Aile

Gerçekten seviyor muyum bilmiyorum.

Gizli Kullanıcı8 Şubat 2026 11:16

Merhabalar 8 ay önce birisi ile ciddi bir ilişki yaşamaya başladım. İlk gördüğüm gün onu çok beğenmedim ama yine de zaman tanımak istedim. Bu şekilde 8 ay geçti her hafta yüzyüze görüşme yaptık arada sırada ona karşı içimde hoşlantı hissediyorum ama bir türlü bu sevgimden emin olamıyorum. Onun yanındayken hala onu yabancı gibi hissediyorum. Mantığıma çok uyuyor o da bana çok değer veriyor ve çok seviyor. Aklım çok karışık onunla devam etmeli miyim. İleride sevgim daha da artar mı böyle mi devam eder bilmiyorum. O bana zaman çok tanımıyor hemen benden evlenmek için cevap bekliyor. Bir taraftan onu onun beni sevdiği gibi sevmeyi çok isterdim. Ama benim sevgim o kadar büyük değil ne yapmalıyım. Şunu düşünmeden edemiyorum ben normal yaşantımda da insanlara çok fazla güvenip hemen sevemiyorum bunun olması için uzun bir süre geçmesi ve ona çok güvenmem gerekiyor. Bu böyle bir şey mi acaba yoksa insan evleneceği adama karşı çabucak bir duygu besler mi

Bu soru 8 Şubat 2026 20:49 tarihinde Psikolog Lara Yelda Aktaş tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba, anlattıkların, birçok insanın uzun ilişkilerde yaşadığı ama yüksek sesle dile getirmekte zorlandığı bir iç çatışmayı yansıtıyor. Bir yanda mantığına uyan, sana değer veren ve seninle bir gelecek kurmak isteyen biri var; diğer yanda ise duygusal olarak tam anlamıyla “orada mıyım?” sorusu. Bu ikisinin aynı anda var olması kafa karıştırıcı olduğu kadar insanı suçlulukla da baş başa bırakabiliyor. Oysa bu kararsızlık, sevgisizliğin değil; kendi duygularını ciddiye almanın bir işareti olabilir.


Burada önemli bir nokta, sevgiyi tek bir duygu gibi düşünmemek. Bazı insanlar için sevgi hızlı ve yoğun başlar; bazıları için ise güven, tanıdıklık ve duygusal yakınlık zamanla oluşur. Senin anlattıkların, ilişkilere temkinli yaklaşan, güven oluşturmadan derin bağ kurmakta zorlanan bir yapıya işaret ediyor olabilir. Bu “eksiklik” ya da “anormallik” değildir. Ancak şu soruyu kendine dürüstçe sorman önemli: Zaman geçtikçe bu ilişkide duygusal yakınlık artıyor mu, yoksa aynı belirsizlik yerinde mi duruyor?


Düşünce–duygu bağlantısına bakarsak, zihninde sıkça şu düşünceler dönüyor olabilir: “Onu sevmem gerekiyor”, “Böyle birini kaybetmemeliyim”, “Belki zamanla olur.” Bu düşünceler baskı yarattığında, duygular doğal akışında gelişmek yerine zorlanır. Sevgi, zorla büyütülebilen bir şey değildir. Aynı zamanda, karşındaki kişinin evlilik konusunda aceleci olması senin iç ritminle uyuşmuyorsa, bu da duygusal mesafeyi artırabilir. Burada mesele onun ne istediğinden çok, senin bu hızda ne hissettiğindir.


Hemen “devam mı, bitiş mi?” gibi büyük bir karar vermek yerine, daha küçük ve net adımlara odaklanmak faydalı olabilir. Örneğin, evlilik beklentisi konusundaki hız farkını açıkça konuşmak, kendine zaman tanımak ve bu süre içinde duygularının yönünü gözlemlemek. Eğer bu ilişkide kendini baskı altında, yabancı ya da sürekli “olması gerekeni” düşünür hâlde buluyorsan, bu senin için önemli bir sinyaldir.


Küçük bir egzersiz önermek isterim:

Bir kâğıdı ikiye böl. Bir tarafa “Bu ilişkide kaldığımda hayatımda neler var?” diğer tarafa “Bu ilişkide kalmazsam hayatımda neler olur?” yaz.

Her iki tarafı da sadece duygusal değil, bedensel ve zihinsel tepkilerinle birlikte değerlendir. Yazarken “olması gereken”i değil, “gerçekte hissettiğini” not etmeye çalış.

Bu egzersiz, kararını netleştirmekten çok, kendi iç sesini duymanı kolaylaştırır.


Son olarak şunu hatırlatmak isterim: Sevgi, başkasının sana sunduğu yoğunlukla ölçülmez; senin iç dünyanda nasıl bir yer kapladığıyla ilgilidir. Kendine zaman tanıman, karşındakini kandırmak değil; hem kendine hem ona karşı dürüst olmaktır. Bu süreçte acele etmek yerine, duygularının doğal seyrine alan açmak en sağlıklı yol olabilir.


Uygun bir alıntıyla bitirmek isterim:

“Bir ilişki, hızla varılacak bir yer değil; birlikte yürünürken hissedilen bir yoldur.”


Umarım yardımcı olabilmişimdir, ihtiyaç halinde benimle iletişime geçebilirsin, sevgiler...


Psikolog Lara Yelda Aktaş

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular