Hamilelikten korkmamak için ne yapmam gerek
Merhaba ben beş yıllık evliyim çocuk istiyorum ama halimlelikten o kadar korkuyorum ki cesaret edemiyorum nişanlılık sürecinde bir depresyon atlattım çocuk getirme düşüncesi benim travmami tetikliyor, bana çok stresli kaygılı geliyor. Hamile kalırsam uykusuzluktan ve depresyon geçirmekten korkuyorum evliliğimin ilk yıllarında bu korku daha derinde gittikçe hafifliyor acaba birkaç yıl daha beklemek korkuyu bitirir mi? ne yapmam gerekiyor bana yardımcı olur musunuz.
Bu soru 26 Mart 2026 10:12 tarihinde Psikolog Ecem Bakıner tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba sevgili danışan,
Yazdıklarınızdan ne kadar korktuğunuzu ve strese girdiğinizi tahmin edebiliyorum.. özellikle nişanlılıkta zor bir zaman geçirdikten sonra, bu fikir daha korkutucu bir hale gelmiş olabilir.. şu anda da bu sebeple toparlanmaya çalışıyorsunuz, ve zihniniz de sizi korumaya çalışıyor gibi görünütor..
Öncelikle, kısa bir bilgi olarak şunu eklemek isterim; geçmişte yaşanan zorlayıcı deneyimler, özellikle depresyon gibi süreçler, benzer durumlarla karşılaşma ihtimalinde zihnimizde bir tür “alarm sistemi” oluşturabilir.. yani şu an yaşadığınız korku aslında bir zayıflık değil, zihninizin sizi yeniden aynı zorluğu yaşamaktan koruma çabası olabilir.. ancak bu alarm bazen gerçek riskten daha yüksek çalışabilir ve henüz yaşanmamış durumları da tehlikeli gibi algılamamıza neden olabilir..
Burada kendinize soracağınız en önemli sorulardan biri, "hamilelikte beni en çok ne korkutuyor olabilir? Hamilelik söz konusu olduğunda aklıma gelen ilk şey ne oluyor?" Bu konudaki stresli ve kaygılı hissetmemin altında neler yatıyor olabilir?" Örneğin, tanıdığınız birinin stresli veya zor bir hamilelik yaşamış olması, uykusuzlukla baş edememe korkusu ya da sizin içinizde depresyonun tekrar edebileceğine dair bir endişe gibi birçok sebep olabilir. Aslında burada önce bu sebeplere bakmak, bu durumun sizde oluşturduğu bakış açısı ve duyguları anlamanıza daha çok yardımcı olacaktır.
“Birkaç yıl daha beklemek bu korkuyu bitirir mi?” diye sorduğunuz soruya da şunu söyleyebilirim ki, zaman bazen yardımcı olur ama tek başına her zaman çözmez. Eğer bu korku, geçmiş depresyon deneyiminizle bağlantılıysa, üzerine konuşulmadıkça, anlaşılmadıkça sadece şekil değiştirebilir. Yani beklemek yerine, o bekleme süresini biraz da bu konuyu çalışmaya ayırmak daha işlevsel olabilir.
Özellikle çevrenizde bu konuyu konuşabileceğiniz biri varsa, özellikle eşiniz ile bu kararı birlikte ele aldığınızda, bu konuyu onunla daha net konuşup, birlikte neyi isteyip, neyden korktuğunuzu, duygu ve düşüncelerinizi paylaşabilirseniz ve neler hissettiğinizi birlikte konuşabilirseniz bu oldukça yardımcı olacaktır. Bu süreci birlikte konuşmak, yükün sadece sizde olmadığını hissettirebilir.
Bunun yanında, küçük bir egzersiz de önermek isterim, dilerseniz tek başınıza da, eşinizle birlikte de uygulayabilirsiniz: Bir kâğıda iki başlık açın: “Çocuk istersem aklıma gelen korkular” ve “Çocuk istersem aklıma gelen güzel ihtimaller”. Korkular kısmına en uç, en karanlık düşüncelerinizi bile yazın. Sonra her korkunun yanına, “Bu olursa ne yapabilirim, kimlerden destek alabilirim?” diye küçük notlar ekleyin. Bu, zihninizdeki “tamamen çaresizim” hissini biraz yumuşatır. Özellikle partnerinizle denerken korkuları birlikte konuşmak, bu korkulara nasıl çözüm bulabileceğinizi birlikte keşfetmek daha yararlı olacaktır.
Son olarak şunları söylemek isterim ki, hem kendinizi, hem eşinizi ve ailenizi korumaya çalışıyor olabilirsiniz, bu oldukça doğaldır. Ancak, çocuk tek başınıza almanız gereken bir sorumluluk değildir. Bu eşinizle birlikte ortak karar vereceğiniz, birlikte bir süreç yürüteceğiniz bir süreçtir. Bu sebeple asla yalnız olmadığınızı tekrardan hatırlatmak isterim.
Siz de zor bir dönemden geçmiş ve geçiyor olabilirsiniz, bu dönemi “kendimi hazırlama ve tanıma süreci” olarak düşünebilirsiniz. Hazır hissetmediğiniz hiçbir adımı atmak zorunda değilsiniz; ama bu korkuların farkına varmak ve gerekirse destek almak, ileride vereceğiniz kararı çok daha içi rahat bir yerden vermenize yardımcı olacaktır. Unutmayın, bu süreçte yalnız değilsiniz.
Tekrardan destek almak istediğiniz herhangi bir konu olursa profilimden veya buradan yazarak bana ulaşabilirsiniz.
Sevgiyle Kalın,
Psikolog Ecem Bakıner
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.