Romantik İlişkiler

Hayatım nereye gidiyor?

nalin17 Aralık 2025 01:04

Merhaba. 28 yaşındayım, 15 gün sonra 29 olacağım galiba inanamıyorum korkunç geliyor. Hayatım nereye gidiyor inanamiyorum. Ne bir aşk var hayatımda ne bir iş, ne mesleğimi elime alabildim ne de aşkıma sahip çıkabildim. Hayatım ellerimden akip gidiyor gibi hissediyorum. Neye elimi atsam kuruyor sanki. Bir insan bu kadar mı şanssız olur allahım. Sadece biraz sans istiyorum. 1 sene önce 2 senelik ilişkimden ayrıldım buraya da yazmıştım yine. Severek ayrıldım ilişkimiz ciddiye evrilmiyor diye. Pişman değilim ama benden daha beter olup Israrla ayrılmayan arkadaşlarımı gördükçe sinirleniyorum bi ben mi salagim beni oyalayan adamdan ayrıldım bu kadınların hiç mi gururu onuru yok diye sinirleniyorum ve bazen pişman oluyorum keşke bende ilişkide durup kendimi kandirsaydim. Eğer ilişkimize sahip çıksaydı devam ederdim fakat ayrılalım senin niyetin ciddi değil benle o ışığı sende görmüyorum dedikten sonra hiçbir şey demediği için bir senedir ne ben döndüm ne de o.ben mesleğimi yapmak istiyorum. Onun için çabalıyorum fakat hayat benim için öyle yavaş ilerliyor ki.canım çok yanıyor bazen allahim diyorum insanlar hemen her şeyin sahibi oluyor ben neden bu kadar emek harcamak zorundayım bi şeyi de bana hediye et evet emek olmadan yemek olmaz ama bu kadar da ugrastirilmaz ki insan. Bende insanım bende can’im!

Bu soru 21 Aralık 2025 07:44 tarihinde Psikolog Seçil Orhun tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

28 yaşında olduğunuzu, hayatınızın birçok alanında zorluklarla mücadele ettiğinizi paylaşıyorsunuz. Aşk hayatınızda ve iş yaşamınızda yaşadığınız problemler sizi derinden üzmüş gibi görünüyor. “Neye elimi atsam kuruyor sanki, bir insan bu kadar mı şanssız olur?” Bu cümle biraz hüsran biraz hayal kırıklığı barındırsa da bütünüyle umutsuz bir cümle gibi görünüyor. Bu cümleyi nasıl hafifletebilirsiniz biraz buna bakalım.

Daha önce sevdiğiniz bir ilişkiden, evlilik yönünde ilerlemediği için ayrıldığınızı belirtmişsiniz. Bunu yazarken acı çektiğinizi hissediyorum; fakat aynı zamanda burada kendinizle gurur duymanız gereken çok önemli bir nokta var. Ciddi bir ilişki beklentiniz varken, sizi bu yönde beslemeyen bir bağda kalmamayı seçmişsiniz. Üzülmeyi göze alarak kendinizi korumayı tercih etmişsiniz. Bu, herkesin yapabildiği bir şey değil.

Zaman zaman üzüntünüzün ağır bastığını söylüyorsunuz; özellikle de arkadaşlarınızın daha sağlıksız ilişkilerde bile kalmayı tercih etmeleriyle kendinizi kıyasladığınızda. Ancak unutmayın, bu bir tercihtir sevgili danışan. Siz kendi değerinizi bildiğiniz için, kendinizi daha güzel ve güvenli bir ilişki içinde görmeyi hak ettiğinize inandığınız için, geleceği olmayan bir ilişkiyi sonlandırdınız. Üstelik karşı tarafın bu konuda ısrarcı olmaması ve ilişkiyi onarmaya çalışmaması, aslında kararınızın ne kadar yerinde olduğunu da gösteriyor. Bu nedenle, tereddüt ettiğiniz anlarda kendinize bunları hatırlatmanızı isterim.

Kendinizi zaman zaman “şanssız” ya da “eksik” biri gibi tanımladığınız anlara geri dönelim. Bu noktada, kendinizle kurduğunuz dili biraz daha şefkatli ve anlayışlı hâle getirmenizi önermek isterim. İç sesiniz, sizi yargılayan değil; destekleyen bir ses olsun.

Diğer taraftan, ne kadar çabalasanız da hayatın sizin için yavaş aktığını, bunun canınızı çok yaktığını söylüyorsunuz. Çok emek harcadığınız hâlde karşılığını hemen alamamak insanı içten içe yorabilir. Ancak herkesin hayat yolculuğu farklıdır. Sizin hikâyenizde belki de sınırları zorlamak, potansiyelinizi ortaya çıkarmak için diğerlerinden biraz daha fazla emek vermek vardır. İçinizdeki cevheri ortaya çıkarmak bazen ürkütücü de gelebilir.

Bu yüzden sizi biraz daha kendinize dönmeye, kendinizi dinlemeye; hatta mümkünse yazmaya davet etmek isterim.

“Mesleğimi yapmak istiyorum” diyorsunuz; mesleğinizin ne olduğunu bilmiyorum ama Türkiye koşullarında bir mesleği icra edebilmenin gerçekten ciddi bir emek gerektirdiğini söyleyebilirim. Belki KPSS süreci var, belki özel sektör sizi korkutuyor. Ancak daha fazla ertelemeden, “Kaybedecek neyim var ki?” diyerek herhangi bir yerden başlamanızı öneririm.

“Artık emek harcamak istemiyorum” diyorsunuz. Tamda içinde bulunduğunuz yaşların cümleleri böyle düşünmeniz çok normal. Bunu bilmenizi isterin ki bazı emekler hemen değil, bazen yıllar sonra meyvesini verir. Siz yine de emek vermeye devam edin. Bugün yeniden küçük bir adım atın. Çünkü hayat, emek verdikçe anlamlı ve yaşanır hâle geliyor.

Hayatın sizin için yavaş aktığı hissi adalet duygunuzu zedeliyor olabilir başkaları ile karşılaştırmaya itiyor olabilir sorunun sizde olduğunu hissettiriyor olabilir bunlar çok olağan. lütfen bir kağıda öncelikle içinizdeki öfkeyi boşaltacak şekilde kusarcasına yazın ve bu kağıdı yırtıp atın. Ve daha sonra nasıl bir hayat istediğinizi neler istediğinizi büyük harflerle yazın. Kendinize iyi bakın sevgili danışan. Öylesine değil ciddi manada aynanın karşısına geçin ve kendinize gülümseyerek iyilikler ile bakın :)

Psk. Seçil Orhun





💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler

1
Küçük Şükür Molası
Küçük şükür molası, gün içinde minnettar olduğunuz anlara bilinçli şekilde odaklanarak pozitif duygu...
Pozitif Psikoloji⏱️ 3 dakika
Psikoloğun Notu: Bu egzersizin size iyi geleceğini düşünüyoruz.
Egzersizi açmak için tıklayın →

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular