Evlilik
Merhaba hocam ben 30 yaşında bir kadınım evlenmek istiyorum ama sadece istiyorum görücü geldiği zaman direk reddediyorum karşı tarafı tanımak bile istemiyorum sanırım korkularım var bir kere birisiyle görüşmeye gitmiştim ama onda direk kabul etmemiştim ısınamadım diye ama karşı tarafı tanımak istemedim bile sanırım evliliğimin hayatımın merkezine oturacak diye kendimde korku oluştu sanki kendi değerim evlilikle olacak diye düşündüğum için evlilik düşuncesi bile kendimi zincirlenmiş hissettiriyor. Sizce ne yapabilirim ???? Şimdiden çok teşekkürler🌸🌸🌸🌸
Bu soru 26 Mayıs 2026 19:30 tarihinde Psikolog Ecem Bakıner tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba sevgili danışan,
Yazdıklarınızdan ne kadar karmaşık duygular içerisinde olduğunuzu fark etmemek mümkün değil… Sanki bir yanınız evlilik konusuna çok sıcak bakıp onu isterken, diğer yanınız bundan korkuyor ve uzaklaşmak istiyor gibi görünüyor. Aslında bu iki tarafın aynı anda var olması düşündüğünüzden çok daha anlaşılır bir durum olabilir. Yazdıklarınızı birlikte ele almak isterim.
Anlattıklarınızda sadece salt bir “isteksizlik” değil; korku, kaygı, endişe ve “ya istediğim gibi olmazsa?” gibi duygu ve düşüncelerin de yoğun şekilde etkili olduğunu hissedebiliyorum. Sanki zihninizde evlilik düşüncesi sadece bir ilişki değil de, hayatınızın tamamen değişeceği, kendi alanınızı kaybedeceğiniz bir sürece dönüşüyor gibi… Bu yüzden de biriyle tanışma ihtimali bile içinizde baskı yaratıyor olabilir.
Özellikle “evlilik hayatımın merkezine oturacakmış gibi hissediyorum” demeniz oldukça dikkat çekici. Çünkü bazen kişi aslında evliliğin kendisinden değil; evlilikle birlikte kendi kimliğini, özgürlüğünü, bireyselliğini kaybetmekten korkabilir. Sanki “eş olmak”, “kendim olmak” halinin önüne geçecekmiş gibi hissedilebilir. Bu durumda zihniniz doğal olarak sizi korumaya çalışıp geri çekiliyor olabilir. Görücü geldiğinde daha en başta reddetme isteğiniz de belki biraz bununla bağlantılıdır; çünkü birini tanımaya başlamak bile zihninizde “geri dönüşü olmayan bir sürecin başlangıcı” gibi algılanıyor olabilir.
Belki geçmişte gördüğünüz ilişki dinamikleri, aile içinde gözlemlediğiniz evlilikler ya da çevreden duyduğunuz mesajlar da evliliği biraz “yük”, “sorumluluk”, “kendinden vazgeçme” gibi anlamlarla eşleştirmenize neden olmuş olabilir. Özellikle toplumda kadınların bazen sadece evlilik üzerinden değer görmesi, kişinin fark etmeden “evlenirsem değerli olurum ama aynı zamanda özgürlüğümü kaybederim” gibi ikili bir çatışma yaşamasına yol açabiliyor. Siz de bir yandan evlilik isteği hissederken, diğer yandan bunun sizi kısıtlayacağı düşüncesiyle geri çekiliyor olabilirsiniz.
Burada birkaç şeye odaklanmak önemli olabilir. Öncelikle, evlilik sizin için tam olarak ne ifade ediyor? Evlendiğinizde en çok neyden korkuyorsunuz? Hangi şeylerden vazgeçmek zorunda kalacağınızı düşünüyorsunuz? Ve hangileri sizin için vazgeçilmez? Aslında önce kendi ihtiyaçlarınızı, sınırlarınızı ve ilişkiden beklentilerinizi anlamanız çok kıymetli. Çünkü sağlıklı bir evlilikte kişinin tamamen kendinden vazgeçmesi gerekmez. Evlilik; bireyselliğin kaybolduğu değil, iki kişinin birbirinin alanına, sınırlarına ve kimliğine saygı duyabildiği bir bağ olduğunda daha güvenli hissedilebilir.
Bir diğer önemli konu da şu olabilir: Tanıştığınız her insan, kesinlikle evleneceğiniz insan olmak zorunda değildir. Bazen görücü usulü ya da biriyle tanışma fikri kişide “ya hemen karar vermem gerekirse?” baskısı yaratabiliyor. Oysa bir görüşme sadece bir insanı tanımaya çalışmaktır. O kişiyi beğenmek, yakın hissetmek ya da devam etmek zorunda değilsiniz. “Ben sadece tanışıyorum, hemen bir karar vermek zorunda değilim.” diye düşünmek üzerinizdeki baskıyı biraz hafifletebilir.
Ayrıca; Belki siz gerçekten evliliğe değil, evlilik içinde kaybolma ihtimaline karşı mesafe koyuyorsunuz. Çünkü insan kendi bireyselliğini koruyamayacağını düşündüğünde yakın ilişkiler bile tehdit gibi hissedilebilir. Bu nedenle önce “Ben bir ilişkinin içinde kendim olarak var olabilir miyim?” sorusunu düşünmek önemli olabilir. Çünkü sağlıklı bir ilişkide kişi sadece “eş” rolünden ibaret değildir; hâlâ kendi ilgi alanları, sınırları, kararları ve bireyselliği vardır.
Ve aslında en kıymetli nokta şu olabilir: Siz kendi korkunuzu fark etmeye başlamışsınız. “Sanırım korkularım var” diyebilmeniz çok önemli bir farkındalık. İnsan bazen yıllarca sadece kaçar ama neden kaçtığını hiç düşünmez. Siz ise bunun altında bir korku olabileceğini görebiliyorsunuz. Bu da değişim için oldukça değerli bir başlangıçtır.
Kendinize kızmadan, “Neden böyleyim?” diye kendinizi suçlamadan, biraz daha anlayışla yaklaşmayı deneyebilirsiniz. Belki şu an ihtiyacınız olan şey evliliğe koşarak yaklaşmak değil; önce kendi merkezinizi daha sağlam hissetmek, kendi hayatınızın sadece bir ilişkiye bağlı olmadığını içten içe hissedebilmek… Çünkü kişi kendi değerini yalnızca evlilikle tanımlamadığında, ilişkiler de daha az korkutucu olmaya başlayabiliyor.
Bu süreci aceleye getirmek zorunda değilsiniz. Kendinizi anlamaya çalışmanız bile çok kıymetli bir adım. Ve bazen insan, kendini kaybetmeyeceğini hissettiğinde, bir başkasına yaklaşmaktan da daha az korkuyor, siz de böyle bir süreçte olabilirsiniz..
Tekrardan danışmak, sormak istediğiniz bir konu olursa bana her zaman buradan veya profilimden ulaşabilirsiniz.
Sevgiyle Kalın
Psikolog Ecem Bakıner
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.