Geçmiş ilişkilerimdeki travmalarımı nasıl yeni tanıştıklarıma yansıtmam?
Yıllar önce ilişkilerimde yaşadığım ve güvendiğim insanlardan beklemediğim yalanlara inanıp, yalan ortaya çıkınca o kişiye öfkemi yansıtmadığım için belki, bugün biriyle tanıştığımda direkt değil ama "eğer ben tamamen şeffaf olduysam ve o bana karşı o kadar şeffaf olmadıysa" travmalarım tetikleniyor ve "yine kandırıldın, yine aldandın, hiç büyümeyeceksin, herkese hemen güveniyor ve pişman oluyorsun" diyerek o kişi yalan söylemese bile inanmamaya başlıyorum, üzüyorum onu
Bu soru 27 Ağustos 2025 10:56 tarihinde Uzman Psikolog Gönül Tanır Durmaz tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhabalar,
Yazdıklarınızda çok tanıdık bir düşünce var; birinin size güven verememesiyle beraber içinizde hemen eski deneyimlerin sesi yükseliyor gibi... Bazen gerçek bir kırgınlık, derinlerde ise “yine mi?” diye içten içe çalan bir alarm. Kimi anlarda içinizde bir yere sinen o sesleri bastırmak yerine, sanki koruyucu bir duvar örmek için hızlıca devreye giriyorlar gibi düşündüm. Belki de bir anlamda kendinizi tekrar benzer bir hayal kırıklığından korumaya çalışıyorsunuz… fakat burada unutmamanız gereken şey geçmişte yaşadığınız hiçbir deneyim bugün yaşadığınız deneyimle tam olarak aynı olmayacak. Burada kendinize yöneltmiş olduğunuz yine mi, herkes,hep mi, her zaman mı gibi düşünceler aslında bizlerin terapi de bilişsel çarpıtmalar olarak danışanlarımızı anlattığımız durumlardır. Ve burada sizin yaşadığınız bilişsel çarpıtma belki aşırı genelleme dediğimiz bilişsel çarpıtma olabilir . Bilişsel çarpıtmalarla ilgili bilmeniz gereken şey ise düşüncenizin gerçek olmadığı duygularınızın ve geçmiş deneyimlerinizi yanlış bir şekilde size yönlendirmesi anlamına gelir. Bunu kırmak için belki kendinize kurduğunuz cümleleri fark edebilir ve bu genellemeleri yapmamaya çalışabilirsiniz.
Geçmişte yaşadığınız kırılmaların izleri, hiç fark ettirmeden bugününüze sızabiliyor. “Tam güvenildi, ama karşıdan aynısı gelmedi” düşüncesi, bundan sonra kurduğunuz her yeni ilişkide kapının aralığından süzülüp ufak bir diken gibi batabiliyor. Aslında bir yanınız yalnızca anlaşılmak, berrak bir iletişimde olmak istiyor olabilir ama öte yandan “Yeterince dikkatli olamazsam yine incineceğim” korkusu; bunu açıkça dillendirmek bile insanı yorgun bırakabiliyor.
Sizin anlattığınız gibi, bazen kırıldığımız yerden korumak için öyle ince savunma mekanizmaları geliştiriyoruz ki… Bu mekanizmanın kendisini göstere göstere değil, hafifçe, sanki içinizden bir ses konuşuyor gibi olması çok anlaşılır. “O da mı yalan söylüyor?”, “Yine mi kandırıldım?” gibi sorgulamalar, aslında geçmişin gölgesinin bugününüze düştüğünü anlatıyor.
Kendinizi suçlar gibi olduğunuz anlar var gibi geldi: “Ben hep güveniyorum, sonra da üzülüyorum.” Bu sesi duymak kolay olmasa gerek. Bir yanınız, kaybetmekten korkarken, diğer yanınız da baştan teslim olmaktan korkuyor sanki. Belki burada ilginç bir egzersiz işe yarayabilir: Bir an durup, o eski kırgın çocuk yanınızla konuşmayı deneyin. Ona “Evet, yine incinmekten korkuyorsun, ama geçmişte kaldı o hikâyeler; şu an karşıdaki kişi henüz seni kandırmadı, o eski insan değil” diye şefkatle söyleyin. Küçük bir not yazmak, hatta sevdiğiniz bir objeye bakıp sizi rahatlatan bir ritüel yapmak bazen bu sesi biraz kısmaya yardımcı olabilir.
Birkaç nefes alıp “Bu yaşadığım duygu şu ana ait mi, yoksa geçmişten gelen bir iz mi?” diye kendinize sorabilirsiniz. Belki yanıt hemen gelmez ama, zamanla duygularınızın hangi kökten beslendiğini ayırt etmekle biraz hafifleyebilir. Hiç kimse sürekli mükemmel bir filtreyle geçmişi bugünün dışında tutamaz; önemli olan bunun farkında olmak aslında.
Dönüp dolaşıp aynı sarmala girmek, kendinizi yargılamak yerine, aslında kendiniz için bir kaygıdan doğan koruma alanı inşa ettiğinizi hatırlatıyor insana. Bir şeyleri düzeltmek gibi düşünmeyin; bazen sadece o sesi duyup anlamak bile yeterince iyileştiricidir. Şimdi, dilerseniz burada biraz daha derinleşebiliriz… En çok hangi olay ya da hangi kişiyle ilgili hislerinizde bu tetiklenmeyi yaşıyorsunuz? Belki bunu konuşmak, içinizdeki o karmaşayı biraz olsun çözebilir. Bunu fark etmek için kendinize bir olay-duygu- düşünce- davranış başlıklarını yazarak olaylara verdiğiniz tepkileri ve tetikleyicilerinizi daha net görebilirsiniz. Duygularınız yer açmayı ve bu duyguları yargılamadan kaçmadan savaşmadan hissede bilmeyi deneyin.
Yapabileceğiniz iki egzersiz önerisinde bulunacagım bunları da gün içerisinde deneyebilirsiniz. 🌼
Sorunuz sizin için bir cevap olabildiyse, puanlayabilir ve görüşünüzü bizimle paylaşabilirsiniz. Bizlere sorularını yöneltmek isteyen başka arkadaşlarınız varsa onların da yararlanmasını sağlayabilirsiniz.
Sağlıklı günler dilerim.
Sevgiyle kalın.
Uzman Psikolog Gönül Tanır Durmaz
💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler
Renk Nefesi
Taşla Duyusal Farkındalık Egzersiz
Yardımınız için teşekkür ederim, günlük gibi bişey tutmam gerekiyor, eskiden kapatamadığım konuları deftere yazarak içimden atmaya çalışacam, tamamen kurtulmasamda günümüze taşımamayı öğrenecem ve renkli nefes ve taş egzersizlerini daha sık yapacam umarım. 🙏