Kaygı

Gelecek kaygısı kendi istediğim mesleği yapamama

Gizli Kullanıcı13 Ağustos 2025 01:28

nasıl başlıyım bilemedim iktisat okuyorum ama okuduğum bölümü sevmiyorum ben hep aşçı olmak istedim tercih yaptığımda gelmedi onun yerine iktisat geldi birinci yılımı bitirdim dersleri güzel fakat ben anlamıyorum ve tüm derslerden büte kaldım ilk zamanlar yapabilirim gibi geliyodu meslekleri güzel ama anlayan için daha kolay bi bölüm benim için değil ne kadar çalışırsam çalışayım düşük oluyor notlarım hep bir karar almıştım iktisattan gwçebilirsem bu biraz zor ama puanım onun puanına göre kötü çünkü aşçılığa geçecektim babamla paylaştım bunu istemedi ısrar ettim o da ısrarlı şekilde istemediğini dile getirdi 4yıllık tutturmuşsun niye 2 yıllığa gitmek istiyosun dedi o bölümü istediğimi burda yapamadığımı ve tüm derslerden kaldığımı söyledim kararı değişmedi babam izin vermezse de gidemeyeceğim çünkü bizim ailede hep babamın dediği oluyor ne dersem diyim ikna edemedim çok darlandım 20 yaşındayım hâlâ babam ne derse onu yapmak zorundaymışım gibi davranıyor benim istediğim öeslek bu kendi okumayacak sonuçta ben okuyacağım ne yapacağımı bilmiyorum ağlıyorum sürekli darlandıpım için 2 gün kaldı yapmazsam geöiş için bir sey daha yapamıyorum tamam gelmeyedebilir yaptığımda bunun da bilincindeyim ama şansımı denemek istiyorum aşçılık 950 binlerde benim puanım 1milyon 200lerde gelmesi gerçekten zor ama ihtimal olabileceğini düşündükçe kötü hissediyorum kendimi orda mutlu olacağımı biliyorum babam yüzünden hayallerimi gerçekleştiremiyorum her zaman kendi istediği olsun istiyor ne yapmalıyım

Bu soru 18 Ağustos 2025 18:19 tarihinde hesap silindi tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhabalar,


Yaşadığınız stresi anlıyorum; bu durum pek çok kişi için oldukça zorlayıcı olurdu. İdeallere giden yolda karşımıza çıkan engeller, özellikle otoriteyle çatıştığımızda, oldukça baskılayıcı ve bunaltıcı hissettirebilir. Varoluşçu açıdan bakarsak, her insan kendi hayatının sorumlusudur ve kendi seçimlerinin sonuçlarını üstlenme yetkisi ve sorumluluğu her zaman ona aittir.


20’li yaşların başında olmak, geleceğe dair kaygılar hissetmek ve belirsizlik içinde olmak oldukça doğal. Hayatınızdaki ihtimalleri değerlendiriyor olmanız, yalnızca başkalarını memnun etmek için değil, aynı zamanda kendi mutluluğunuz ve tatmininiz için de önemlidir. Kendi değerlerinizi, arzularınızı ve sınırlarınızı tanımak, hangi yolun sizi gerçekten mutlu edeceğini anlamak bu dönemdeki en kritik süreçlerden biridir. Bu süreç bazen yalnız hissettirebilir ve ağır gelebilir; çünkü farkında olduğunuz sorumluluk, sadece anlık değil, uzun vadeli hayatınızı da şekillendirebilecek kadar önemlidir.


Unutmayın ki, yaşamın anlamını ve yönünü belirleyecek olan kişi sizsiniz; hem lisans hayatınızda hem de ilerideki meslek hayatınızda sizi gerçekten tatmin edecek yolu siz seçeceksiniz. Seçtiğiniz yol, her zaman tam olarak yaşadığınız yol olmayabilir; hayat, bazen farklı deneyimlerle ilerler. Bu, seçimlerinizin geçersiz olduğu anlamına gelmez; kendi kararlarınızı fark ederek ve sahiplenerek ilerlemek, sizi hem bugünkü hem de gelecekteki hayatınızda güçlendirecek bir süreçtir.


Bu sorumluluğu hissetmek, aslında kendi varoluşunuza sahip çıktığınızın bir göstergesidir. Uyumu seçmek de, başka ihtimaller için sorumluluk almak da bir karardır ve her iki durumda da sonuçlarını üstlenmek size kalmıştır. Bu, ağır ve zorlayıcı olabilir; ama aynı zamanda özgürlüğünüzün ve kendi hayatınızı inşa edebilme gücünüzün bir işaretidir.


Böyle hissederken yalnız olmadığınızı unutmayın; çoğu insan, özellikle bu yaşlarda, kendi yolunu seçme sorumluluğunun ağırlığını hisseder. Bu süreç, bir anlamda kendi benliğinizi keşfetme, değerlerinizi ve arzularınızı tanıma fırsatıdır. Kendi seçimlerinizi ve etkileyeceği diğer koşulları fark ederek ve sahiplenerek ilerlediğinizde, kendi hayatınızın gerçek öznesi olma yolunda adım atmış olursunuz.


Kendinizi daralmış, kaygılı ve bazen umutsuz hissetmeniz çok doğal. Ama bu hisler, aslında kendi özgürlüğünüzü ve sorumluluğunuzu fark ettiğinizin, kendi varoluşunuza temas ettiğinizin işaretleridir. Her seçimde ve her deneyimde, kendi yolunuzu inşa etme kapasitenizin farkına varabilirsiniz.


Eğer bu süreçte aklınıza takılanlar olursa, sorularınız olursa ya da yalnızca duygularınızı paylaşmak isterseniz, benimle tekrar iletişime geçebilirsiniz. Bu yolculukta yalnız olmadığınızı bilmeniz önemli.


İyi dileklerimle.

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.