Evlilik yolunda karar veremiyorum
Evlilik yolunda olduğum bir ilişkim var. 1 yıldır birlikteyiz ve partnerimi seviyorum, onunla evlenmek istiyorum. Ancak ailem mesleği nedeniyle (tobacco shop işletmesi) onu yeterli ve güvenli görmüyor. Akrabaların konuşacağını, ileride maddi sıkıntılar yaşayabileceğimizi söylüyorlar.Ailem oldukça tutucu. Partnerimle birliktelik yaşadığım için kendimi psikolojik olarak mecbur hissediyorum ve bir daha kimseyle olamam düşüncesi zihnimi çok etkiliyor. Bu düşüncenin sağlıklı mı yoksa baskı kaynaklı mı olduğunu ayırt edemiyorum. Ailemin söylediklerinden sonra kafamda ciddi korkular oluştu. Gerçekten ileride maddi sorun yaşar mıyım, ailemin dediği çıkar mı diye sürekli düşünüyorum. Ayrıca dini açıdan bir hocanın istihareye yatıp olumsuz gördüğünü söylemeleri de beni etkiledi ve kaygımı artırdı. Babam bu evliliği istemediğini söylüyor. Ona karşı gelmek istemiyorum ama kendi hayatım hakkında karar vermem gerektiğini de düşünüyorum. Bu süreçte yoğun kaygı, suçluluk, korku ve kafa karışıklığı yaşıyorum. Psikolojim ciddi şekilde etkilendi.
Bu soru 4 Mart 2026 20:26 tarihinde Klinik Psikolog Şevval Kurnaz Ünyılmaz tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhabalar sevgili danışan,
Partnerinle bir birliktelik yaşamış olman, seni ona psikolojik olarak mühürlemiş gibi hissettiriyor. Ancak bilmen gereken en önemli şey şu; bu düşünce tamamen toplumsal baskı ve tutucu yetiştirilme tarzının bir ürünüdür. Bu düşünce sağlıklı bir muhakeme değil, korku kaynaklı bir reflekstir aslında.
Bir insanla bir şeyler paylaşmış olmak, hayatının geri kalanını o insana borçlu olduğun anlamına gelmez. Eğer bugün o kişiyle aranda hiçbir fiziksel yakınlık olmasaydı ve ailen yine aynı tepkiyi verseydi, "Ayrılmalı mıyım?" diye daha rahat sorabilirdin. Şu an sırf bu mecburiyet yüzünden sağlıklı karar veremiyorsun. Evlilik, bir borç ödeme yeri değil, bir ömrü beraber yürütme kararıdır. Kendini bu sebeple mahkûm hissetmek, ileride mutsuz bir evliliğin en büyük temeli olabilir.
Ailenin tobacco shop işletmeciliğine karşı duruşu aslında sadece parayla ilgili değil; el alem ne der ve statü kaygısıyla da ilgili olabilir. Ticaret her zaman risklidir; bir memur da sıkıntı yaşayabilir, bir esnaf da çok zengin olabilir. Maddi sorun yaşayıp yaşamayacağın partnerinin mesleğinden ziyade, onun çalışkanlığı, sorumluluk bilinci ve parayı yönetme becerisiyle ilgilidir. Ailenin bu konudaki uyarısını tamamen kulak ardı etme ama bunu bir felaket senaryosu olarak da görme. Partnerinin iş disiplini nasıl? Gelecek planı var mı? Zeki mi? Asıl bakman gereken yerler burası.
Ailenin bir hocaya istihareye yattırması ve olumsuz sonuç aldıklarını söylemesi, tutucu ailelerde sıkça kullanılan bir manevi ikna yöntemidir. İstihare, kişinin kendi adına, kalbinin mutmain olması için yaptığı bir şeydir; başkasının senin hayatın hakkında vahiymiş gibi olumsuzluk bildirmesi dini açıdan da tartışmalıdır. Kendi kalbinin ferahlığı, başkasının gördüğü rüyadan daha gerçektir.
Babanı üzmek istememen çok asil bir duygu, ancak şu gerçeği kabul etmelisin: Baban senin hayatını yaşamayacak. Eğer ailenin zoruyla bu ilişkiden vazgeçersen ve ileride mutsuz olursan, içindeki o öfke ailene yönelecek. Eğer onların rızasıyla ama sırf mecburiyetten evlenirsen ve partnerinle sorun yaşarsan, yine onları suçlayacaksın.
Partnerine bakarken şunu düşün: "Eğer aramızda o birliktelik hiç yaşanmasaydı, onun karakteri, huyu ve hayat tarzı için yine de evlenmek ister miydim?" Eğer cevabın "Evet" ise aşkın için mücadele et. Eğer "Hayır, sadece o olay yüzünden kopamıyorum" diyorsan, bu evlilik seni kurtarmaz, daha büyük bir hapse sokar.
Partnerinle bu konuyu açıkça konuş. Ailenin çekincelerini (onları suçlamadan) anlat. "İleride dükkanla ilgili bir sıkıntı olursa B planımız nedir?" diye sor. Onun vereceği cevap senin kaygılarını dindiriyor mu, bak.
Eğer o insanla yol yürümeye karar verirsen, "Ben bu insanla mutluyum ve onun sorumluluk sahibi olduğuna inanıyorum" diyerek duruşunu bozma. Tutucu ailelerde ilk tepki her zaman hayır ve asla olur. Ancak senin kararlılığını ve bu işin sadece heves olmadığını gördüklerinde, zamanla (zor olsa da) kabullenme sürecine girerler.
Hayat senin hayatın. Hata yapma hakkın da, mutlu olma sorumluluğun da sadece sana ait. Kendine karşı dürüst olduğun bir an seç ve o kararın arkasında dur. Sen her halinle değerlisin, yaşadığın hiçbir şey seni daha az layık yapmaz.
Daha fazla soru sormak istersen burada oluyor olacağız.
Sevgilerle
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.