Güven problemimle nasıl başa çıkabilirim
Merhaba. Eşimin de benim de ikinci evliliğimiz. 7 yıllık evliyiz. Benim bir kızım vardı, onun çocuğu yoktu. Eşimden de 2 çocuğumuz oldu. Eşim normalde evine, evliliğine çok bağlı, bizimle vakit geçirmekten hoşlanan biri. Evliliğimizin 6 yılına kadar kıskançlıklarından dolayı aşırı yorulmuştum. Hatta konular boşanmaya gidecek hale gelene kadar beni boğuyordu. Ama ikinci evliliğim ve kızım olduğu hâlde onu baba olarak biliyordu. Kıskançlığı haricinde ele alınacak çok ciddi tartışmalarımız olmazdı.
Neyse… Bu yıl son hamileliğimde çok riskli bir gebelik ve riskli bir doğum sürecim olacağını öğrendik. Eğer son ayımda kanamayla başlayan bir doğum olursa ölüm riskim çok yüksekti. O yüzden donanımlı bir hastanede doğum yapmam gerekiyordu ve bulunduğumuz yerde değil, şehir dışında doğum yapmak zorunda kaldım. Bu süreçte ilk defa oğlumdan ayrı kalacaktım ve bu beni aşırı etkiliyordu. Hastanede annem benim yanımda kaldı, eşim annemin evinde yalnız kaldı.
Ben üzüntüden acil sezaryene alındım, gece 3’te. Neyse ki çok şükür kızım da ben de ameliyattan sağ salim çıktık. Ama benim 12 saatlik ölüm riskim, kanamamdan dolayı devam etti ve bunu da daha sonra atlattık.
Aslında neden bu kadar detaylı anlattığımı şimdi anlayacaksınız. En zoruma giden yer de burası… Eşim vardiyalı sistemde güvenlik olarak çalışıyor. Daha sonra, kırkım çıktıktan sonra, ilk defa başka bir sebepten dolayı güvenim sarsılmıştı ve hiç kurcalamadığım kadar telefonunu kurcaladım. Eşimin zaman zaman, ayda bir ya da iki defa, 2–3 dakikalık porno izlediğiyle karşılaştım. Ben o gün hayatımın şokunu yaşadım.
Özellikle bir insan karısını kıskançlıkları yüzünden 7 sene, her yerde, zaman mekân fark etmeden zehir ediyorsa ve sonra porno izlediği ortaya çıkıyorsa, benim güvenim her şeyim yerle bir oldu. İçimi anlatamıyorum; öyle büyük fırtınalar kopuyor ki içimde, sanki kalbim acıyor.
Özellikle beni hastanede bıraktığı gün annemin evine uyumaya gitmişti. Sözde oradayken bile, eşi ölüm tehlikesindeyken bunları izlemesi bana ihanet gibi hissettirdi. Ben sadece üzüldüğümde bile aklıma seks gelmezken, ölüm tehlikesi olan bir eşin aklına seks nasıl gelir? Benim beynim almıyor.
Benim için en ağırı şu an onunla evli olmam. Boşansaydım rahatlayacaktım sanki, içimi hafifletecektim. Ama 3 çocuğum var ve yeni doğum yapmıştım. Bu konular yüzünden sütüm gitti, çocuklarıma yetemedim. Güvenim gitti, insanlara inancım gitti. Eşime duyduğum güven ve sevgi yerle bir oldu.
Bu konu beni derinden çok sarstı. “Bunu bana nasıl yapar?”, “Ben hak edecek biri miyim?” diye düşünmeye başladım. Kendimde sorun arar oldum, kendimi suçladım, kusur aramaya başladım. Kendimi yetersiz hissediyorum.
Benim öyle abartılacak kıskançlıklarım yoktur ama bu tarz konuları da kabul edecek bir yapıda değilim. O yüzden kendime yediremiyorum. Eğer böyle şeylere ara ara bakan biri olduğunu bilseydim asla evlenmezdim. Benim bir kızım var ve ben ona, kızımla ilgili sonsuz güven verdiği için evlendim. Zaten bir kere ağzım yanmıştı, bu yüzden eş seçiminde çok daha dikkatli davranmıştım.
Eşim çok pişman. Çok ağladı, çok yıprandık. “Bir daha asla yapmam” diyor. “Bu benim dönüm noktamdı. Belki de sana 7 yıl boyunca her şeyi zehir ettim, o 7 yılı sana telafi edeceğim. Senin istediğin gibi bir eş olacağım. Sen bunların hiçbirini hak eden biri değilsin” diyerek defalarca yalvardı, ağladı. Ama tekrar yapar mı bilmiyorum. Hiç güvenmiyorum.
Bu soru 17 Şubat 2026 10:18 tarihinde Klinik Psikolog Şevval Kurnaz Ünyılmaz tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba sevgili danışan,
Senin canın sadece o görüntüler yüzünden yanmıyor. Senin canın, "Ben orada canımla pençeleşirken o nasıl bunu düşünebildi?" sorusu yüzünden yanıyor. İnsan beyni, kriz anlarında bağlanma ve güvenlik arar. Sen hastanede yaşam mücadelesi verirken, eşinin zihnini bu şekilde uyuşturması, sende derin bir değersizlik hissi yaratmış. Sütünün kesilmesi, bedenin bu acıya verdiği bir tepkidir; ruhun o kadar ağır bir darbe almış ki, bedenin beslemeyi durdurmuş.
7 yıl boyunca seni aşırı kıskanması aslında şimdi daha anlamlı bir yere oturuyor olabilir. Psikolojide bazen yansıtma dediğimiz bir durum vardır; kişi kendi içindeki dürtüleri veya zayıflıkları partnerine yansıtır. Seni kısıtlaması, aslında kendi zihnindeki kontrolsüz alanların yarattığı suçluluktan veya güvensizlikten kaynaklanmış olabilir. "Ben bakıyorsam, o da bakabilir veya bakılıyordur" gibi çarpık bir mantık, onun kıskançlıklarını beslemiş olabilir. Bu, senin suçun değil; onun kendi içsel çatışmasıdır.
Lütfen dur ve kendine şunu söyle: Bu olayın senin güzelliğinle, yeterliliğinle veya kadınlığınla hiçbir ilgisi yok. Bu, eşinin stresle, yalnızlıkla veya boşlukla başa çıkma konusundaki normal olmayan yöntemidir. Senin ölüm riskinin olduğu o gece, o muhtemelen hissettiği korku ve gerilimle baş edemedi ve beynindeki o ilkel kaçış düğmesine bastı. Bu onun duygusal olgunlaşmamışlığıdır, senin eksikliğin değil. Dünyanın en mükemmel kadını da olsan, bu sorunu yaşayan bir erkek bunu yine yapacaktır.
Şu an hissettiğin öfke, tiksinti ve hayal kırıklığı çok normal. Eşinin ağlaması veya pişman olması senin acını hemen dindirmek zorunda değil. Kendine "Hemen affetmeliyim" baskısı kurma. Bu bir güven inşasıdır ve inşaat, yıkımdan çok daha yavaş ilerler.
"7 yılı telafi edeceğim" demesi güzel bir niyet ama yeterli değil. Güvenin geri gelmesi için eşinin sadece pornodan uzak durması yetmez; o kıskançlıkların bitmesi, sana karşı şeffaf olması ve senin bu yaranı her sızladığında sabırla sarması gerekir.
Birinci evliliğinde ağzın yanmış olabilir, bu yüzden bu evlilikte çok titiz davranmış olabilirsin. Ama unutma; hiç kimse bir başkasının zihninin içindekileri %100 bilemez. Sen hata yapmadın, sen güvendin. Güvenmek bir erdemdir, güveni boşa çıkarmak ise karşı tarafın sorunudur.
çocuk ve yeni bir bebekle bu yükü tek başına omuzlamak seni daha çok yıpratır. Eğer imkanın varsa, bu süreci bir aile terapistiyle yönetmek, eşinin bu davranışının altındaki gerçek sebebi anlamasına ve senin de özsaygını geri kazanmana yardımcı olabilir.
Şu an hissettiğin o "boşansaydım hafiflerdim" düşüncesi, aslında yaşadığın ağır hayal kırıklığından kaçma isteği. Ama sen çocuklarınla yeni bir hayatın başındasın. Eşinin bu pişmanlığı bir dönüm noktası olabilir mi, yoksa sadece yakalanmış olmanın verdiği bir panik mi? Bunu zaman ve onun tutarlılığı gösterecek.
Kendine biraz zaman tanı; şu an en büyük önceliğin senin ruh sağlığın ve çocukların. Eşinin seni ikna etmek için daha çok yolu var. Sen sadece izle ve kendi iç sesini dinle. O ses sana ne zaman tamam derse, o zaman ferahlarsın.
O kadar güzel içimi aydınlattıki çok beğendim içim bi nebzede olsa rahatladı çok teşekkür ediyorum.
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.
Yorumlar
Gizli Kullanıcı
Çok teşekkür ediyorum yazdıgınız için. İçim bir nebzede olsa rahatladı sayenizde. Ben kendimide suçluyordum çünkü. Ama çok korkuyorum affetttikçe sanki daha büyük daha farklı şeylerle gelecek diye içim ürperiyor .O güven duygusunu bende komple bitirdi. Eşime asla güvenmiyorum güvenmekte içimden gelmiyor zaten. Veya ona inanma duygumu yitirdim ben. Sıkıştığı an yalana itiyor kendini ben doğrusundan emin olduğum şeylerde bildiğimi bildiği konularda doğrusunu duyabilirim ondan heleki böyle kadın konularında asla dürüstlüğü seçmez gerekirse yemin eder. aslında benim için yemn etmek ıspatlamasından bile daha önde gelir. ama eşim yemin ederse inanmam. Çünkü boşancaz kavgalar çok büyüyecek diye doğruluk payı olmasada yemin eder. Ama ben başkasından duyacağıma veya ben sorduğumda yalan söyleyip ben doğrusunu kendi imkanlarımla buluyorsam daha cok deliriyorum kendi dürüst olmayı seçse belkide bu kadar güvensiz olmayacaktm. Beni bugüne kadar hep kısıtladı sürekli gözleri üstümdeydi ailemden bile kıskanıyordu. Şimdi bu şekilde böyle yaşatan bir adam nasıl olurda sürekli bana yanlış yapar hiç anlamış değilim. Erkekleri anlayacağımıda düşünmüyorum açıkçası. Çok merak ediyorum bu yaşatılanları bir kadın yapsa neler olurdu. Veyada tek erkeklerde mi var stres anını yönetemediklrinde kendilerini rahatlatma yolu. Kadınlar stres anında morallleri bozukken cinsellik hayal etmezler veya böyle şeylerle uğraşmazlar moral bozuklukları rutin hayatını bile etkiler. bir erkekler mi etkilenmiyor anlamıyorum. Veya etkileri seks mi
10 Mart 2026 04:51Uzm. Kl. Psk. Şevval Kurnaz Ünyılmaz
Öncelikle rica ederim ve değerli görüşünüz için ben teşekkür ederim. Size daha iyi yardımcı olabilmem adına yorumunuzu bir soru olarak bana yönlendirirseniz daha net sizlere dönüş sağlayabilirim. Paragraf içerisinde ''soruyu şevval kurnaz ünyılmaz cevaplayabilir mi?'' şeklinde bir şey yazarsanız size yardımcı olmak isterim.
10 Mart 2026 21:30