Aile

Evlilikte şeffaflık ve öncelik sırası karmaşası

Gizli Kullanıcı13 Şubat 2026 19:35

Merhaba, 5 yıllık evliyim . Evliliğimizin ilk günlerinden itibaren eşim tarafından hep ikinci planda bırakılıyorum Hatta yok sayılıyorum. Evde farklı ama ailesinin yanında bana yabancı gibi davranıyor .Hatta bazen onların yanında bilerek beni azarlıyor.Bir aile meselesi olduğu zaman benim yanımda konuşmuyor. Bir keresinde beni odadan cıkartmıştı .Evde ağzını bıçak açmazken ailesin yanında çok konuşkan biri. Bana ve çocuklara karşı çok ilgisiz . Sürekli yorgunum diyor ama ailesini ziyaret ya da arkadaş buluşmalarında yorgunluğunu önemsemiyor. Maddi olarak da bana karşı eli sıkı "sürekli param yok " diyor ama maaşından düzenli olarak babasına pay ayırdığını başkasından öğrendim.Bu beni çok yaraladı.Evde para saklıyor ama benim hiç bir bilgim olmuyor.Evin geliriyle ilgili bana şeffaf davranmıyor.Sonuç olarak ,bunlar artık biriktiği için bir gün onunla bunları konuştum. Davranışa dökülen bir değişim istediğimi aksi halde evliliğimiz hakkında kaygılandığımı dile getirdim.Bana küstü , tavır aldı.Suçlayıcı bir dil kullanmadan kendi duygularımı söyledim ama o yine bana sorun çıkartan gözüyle baktığı için tavır alıyor ,sessizliği tercih ediyor.Çocuklarla her gün 5 10 dk.da olsa ilgilenmesini oynamasını belirttim ama ilk günden bile bunu yapmadı.İşten gelip uyumaya devam ediyor.Bu durumda ben ne yapabilirim?

Bu soru 14 Şubat 2026 11:27 tarihinde Psikolog Lara Yelda Aktaş tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba,

Yazdıklarınızı okurken en çok hissedilen şey; dışlanmışlık ve değersizlik duygusu. Bir evliliğin içinde olup ikinci planda kalmak, eşinizin ailesinin yanında farklı birine dönüşmesi, sizin yanınızda susup onların yanında konuşması… Bunlar insanın sadece kalbini değil, aidiyet duygusunu da yaralar. Evlilikte en temel ihtiyaç “biz” hissidir. Siz ise uzun süredir “ben ve onlar” sisteminin dışında kalmış gibisiniz.


Bir ilişkide eşin ailesiyle bağını sürdürmesi doğal ve sağlıklıdır. Ancak evlilikle birlikte öncelik sırası değişir. Eşler birbirinin birincil ailesi olur. Eğer eşiniz aile ortamında sizi azarlıyor, dışlıyor ya da yalnız bırakıyorsa burada güç dengesi ve sınır meselesi vardır. Bu durum zamanla partnerde yalnızlık, öfke ve kırgınlık biriktirir.


Bir başka önemli nokta finansal şeffaflık. Evlilikte para yalnızca ekonomik bir mesele değildir; güven meselesidir. Gelirin gizlenmesi, paylaşımların saklanması, “param yok” denirken başka yere düzenli ödeme yapılması güven zedeler. Güven bir kez zedelenince kişi sadece maddi değil, duygusal olarak da geri çekilir.


Şunu fark etmek önemli: Siz konuşmuşsunuz. Suçlayıcı olmadan duygularınızı ifade etmişsiniz. Bu sağlıklı bir adımdır. Ancak eşinizin sessizliği seçmesi, küsmesi ya da sorunu size yansıtması iletişimde kaçınma örüntüsüne işaret eder. Kaçınan taraf sustukça sorun çözülmez, sadece ertelenir.

Bu noktada kendinize şu soruları sormanızı öneririm:

– Bu evlilikte kendimi değerli hissediyor muyum?

– Çocuklarım bu ilişki modelinden ne öğreniyor?

– Uzun vadede değişmeyen bir sistemde kalmaya razı mıyım?

Çünkü aile sistemlerinde değişim genellikle bir kişinin netleşmesiyle başlar. Netlik bağırmak değildir; kararlı ve sakin bir duruştur.


Eşinizle konuşurken genel cümlelerden ziyade somut davranışa odaklanın:

“Ailenden biri bana böyle söylediğinde senin yanımda susman beni yalnız hissettiriyor. Bu durumda benim yanında durmanı istiyorum.”

“Gelir konusunun şeffaf olmaması bende güvensizlik yaratıyor. Ev bütçesini birlikte planlamak istiyorum.”

Kısa, net ve davranışa yönelik cümleler.

Çocuklarla ilgili talebiniz de çok makul: Günde 5-10 dakika bile olsa temas kurması. Bu küçük görünen süre aslında bağ için çok kıymetlidir. Eğer bunu dahi sürdürmüyorsa burada yorgunluk bahanesinin ötesinde bir geri çekilme olabilir.


Şunu da söylemek gerekir: Bir eş hem ailesine karşı hem partnerine karşı iki farklı kimlik taşıyorsa, bu genellikle sınır koyamama veya aile sisteminden psikolojik olarak ayrışamama ile ilgilidir. Bu sizin değersizliğiniz değil, onun kendi iç sınır meselesidir.


Size küçük bir egzersiz bırakmak isterim:

“İlişkide Ben Alanım” Çalışması

Bir kağıdı ikiye bölün.

Sol tarafa: Eşimden beklediklerim.

Sağ tarafa: Benim kontrolümde olanlar.

Sol tarafı değiştirmeye çalışmak çoğu zaman bizi yorar. Sağ taraf ise güç alanımızdır.

Örneğin:

– Nasıl konuşacağımı seçebilirim.

– Aile ortamında sessiz kalmak yerine sınır koyabilirim.

– Maddi konularda netlik talep edebilirim.

– Gerekirse destek arayabilirim.

Bu ayrım zihinsel dağınıklığı azaltır.


Ve şu cümleyi bırakmak isterim:

“Evlilik, iki kişinin aynı evde yaşaması değil; aynı tarafta durabilmesidir.”

Şu an en çok ihtiyacınız olan şey yalnız olmadığınızı hissetmek ve sistemli bir şekilde güçlenmek. Eğer eşiniz değişime kapalıysa çift desteği önerilebilir. Gelmiyorsa bireysel destek almak da çok kıymetli olur. Çünkü bir aile sisteminde bir kişi güçlenmeye başladığında denge değişir.

Siz görünmez değilsiniz. Sadece uzun süredir görülmeyi bekliyorsunuz. 🤍

Umarım yardımcı olabilmişimdir, ihtiyaç halinde benimle iletişime geçebilirsiniz, sevgiler


Psikolog Lara Yelda Aktaş

alinti

Tavsiyelerinizle bu süreci nasıl doğru bir şekilde sürdüreceğimi öğrendim.Teşekkür ederim🙏

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Yorumlar

Gizli Kullanıcı

Hocam , son konuşmamızın üzerinden 3 gün geçti.Küs ve sessizliğe devam ediyor.Birbirimize karşı mesafeliyiz.Peki , o konuşmaya karar verene kadar ben mesafeli mi kalmalıyım ? Yoksa normalde davrandığım gibi yumuşak mı davranmalıyım?

14 Şubat 2026 13:17
Psk. Lara Yelda Aktaş

Yaşadığınız mesafe ve sessizlik, çoğu zaman ilişkinin içinde konuşulamayan bir duygunun işaretidir. Böyle durumlarda iki uç tepki sık görülür: Ya tamamen geri çekilmek ya da eski sıcaklığı sürdürerek ortamı yumuşatmaya çalışmak. Oysa sağlıklı olan, tepkiyle değil bilinçli bir seçimle hareket etmektir. Mesafeli davranmak bir cezalandırma ya da güç gösterisine dönüşmemeli. Aynı şekilde “yumuşak” olmak da kendi duygularınızı yok saymak anlamına gelmemeli. Asıl soru şu olabilir: Ben şu an gerçekten ne hissediyorum ve bu hissi bastırmadan, karşı tarafı da zorlamadan nasıl ifade edebilirim? İlişkilerde sessizlik bazen düşünme alanıdır, bazen de kaçınmadır. Bunun hangisi olduğunu ancak açık ve sakin bir iletişimle anlayabilirsiniz. “Son konuşmamızdan sonra aramızda bir mesafe oluştuğunu hissediyorum. Ben bu konuyu sağlıklı bir şekilde konuşmak isterim.” gibi net ama yumuşak bir ifade hem sınır koyar hem kapıyı kapatmaz. Unutmayın, sağlıklı ilişkide mesafe strateji değil, ihtiyaç olduğunda geçici bir düzenlemedir. Sürekli belirsizlik ise güveni zedeler. Önemli olan rol yapmak değil, tutarlı olmaktır.

14 Şubat 2026 14:50

Cevaplanmış benzer sorular