Hayatımda hiç aşık olmadım
23 yaşındayım hayatımda flörtüm hariç 15 günlük konuştuğum hariç başka erkek olmadı ailem bu durumdan şikayetçi olması gereken sevgilin diyorlar annem sürekli neden hayatında biri yok diyor ben de bunu sorguluyorum hiç aşık olmadım ve erkeklerden bazen uzak duruyorum nedense bunu bilmiyorum bu durum içinde bazen tatsız şeyler diyorlar benim için üzülüyorum bu büyük bir sorun mu hissedemiyorum açıkası yardıma ihtiyacım var
Bu soru 1 Mayıs 2026 19:29 tarihinde Psikolog Ecem Bakıner tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba sevgili danışan,
Yazdıklarınızdan bu durumun sizde ne kadar kafa karışıklığı yarattığını ve kendinizi zaman zaman ne kadar yoğun bir şekilde sorguladığınızı anlayabiliyorum. Özellikle çevrenizden gelen yorumların bu sorgulamayı daha da artırmış olabileceğini ve sizi “bende büyük bir sorun mu var?” noktasına kadar getirmiş olabileceğini hissediyorum. Bu da aslında, içinde bulunduğunuz durumu anlamlandırmaya çalışan bir yerde olduğunuzu gösteriyor. Öncelikle bu durumu birlikte biraz daha anlamaya çalışmak isterim. 23 yaşındasınız ve bu zamana kadar hayatınızda bir ilişki olmamış olması, tek başına bir sorun olduğu anlamına gelmez. Aşık olmak çoğu zaman yaşa bağlı bir süreç değildir; kimi insan çok erken yaşlarda bu duyguyu yaşarken, kimi insan için bu süreç daha geç gelişebilir. Yani burada odaklanılması gereken şey, bu yaşa kadar aşık olmamış olmanızdan çok, bunun altında sizin için neyin etkili olabileceğini anlamak olabilir.
Özellikle iki nokta dikkat çekiyor: “erkeklerden bazen uzak duruyorum ama nedenini bilmiyorum” demeniz ve “hissedemiyorum” ifadeniz. Bu iki durum çoğu zaman birbiriyle bağlantılı olabilir. Bazen insanın zihni, ilişkileri farkında olmadan “riskli” olarak kodlayabilir. İncinmek, reddedilmek, eleştirilmek ya da kontrol kaybı yaşamak gibi ihtimaller, kişi farkında olmadan bir mesafe koymasına neden olabilir. Yani siz bilinçli olarak böyle bir karar vermeseniz bile, içinizde bir taraf sizi korumaya çalışıyor olabilir. Bu da çoğu zaman bir eksiklikten çok, bir korunma biçimi olarak karşımıza çıkar. Bazen de yakınlık kurma konusunda yaşanan tereddütler ya da çevrede gözlemlenen olumsuz ilişki örnekleri, bu geri çekilme hissini güçlendirebilir.
Bu noktada, ilişkiler konusundaki bakış açınızı biraz daha anlamak önemli olabilir. Çocukluktan itibaren evde ilişkiler, aşk ya da erkekler hakkında nasıl konuşulurdu? Daha çok uyarı ve eleştiri içeren bir dil mi hakimdi, yoksa daha güven verici bir yaklaşım mı vardı? Çevrenizde gördüğünüz ilişkiler size güven mi veriyor, yoksa “ben böyle bir şeyin içinde olmak istemem” duygusunu mu daha çok uyandırıyor? Biri size ilgi gösterdiğinde içinizden ilk geçen duygu ne oluyor; merak mı, tedirginlik mi, sıkılma mı yoksa geri çekilme isteği mi? Bu sorulara vereceğiniz cevaplar, aslında hissettiğiniz bu uzaklık ve hissedememe halini anlamlandırmada önemli ipuçları verebilir.
Bununla birlikte şunu da söylemek isterim: Bazen mesele “hissedememek” değil, henüz sizi gerçekten duygusal olarak harekete geçirecek bir bağın oluşmamış olması da olabilir. Yani bu durum, sizin duygusal olarak yetersiz olduğunuz anlamına gelmez; belki de henüz sizinle uyumlu, sizi açabilecek bir deneyim yaşanmamıştır. Bu yüzden kendinize “bende bir sorun mu var?” diye sormak yerine, “ben nasıl bir ilişkiye hazırım, nasıl bir ilişki istiyorum, ne beni yakınlaştırıyor ne uzaklaştırıyor?” diye bakmak, kendinize daha şefkatli bir yerden yaklaşmanızı sağlayabilir.
Ailenizin söylediklerinin sizi üzdüğünü de hissediyorum. Sürekli bu konunun gündeme gelmesi, ister istemez üzerinizde bir baskı yaratıyor olabilir. Bu noktada, kendinizi koruyacak küçük bir sınır koymak iyi gelebilir. Onlara yavaşça şunu söylemeyi deneyebilirsiniz: “Ben de kendimi tanımaya çalışıyorum. Zorla birini hayatıma almak istemiyorum. Hazır hissettiğimde bir ilişki kurmak istiyorum. Baskı hissettiğimde daha da geri çekiliyorum.” Bu tür bir ifade, hem sizi koruyabilir hem de onların sizi biraz daha anlamasına yardımcı olabilir.
Son olarak şunu da eklemek isterim: Yaşadığınız bu durum anlaşılabilir, tek başına bir problem olarak görülmesi gereken bir durum değil ve üzerinde çalışılabilir bir süreçtir. Bu hisler çoğu zaman çok anlamlı bir geçmişe dayanır ve fark edildikçe, anlaşılmaya başladıkça dönüşmeye de başlar.
Tekrardan danışmak, sormak istediğiniz bir konu olursa, profilimden veya buradan ulaşabilirsiniz.
Sevgiyle Kalın
Psikolog Ecem Bakıner
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.