Geçmişten nasıl kurtulurum?
Sürekli geçmişte yaptığım hataları yediğim darbeleri haksızlıkları keşkelerimi düşünmekten kendimi kurtaramıyorum. Beş dakika öncesi bile olsa yaptığım konuşma içerisinde bile en ufak bir şey olsa sürekli onu düşünüyorum. Artık kendimi bitik ve enerjisiz hissediyorum, gülemez hale geldim. Kendimde harekete geçmek için olan gücü enerjiyi bulamıyorum. Bu durumdan ruh halinden nasıl kurtulabilirim bilmiyorum mutsuzluğum çevremdekileri de etkiler hale geldi. Yardımcı olursanız çok sevinirim.
Bu soru 28 Ocak 2026 18:25 tarihinde Psikolog Hamide Güven tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba, sürekli geçmişe dönüp hataları, incinmeleri, haksızlıkları ve keşkeleri düşünmek aslında zihninizin sizi korumaya çalışırken içine düştüğü yorucu bir döngünün sonucudur. Geçmişte yaşanmış ancak yeterince ifade edilememiş ya da anlamlandırılamamış duygular, bugün zihninizde tekrar tekrar kendini hatırlatır. Çünkü zihin, yarım kalanla, tamamlanmamış olanla vedalaşmakta zorlanır. Bu tekrarlamalar size buna hala bakmamız gerekiyor sinyalini verir.
Beş dakika önce söylediğiniz bir sözün bile zihninize takılması, içinizde oldukça güçlü bir eleştirel sesin varlığını düşündürdü bana. Anladığım kadarıyla bu ses yargılayıcı, acımasız ve tüketici sizin için. Bu ses sizin enerjinizi emen bir güce dönüşür zamanla.
Kendinizi bitik, enerjisiz ve gülemez hissetmeniz bastırılmış duyguların zamanla ruhsal bir yorgunluğa dönüşmesiyle yakından ilişkilidir. Üzüntü, öfke, hayal kırıklığı ya da yas tutulmamış kayıplar doğrudan deneyimlenmediğinde, bedende ve ruh halinde taşınması zor bir ağırlık olarak kendini gösterir.
Bu durumu psikolojide sık kullanılan “taşınan yük / sırt çantası” metaforuyla açıklayabilirim. Kişi hayatı boyunca yaşadığı acıları, öfkeleri, hayal kırıklıklarını ve yasını tutamadığı kayıpları sanki görünmez bir sırt çantasına koyar. Başlangıçta bu çanta hafiftir ve kişi yaşamına devam edebilir. Ancak duygular ifade edilmedikçe, yaşanmadıkça ve anlamlandırılmadıkça çantanın içine yeni yükler eklenir. Zamanla bu yük omuzları bastırır, nefesi daraltır ve ilerlemeyi zorlaştırır. Bir noktada kişi yürüyemez, durmak ister ya da olduğu yere çöker. Bu noktada yaşanan şey tembellik değildir. Beden artık bu yükü taşıyamadığını anlatmak ister.
Bastırılan duygular kaybolmaz sadece bilincin dışına itilir. Ancak enerjilerini yitirmezler. Tam tersine, kişinin yaşam enerjisinden beslenerek varlıklarını sürdürürler. Bu yüzden kişi kendini bitkin, keyifsiz ve hareketsiz hisseder sanki tüm gücü görünmeyen bir yere akıyordur.
Terapi bu çantayı bir anda atmaya çalışmak değil onun içini birlikte açıp, yükleri tek tek ele alabilmek adına sizin için bir seçenek olabilir. Hangi yük nereden geliyor, hangisi hâlâ gerekli, hangisi artık taşınmak zorunda değilsiniz bunlara birlikte bakılır. Bu durumdan kurtulmanın yolu kendinizi zorlayarak geçmişi düşünmemeye çalışmak değildir. Geçmiş değiştirilemez ancak onun bugün üzerinizdeki etkisi fark edilebilir, anlaşılabilir ve dönüştürülebilir.
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.