gecmisimi takiyorum ne yapmaliyim
lisede en uzunu 3 aylik 3-4 tane iliskim oldu. kimi 1 ay surdu, kimi 2 ay ve sanaldi( baskalariyla da flortlesen biriymis galiba iliskiden saymiyordu). İki tanesi 14-15 yaslarindaydi cok cocuksuydum mesela evlilik dusunecek bir yaş olmamaliydi ama bunlari su an 19 yasinda kafaya cok takiyorum. Kendimi duzeltmek icin terapi alacagim gerçekten takmali miyim? Unide biri beni yargilar diye korkuyorum hepsine asik oldugumu sanmistim kiminde ben ayrildim saygisizliklari yuzunden kiminde onlar yargilanma korkusu yasiyorum bunlari nasil anlatabilirim yeni tanistigim insanlara?
Bu soru 24 Mart 2026 19:59 tarihinde Uzman Klinik Psikolog Aycan Geyik tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba Sevgili Danışan,
Paylaştığınız bu içten aktarım, özellikle yetişkinliğe geçiş evresinde sıklıkla karşılaştığımız bir süreci yansıtıyor. 19 yaş, kimlik inşasının en yoğun olduğu ve geçmişteki "ben" ile şimdiki "ben" arasındaki farkın keskinleştiği bir dönemdir. 14-15 yaşlarındaki romantik etkileşimler, psikolojik gelişimde genellikle bir "deneme yanılma" ve sosyal beceri kazanımı evresi olarak kabul edilir. O yaşlarda beynin muhakeme ve uzun vadeli sonuçları değerlendirme merkezi henüz tam kapasiteyle çalışmaz. Bu nedenle o dönemde hissedilen duyguların yoğunluğu ve verilen kararların "çocuksu" olması biyolojik bir realitedir. Sizin "hatalı" bulduğunuz o süreçler, aslında bugünkü sağlıklı ilişki kriterlerinizi oluşturmanızı sağlayan birer deneyim verisidir. Bu evredeki ilişkiler, bireyin kendi dışındaki birine bağlanma kapasitesini test ettiği güvenli alanlardır. Kendinizi bugün yargılıyor olmanız, aslında o zamanki çocuğun değil, bugünkü yetişkin bilincinizin bir tepkisidir.
Üniversitede insanların sizi yargılayacağı korkusu, Spot Işığı Etkisi olarak adlandırılan bir durumla yakından ilişkilidir. Bu, bireyin kendi geçmişindeki detayların başkaları tarafından da aynı büyüteçle izlendiğini varsaymasıdır. Şu anki kaygınız, geçmişteki kısa süreli ve sanal ilişkileri birer "başarısızlık" olarak kodluyor. Oysa bu durum, o dönemdeki onaylanma ve sosyal kabul ihtiyaçlarınızın bir dışavurumuydu.
Yeni tanıştığınız insanlara bu durumu nasıl anlatacağınız konusu, "kendini açma" hiyerarşisi ile ilgilidir.
1. Kademeli Paylaşım: Sağlıklı bir ilişkide geçmiş, bir "itiraf" değil, zamanla paylaşılan bir "yaşam öyküsü"dür. 14 yaşındaki deneyimleriniz, sizin karakterinizin özünü değil, sadece gelişimsel bir süreci temsil eder.
2. Sınır Belirleme: Başlangıç aşamasındaki ilişkilerde aşırı bilgi paylaşımı bazen kafa karıştırıcı olabilir. Kendinizi "açıklamak" zorunda hissetmek yerine, "O dönemde kendimi tanıyordum, şimdi ne istediğimi daha iyi biliyorum," duruşu sergilemeniz çok daha profesyonel bir sınır yönetimidir.
Terapi alma kararınız, bu süreci anlamlandırmak için oldukça kıymetli. Kendinizi geçmişteki çocukla değil, o çocuğun deneyimlerinden ders çıkaran bugünkü yetişkinle tanımlamanız öz-saygınızı güçlendirecektir. Bu durumun üzerinde durmalı mısınız? Hayır; ancak bu kaygının altındaki "mükemmeliyetçilik" ya da "yargılanma" şemalarını terapi odasında incelemek, size uzun vadeli bir duygusal özgürlük sağlayacaktır.
Sevgilerimle,
Uzman Klinik Psikolog Aycan Geyik
💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler
Bulut Meditasyonu
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.