Kaygı

Hayatımı etkileyen kaygıyı nasıl aşabilirim?

Gizli Kullanıcı9 Mart 2026 18:21

Merhabalar, kaygılı biri olmam hayatımı gerçekten çok fazla etkiliyor ve günlük yaşantıma devam etmekte zorlanıyorum. Kaygı bazen bir anda bastırıyor ve nefes almakta güçlük çekiyorum. Böyle anlarda etrafımdaki herkesten ve her şeyden uzaklaşıp bir kenara çekilerek nefes alışverişimi düzenlemem gerekiyor.

Kaygılı biri olmamın ailemden kaynaklandığını düşünüyorum. Baskı ve travmalarla büyüyen bir çocuktum. İhtiyaçlarım bile bana yük gibi hissettiriliyordu. Bu yüzden çok sessizleşen, içine kapanan ve ihtiyaçlarını ancak çok zor durumda kaldığında karşılayabilen bir çocuk olarak büyüdüm.

Büyüdükçe içimde aileme karşı kin, nefret ve öfke oluşmaya başladı. Onlara karşı artık sevgi hissedemiyor, duygusal olarak uzaklaşıyordum. Zamanla onlara karşı duygusal teması neredeyse tamamen kaybettim.

Sonra aşık oldum. Özgüvensizdim ve onu kaybetmemek için her şeyi yapabilecek bir haldeydim. Bu dönemin ardından ağır bir depresyon süreci yaşadım. O karanlıktan beni kimse çıkaramazdı; bunu ancak ben başarabilirdim. Aylarca yataktan kalkamayacak haldeydim, vücut direncim çok düşüktü.

Daha sonra toparlanmaya ve kendime odaklanmaya başladım. Kişisel gelişimle ilgilendim, psikoloji okumaya ve araştırmaya başladım. İlk defa kendimi anlaşılmış hissettim. Daha önce herkes tarafından aşağılanarak veya hakaret edilerek anlatılan davranışlarımın aslında bir nedeni olduğunu fark ettim ve bu beni çok mutlu etti.

Fakat bir süre sonra varoluşsal sorgulamalar yaşamaya başladım. Yaşadığım hayat ve zihnimde dönen düşünceler yaşıma göre çok ağır geliyordu. İçimde kendimle bir savaş verirken herkesi affetmeye çalışıyordum, iyileşmeye çalışıyordum. Ama önce kendimi affetmem gerektiğini fark ettim.

Çocukken beni vicdansızca azarlayan ve yargılayan o iç sesi zihnimden çıkarıp yerine daha şefkatli ve destekleyici bir iç ses koymaya çalıştım. Bunu başardım ama hiç kolay değildi. Kimse bunun ne kadar zor olduğunu bilemez.

Şimdi kendini seven, hayatı, hayvanları, nefes almayı, yürümeyi, sakin bir insan olmayı ve gülümsemeyi seven biriyim. Sınırlarımı çok net koyabilen birine dönüştüm. Ancak kaygıyı bir türlü tamamen yenemiyorum. Üzerine gitmeye çalışıyorum, kendime aslında ortada bir tehlike olmadığını anlatıyorum ama yine de tedirginlik ve korku tüm bedenimi sarıyor.

Bir başka konuya daha değinmek istiyorum; belki bu da kaygıyla ilgilidir. Bazen vücudumu anlam veremediğim bir titreme sarıyor. Örneğin bugün eski erkek arkadaşımla karşılaştım ve onun yanında sürekli titriyordum. Biriyle tartıştığımda veya sinirlendiğimde de benzer bir şey yaşıyorum. İçimdeki öfkeyi ifade etmiş, bağırmış veya söylemek istediklerimi söylemiş olsam bile sonrasında titreme devam edebiliyor. Üşümüyorum ama vücudum titriyor.

Güvendiğim insanlara bunu anlattığımda onlar da şaşırıyor ve pek anlam veremiyorlar.

Asıl konuma dönecek olursam; kaygı özellikle anksiyetesi yüksek insanların yanında daha çok artıyor. Böyle durumlarda hemen ortamdan uzaklaşıp nefesimi düzenlemek ve kendimi dengelemek istiyorum. Bunu nasıl aşabilirim?

Bu soru 14 Mart 2026 17:03 tarihinde Psikolog Hamide Güven tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba,


Yazdıklarınızı dikkatle okuyunca iki şey çok net görünüyor: Birincisi uzun yıllar baskı ve duygusal zorlanma içinde büyümüş bir çocukluk, ikincisi ise buna rağmen kendini anlamak ve iyileştirmek için ciddi bir çaba gösteren bir yetişkin. Kendiniz üzerine düşünmeniz, iç sesinizi dönüştürmeye çalışmanız ve sınırlar koyabilmeniz aslında psikolojik olarak oldukça güçlü bir gelişimdir.


Yaşadığınız kaygı ve bedensel tepkiler büyük ölçüde bedenin öğrenilmiş alarm sistemi ile ilgili görünüyor. Uzun süre baskı, eleştiri veya duygusal tehdit içinde büyüyen kişilerde sinir sistemi dünyayı daha tehlikeli algılamaya eğilimli olabilir. Yani zihniniz “tehlike yok” dese bile bedeniniz bazen hâlâ eski alarm düzeniyle çalışabilir. Kaygının bir anda bastırması, nefesin daralması, ortamdan uzaklaşma ihtiyacı bu sistemin tipik tepkileridir.


Karşılaşma veya tartışma sonrası yaşadığınız titreme de aslında oldukça bilinen bir fizyolojik tepkidir. Kaygı veya yoğun duygular sırasında vücut “savaş ya da kaç” tepkisine geçer. Adrenalin yükselir, kaslar gerilir ve beden enerji üretir. O durum bittikten sonra sinir sistemi bu enerjiyi boşaltmaya çalışırken titreme görülebilir. Bu durum çoğu zaman tehlikeli değildir; aksine bedenin gerilimi boşaltma yollarından biridir.


Kaygının özellikle kaygılı insanların yanında artması da çok anlaşılır. İnsan sinir sistemi duygusal olarak bulaşıcıdır; çevremizdeki gerginliği bedenimiz otomatik olarak algılayabilir. Bu yüzden ortamdan kısa süreli uzaklaşıp nefesi düzenleme ihtiyacınız aslında sağlıklı bir öz düzenleme davranışıdır.


Ancak kaygının tamamen “yok olması” çoğu zaman gerçekçi bir hedef değildir. Psikolojik çalışmalarda amaç genellikle kaygıyı sıfırlamak değil, bedenin alarm sistemini yeniden eğitmek ve kaygı geldiğinde onunla yaşayabilme kapasitesini artırmaktır. Bunun için birkaç yaklaşım yardımcı olabilir:


  1. Bedensel regülasyon: Yavaş ve uzun nefesler, yürüyüş, beden hareketleri sinir sistemini sakinleştirir.
  2. Duyguyu bastırmak yerine tanımak: “Şu anda bedenim alarm veriyor ama gerçek bir tehlike yok” diyebilmek.
  3. Kaygıyı tolere etme pratiği: Kaygı geldiğinde hemen kaçmak yerine küçük sürelerle onun içinde kalmayı öğrenmek.
  4. Terapi: Çocukluk deneyimlerinin bedende bıraktığı izleri çalışmak.


Bu noktada bir psikologla çalışmak özellikle faydalı olabilir. Travma ve kaygı üzerine çalışan yaklaşımlar sinir sisteminin bu aşırı alarm durumunu zamanla sakinleştirmeye yardımcı olabilir.

Son olarak şunu söylemek isterim: Yazdıklarınız “yaşamayı öğrenememiş” birinden çok, yaşamayı yeniden öğrenmeye çalışan ve bu konuda ciddi bir yol kat etmiş birinin hikâyesine benziyor.


Kaygının hâlâ zaman zaman ortaya çıkması, yaptığınız bütün iyileşme çabasını değersiz kılmaz. Bu süreç çoğu insan için katman katman ilerler. Zihniniz büyük ölçüde değişmiş gibi görünüyor; şimdi sıra yavaş yavaş bedenin de güveni yeniden öğrenmesinde olabilir.


Umarım yazdıklarım sizin için faydalı olur. Bana başka sorunuz olursa cevaplamak için burada olacağım. Soru kısmında adımı geçirerek yeni bir soru oluşturabilirsiniz. Görüşmek üzere.


Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Yorumlar

Gizli Kullanıcı

Bu yoğun kaygidan sonra yaşadığım yorgunluk ve tükenmişlik hissi var bide böyle sanki depresyona çok yakınmışım gibi hissediyorum ama hiçte istemiyorum ama yorgunum da yanii ve fiziksel olarak ne de mental olarak birsey yapamıyordum bu süreci bastırmadan yazarak kendi kendime konuşarak halletmeye çalıştım bazen böyle çok gülüyorum hiç komik bise yoktur aslında normalde gülmeyecegim şeylere kahkahalarla gülüyorum ve etrafımdakiler de şaşırıyor aslında güleç bi insanım ama stres altındayken ya da tukenmisken sinirliyken de gülebiliyorum çok sinirliyim ama birden gülüyorum mesella bazen de anlattigim gibi kötü zor bi süreç atlatmissam sonrasında yeni toparlanmaya başladığımda çok gülmeye başlıyorum

15 Mart 2026 10:22
Psk. Hamide Güven

Tekrardan merhaba, yazdıklarınızı okudum. Size daha detaylı cevap verebilmem açısından yeni bir soru oluşturup bu yazdıklarınızı oraya ekleyebilir misiniz? Yorumlar üzerinden ilerlemektense daha detaylı ve anlaşılır bir cevap sunabilmek istiyorum size. Eğer yeni bir soru oluştursanız sorunun bana olduğunu da başlıkta belirtmenizi isteyeceğim sizden. Hamide Güven cevaplayabilir mi? gibi. Sorunuzu bekliyor olacağım. Görüşmek üzere..

15 Mart 2026 17:10

Cevaplanmış benzer sorular