Romantik İlişkiler

Gerçekten seviyor muyum?

Gizli Kullanıcı26 Ağustos 2025 08:14

Merhaba ben 22 yaşında bi kızım. Benim 4 yıllık çok toksik bir ilişkim bitti. İlişkide aldatmalar güvensizlikler çokçaydı ve saygı yoktu. 3 yıl boyunca beraber yaşadık. Daha sonra bu ilişkim bitti ve ben hayatıma birini almak istemezken 2 hafta gibi kısa bi süre sonra hayatıma bana her anlamda çok iyi davranan beni çok seven mutlu etmek için çabalayan çok düşünceli biri girdi. Bana o kadar mükemmel davrandı ki ben onu ilişkiye hazır değilim diye ona da bunu söylememe rağmen hayatımdan çıkaramadım. Bu kişi benim hayatıma giren 2. Kişi yani birinden ayrılınca yeni kişiyle ilişki nasıl olur ne hissedilir duygularımı anlayamıyorum. En çok şunu anlamaya çalışıyorum eski sevgilimde küçük kötü bir şey beni aşırı üzerdi aynı şekilde küçük güzel bir şey de beni aşırı mutlu ederdi sürekli bi heyecan olurdu içimde. Şu anki ilişkimde ise normal mutlu olup normal üzülüyorum aşırı heyecanlanmıyorum. Ama baktığımda onunla vakit geçirmekten keyif alıyorum mutluyum özlüyorum. Aynı zamanda da çok tahammülsüzüm ama. Onu seviyor muyum bu duygularımı uç noktada yaşamam normal mi yoksa sadece bana çok iyi davranıyor diye mi onunla beraberim anlayamıyorum. Duygularımı anlamama yardımcı olursanız çok sevinirim. Şimdiden çok teşekkür ederim.

Bu soru 26 Ağustos 2025 20:17 tarihinde Psikolog Muharrem Çalışkan tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhabalar,

Anlattıklarınızı dikkatle okuduğumda, birkaç duygunun aynı anda sizi zorladığını görüyorum: Uzun ve “toksik” olarak tanımladığınız, aldatma–güvensizlik–saygı eksikliği içeren bir ilişkiyi bitirmiş olmanın yorgunluğu; ayrılıktan kısa süre sonra hayatınıza giren, size iyi davranan biriyle karşılaşmanın yarattığı kafa karışıklığı; önceki ilişkide “küçük şeylere aşırı üzülme/aşırı sevinme” şeklindeki yoğun dalgalanmaların ardından şu anki ilişkide daha “sakin” hissetmenin şaşkınlığı; ve “onu seviyor muyum / sadece bana iyi davranıyor diye mi birlikteyim?” sorusunun gerilimi. Ayrıca “çok tahammülsüzüm” demeniz de günlük etkileşimlerde sabrınızın çabuk tükenebildiğini düşündürüyor. Bu empatik geri bildirimi, tamamen sizin cümlelerinize dayanarak yapıyorum; özellikle “küçük kötü bir şey beni aşırı üzerdi… küçük güzel bir şey de aşırı mutlu ederdi” ve “şu an normal mutlu olup normal üzülüyorum” ifadelerinizden yola çıkarak şimdiki sakinliğin, eski dalgalı düzene kıyasla sizde “yabancı” bir hissiyat uyandırması olasılığını düşünebiliriz.


Anlattıklarınızda eski ilişkinizden ve oradaki yaşadıklarınızdan sıkça bahsettiğinizi fark ettim. Bu oldukça anlaşılır bir durum, çünkü uzun süren ve sizi duygusal olarak yıpratan bir ilişki sonrası zihin, yaşananları tekrar tekrar düşünerek anlamlandırmaya çalışır. Geçmişte yaşanan ihanet, güvensizlik ve saygısızlık gibi olaylar, hem duygusal olarak iz bırakabilir hem de şimdiki ilişkinizde hissettiğiniz duyguları etkileyebilir. Bazen zihnimiz geçmişteki olumsuz deneyimleri hatırlatarak bizi korumaya çalışır, ancak bu durum farkında olmadan yeni ilişkiye yaklaşımınızı da şekillendirebilir.


Önce şunu netleştirelim: Duyguların “şiddeti”, sevginin kanıtı değildir. Güvenli ve saygılı ilişkilerde hisler çoğu zaman daha öngörülebilir ve dalgası daha küçüktür. Bunun “eksik” olduğu anlamına geldiğini düşünmeniz anlaşılır; çünkü zihniniz yakın geçmişte büyük iniş–çıkışlara koşullanmış olabilir. Bunu da yine sizin “eski ilişkide sürekli heyecan” vurgunuza dayandırıyorum.


Duygularınızı anlamaya yardımcı olacak basit ama etkili bir alıştırma önereceğim. Bir hafta boyunca, her gün akşam 5 dakikanızı ayırıp iki kısa paragraf yazın. İlk paragrafta, gün içinde partnerinizle yaşadığınız küçük bir anı somutlayın: ne oldu, siz ne düşündünüz, bedende ne hissettiniz. İkinci paragrafta, şu iki soruyu yanıtlayın: “Bu olayda sevgi/bağ hissini hangi küçük davranışta fark ettim?” ve “Aşırı bir dalgalanma hissetmemem sevgisizliğe mi işaret ediyor, yoksa sakin bir güvene mi?” Böylece duyguyu büyüten otomatik düşünce ile olayın gerçekliği ayrışmaya başlar. Bu düşünce kaydı tekniği ile “duygularımı anlayamıyorum” ifadenize daha geniş bir açıdan somut olarak bakabilmeniz için yardımcı olacağını düşünüyorum.


Sevgi konusunda belirsizlik yaşamanız da anlaşılır. Burada küçük bir davranışsal deney yapabilirsiniz. Bir hafta boyunca her görüşme sonrasında 0–10 arası üç not verin: “Kendimi ne kadar sakin/güvende hissettim?”, “Ne kadar keyif aldım?”, “Onu ne kadar özlüyorum?” Yedinci gün topluca bakın: ortalamalar ne söylüyor? Eğer skorlar düşükse bu, sevgi yok demek değildir; belki temponun size uymadığını veya henüz duyguların olgunlaşması için zamana ihtiyaç olduğunu gösterebilir. Bu deney ile sizin “onunla vakit geçirmekten keyif alıyorum, özlüyorum ama aşırı heyecanlanmıyorum” ifadenize yanıt bulmanız için düşünme alanı açabileceğini düşünüyorum.


Son olarak, kendinize nazik davranın. Zor bir ilişkinin ardından iki hafta içinde farklı bir dinamikle karşılaşmak sinir sisteminiz için hızlı bir geçiştir; uyum zaman alır. Eğer bu belirsizlik gündelik işlevinizi belirgin etkiliyorsa ya da tahammülsüzlük çatışmaları artırıyorsa, bir psikologla düzenli görüşmeler bu süreci yapılandırmanıza yardımcı olur. İsterseniz bize iletişim adreslerimizden ulaşarak aklınızda kalan soruları veya farklı konular için ulaşabilirsiniz.

💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler

1
5 Duyu Farkındalık Taraması
5 duyu farkındalık taraması, duyularınızı aktif şekilde kullanarak zihni anda tutar. Görme, dokunma,...
Farkındalık⏱️ 5 dakika
Psikoloğun Notu: Bu egzersizin size iyi geleceğini düşünüyoruz.
Egzersizi açmak için tıklayın →
2
Küçük Şükür Molası
Küçük şükür molası, gün içinde minnettar olduğunuz anlara bilinçli şekilde odaklanarak pozitif duygu...
Pozitif Psikoloji⏱️ 3 dakika
Psikoloğun Notu: Bu egzersizin size iyi geleceğini düşünüyoruz.
Egzersizi açmak için tıklayın →

Cevaplanmış benzer sorular