanarak mesafe koymayı seçebilir.


Senin için zor olan taraf şu: Sen bu mesafeyi “neden?” sorusuyla anlamlandırmaya çalışıyorsun ama ortada net bir sebep yok gibi görünüyor. İşte bu belirsizlik insanı en çok yoran şeydir. Çünkü sebep yoksa insan kendine dönüp bakar: “Benim ailem mi yanlış?”, “Bir şey mi yaptık?”, “Benden mi rahatsız?” diye. Burada özellikle şunu vurgulamak isterim: Eşinin bu tavrını otomatik olarak kendine ya da ailene mal etmen gerekmiyor. Bazen sorun, karşı tarafın kendi iç dünyasında çözemediği duygulardır.


Bir de çocuk faktörü var. Çocuğunuzun olması, eşinin zihninde “çekirdek aile” kavramını daha da hassas hale getirmiş olabilir. Bazı kişiler çocuk olduktan sonra dış ailelerle teması bilinçsizce azaltmak ister. Bu, “kontrol” ya da “sahiplenme” ihtiyacından kaynaklanabilir. Yani “biz bize olalım” isteği, aileye mesafe olarak dışa vurabilir. Ama bu açıkça konuşulmadığında, senin tarafında kırgınlık ve yalnızlık hissi yaratır.


Burada dikkat çekici olan şey, eşinin davranışının sürekliliği. Arada bir keyifsizlik değil; belli bir düzende, özellikle annen yokken ya da senin ailenle baş başa kalındığında ortaya çıkan bir soğukluktan bahsediyorsun. Bu, tesadüf değil; bir duygunun davranışa dönüşmüş hali. Ama bu duygu mutlaka “kötü niyet” olmak zorunda değil. Kaygı, huzursuzluk, yetersizlik hissi ya da sınır ihlali korkusu olabilir.


Peki sen ne yapabilirsin?


Öncelikle bunu içine atmamaya devam etmen çok önemli. Ama suçlayıcı bir dille değil, merak eden bir dille konuşmak gerekir. “Ailemle ilgili bir sorun mu var?” demek yerine, “Ailemle bir aradayken senin çok gerildiğini hissediyorum, bu beni üzüyor ve anlamak istiyorum” demek, savunmayı azaltır. Amacın onu değiştirmek değil, onun dünyasını anlamak olmalı. Aynı zamanda kendi ihtiyacını da görünür kılmalısın. Senin için aileyle temasın ne kadar önemli olduğunu, bu mesafenin seni nasıl etkilediğini dürüstçe paylaşman çok kıymetli.


Şunu da eklemek isterim: Bu mesele çözümsüz değil ama kendi kendine de çözülmez. Üzerine konuşulmadıkça zamanla daha büyük bir kırılmaya dönüşebilir. Sen susarsan, eşin “demek ki sorun yok” diye düşünebilir. Sen içten içe kırıldıkça da ilişkide görünmez bir mesafe oluşur. Eğer konuşmalar hep tıkanıyorsa, bir çift danışmanlığı desteği almak da düşünülebilir. Bu, “evliliğimiz kötü” demek değildir; aksine, ilişkiyi koruma isteğinin göstergesidir.


Sen çok genç yaşta hem eş hem anne olmuş, sorumluluk almış birisin. Bu duyarlılığı göstermen, sorunları fark etmen senin ne kadar ilgili ve farkında olduğunun göstergesi. Kendini “abartıyorum” diye küçümseme.


Umarım cevabım faydalı olmuştur. Değerlendirilmesini istediğin farklı bir soru olursa bizlere yeni bir soru oluşturarak iletebilirsin. Aklına takılanları yorumlarda yazabilirsin. Kendine iyi bakman dileğiyle.


Sevgiler,

Psikolog Betül Canbel

💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler

1
4-7-8 Nefes Tekniği
4-7-8 nefes tekniği, bedenin doğal gevşeme tepkisini harekete geçirerek stresi azaltan, uykuya geçiş...
Nefes Egzersizleri⏱️ 3 dakika
Psikoloğun Notu: Bu egzersizin size iyi geleceğini düşünüyoruz.
Egzersizi açmak için tıklayın →
2
Bulut Meditasyonu
Bulut meditasyonu, zihinden geçen düşünceleri yargılamadan fark edip nazikçe bırakmayı öğretir. Düşü...
Meditasyon⏱️ 4 dakika
Psikoloğun Notu: Bu egzersizin size iyi geleceğini düşünüyoruz.
Egzersizi açmak için tıklayın →

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.