• Anasayfa
  • Sorular
  • Evlilik aşamasındayim evlilikten korkmaya başladım nasıl üstesinden gelirim?
Kaygı

Evlilik aşamasındayim evlilikten korkmaya başladım nasıl üstesinden gelirim?

Gizli Kullanıcı20 Temmuz 2025 21:26

Merhaba ;

Benim nişanlımla 4 yıllık bir ilişkim var ve bu ilişkinin sonucu olarak evlilik kararı aldık . Düğün hazırlıkları yapıyoruz hatta bitti bile son bir haftam var ve ben korkuyorum yanlış mı karar veriyorum diye çünkü ilk ilişki zamanlarımızda eşimle sorun yaşıyorduk gerçi bazen hala eşimin narsistik özelliği var yani ben hep ben dediği yerler şuan da da ailemle eşimin ailesi de sorun olmaya başladı yaklaştıkça alanım daraliyor gibi geliyor ve ben degismisim gibi geliyor bana . Ben eşim beni tanıdığın da daha neseliydim yani bı de zayiftim merak duygum vardi ama şimdi sadece isim evim ve düğünüm var hayatımda monoton yani herşey ve çok kaygı doluyum ne yaşayacağımı bilmiyorum . Yani aslında anlıyorum da anlamak istemiyorum gibi hani böyle Deniz dalgalı ama yüzmek keyifli gibi saçma bi duygu içimde ki ne yapmalıyım bu duygudan çıkmak için çünkü şu sıra o kadar tükenmiş hissediyorum ki kendimi ise yaramiyorum çünkü benim isteklerimi kimse görmüyor benim ailem bile beni bazen anlamıyor kendime bile yaramiyorum beni bu bunalımdan ve kaygıdan kurtaracak bir söz söyleseniz

Bu soru 23 Temmuz 2025 14:36 tarihinde Psikolog Betül Canbel tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba Sevgili Danışan,


Sizinle evlilik sürecinin son haftasında, yaşadığınız yoğun kaygı ve belirsizlik duyguları üzerine konuşmak istiyorum. Bu süreçte kendinizi yalnız, baskı altında, tükenmiş ve kararsız hissetmeniz çok insani ve anlaşılabilir bir durum. Özellikle de ilişkinin ilk yıllarında bazı zorluklar yaşamış, zaman zaman eşinizin baskın özellikleriyle karşılaşmış, ailesel dinamiklerin sizi zorladığı bir ilişkiden geçiyorsanız bu duygular daha da yoğun hale gelebilir. Sizin yerinizde kim olsa bu kadar hazırlığın, beklentinin ve sorumluluğun altında benzer şekilde hissedebilir.


Düğün öncesi yoğunluk, hem fiziksel hem de duygusal açıdan insanı yoran bir süreçtir. Hazırlıklar bittiğinde ve hayat biraz yavaşladığında, çoğu kişi tıpkı sizin gibi kendini “Ben ne yaşıyorum, nereye gidiyorum?” diye sorgularken bulur. Hele ki ilişkinin geçmişinde bazı çözülmemiş sorunlar varsa bu sorgulamalar daha da derinleşir. Eşinizin “narsistik” eğilimlerinden söz ediyorsunuz; yani sürekli kendini merkeze koyması, sizin ihtiyaç ve sınırlarınızı göz ardı etmesi gibi durumlar yaşamışsınız. Bu tür tekrar eden davranışlar, bir kadının zaman içinde yavaş yavaş kendisini unutmasına, kendi isteklerinden uzaklaşmasına ve sadece “ilişkiyi sürdürme” amacıyla yaşamasına neden olabilir. Tam da bu noktada, içinizdeki o eski neşeli, meraklı, heyecanlı kadını özlemeniz çok doğal. Siz hâlâ o kişisiniz, sadece şu an üzerinizde taşımak zorunda bırakıldığınız yükler, içinizdeki ışığı biraz gölgeledi.


Bir kadının "Ben o eski halimden uzaklaştım" demesi genellikle bir alarm sinyalidir. Çünkü bu cümle, sadece fiziksel ya da sosyal bir değişimi değil, duygusal bir uzaklaşmayı, kendi benliğine yabancılaşmayı gösterir. İnsan böyle anlarda, daha önce severek karar verdiği şeyleri bile sorgulamaya başlar. “Evlilik doğru mu?”, “Ben bu kişiyle hayatımı geçirmek istiyor muyum?”, “Bu kişi yanında kendim gibi olabiliyor muyum?” gibi sorular zihni meşgul etmeye başlar. Ve bu soruların cevabını bulamamak da derin bir kaygı doğurur. Fakat bu sorular aslında birer çıkış yolu, birer pusula olabilir. Çünkü insan ancak kendine sorduğu sorularla yönünü belirleyebilir. Bu süreçte kendinize sorduğunuz her soru kıymetlidir, çünkü artık kendi ihtiyaçlarınızı, duygularınızı ve sınırlarınızı tanımaya başlıyorsunuz.


Aileniz tarafından anlaşılmadığınızı ifade ediyorsunuz. Bu his, bir kadının evliliğe adım atarken en fazla kırılabileceği duygulardan biridir. Çünkü bir kadın, özellikle bu tür büyük geçiş dönemlerinde desteklenmeye, görülmeye, değer verilmeye ihtiyaç duyar. Sizin de dediğiniz gibi, bu süreçte herkes sadece düğünü, gelinliği, davetliyi düşünebilirken, sizin iç dünyanız görünmez hale gelmiş olabilir. Bu yalnızlık duygusu zamanla “ben zaten görünmeyen biriyim” inancına dönüşebilir ve bu da kişinin kendine olan güvenini, karar alma gücünü zedeler. Fakat bu noktada kendinize hatırlatmanız gereken önemli bir şey var: Bu sizin hayatınız ve duygularınız, sizin hakikatiniz. Herkes sizi anlamak zorunda değil, ama siz kendinizi anlamaya, duymaya devam edebilirsiniz.


Evlilikten korkmanız da tamamen anlaşılır. Evlilik, sadece bir tören değil; bir yaşam ortaklığına, sorumluluklara ve belirsiz bir geleceğe adım atmaktır. Hele ki geçmişte bazı kırılganlıklar yaşanmışsa, kişinin “Acaba yine aynılarını yaşar mıyım?”, “Kendimi koruyabilir miyim?”, “Mutlu olabilir miyim?” gibi sorularla baş etmesi gerekir. Bu korkular aslında birer savunma mekanizmasıdır; sizi hazırlıksız yakalanmaktan, incinmekten, hata yapmaktan korumaya çalışır. Ancak bu korkularla baş edebilmenin yolu, onları bastırmak değil; onlara kulak vermek ve ne anlatmak istediklerini anlamaya çalışmaktır.


Belki de içinizdeki o “dalgalı denizde yüzme isteği” tam da bu yüzden var. Çünkü siz aslında yaşamın içinde kalmak, o dalgalara rağmen ayakta durmak istiyorsunuz. Korkularınıza rağmen ilerlemek istiyorsunuz. Bu çok değerli ve güçlü bir şey. Siz tükenmiş hissetseniz de, içinizde hâlâ bir yerlerde bu hayatla başa çıkmak isteyen bir parça var. Bu parça, tam da şimdi size “dur ve kendine bak” diyor. Belki de hayat, şu anda sizi biraz yavaşlamaya, düşünmeye, kararlarınıza kendi ihtiyaçlarınızı daha çok katmaya davet ediyor. Belki de bu süreçte, size iyi gelecek olan şey sadece evliliği değil; kendinizi, sınırlarınızı, beklentilerinizi yeniden gözden geçirmek.


Bu duygusal yoğunlukla baş ederken bir psikologtan destek almayı düşünebilirsiniz. Çünkü bu sadece evlilik kararıyla ilgili bir mesele değil, aynı zamanda sizin bireysel gelişim yolculuğunuzun da bir parçası. Süreçte kendinizi daha iyi tanıyabilir, içinizde bastırdığınız duyguları güvenli bir alanda konuşabilir ve gelecek kararlarınızı daha net şekillendirebilirsiniz. Unutmayın, evlenmek zorunda olduğunuz için değil, gerçekten istediğiniz için evlenmelisiniz. Bu evliliğin size iyi gelip gelmeyeceğine karar verirken kendinize dürüst olmalısınız.


Son olarak, size şunu söylemek isterim: Siz eksik, yetersiz ya da değersiz biri değilsiniz. Sadece şu anda hayatınızın önemli bir eşindesiniz ve bu eşiği geçerken biraz daha desteğe, anlayışa ve kendinizle temas kurmaya ihtiyacınız var. Sizin bu duyarlılığınız, aslında ne kadar güçlü ve farkında bir birey olduğunuzu gösteriyor. Sadece yüzeyde değil, derinlikte de düşünebilen biri olmanız, sizi daha sağlam kararlar alacak biri haline getiriyor. O yüzden kendinize güvenin. Bu sürecin sonunda, ister evlilikle ister başka bir kararla, ama mutlaka daha farkında, daha güçlü bir siz doğacak.


Umarım cevabım faydalı olmuştur. Değerlendirilmesini istediğiniz farklı bir soru veya aklınıza takılanları yeni bir soru oluşturarak bizlere iletebilirsiniz.


Sevgiler,

Psikolog Betül Canbel

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.