hayatımı sıfırdan kurmak çok korkutucu geliyor
Merhaba 3 sene önce bir ilişki yaşadım çok farklılıklar çok hatalar vardı beni başta yarabandı olarak kullandı. her seferinde uyum sağladım karşımdaki insan kendini hiç düzeltmedi. 1 sene sonra Sonra uzaktan şarkılar paylaşarak çok sevdiğini haykırmaya başladı ortak arkadaşlar aracalığıyla benim de paylaşılarımı ona gönderdiler. Ama ne bir dönüş ne bir açıklama vardı. Ben hayatıma devam ettim. Ama dönmediğim için beni başkasıyla oldu ondan dönmedi şeklinde suçlamaya başladı. Onu aradım ama doğru olan bu dedi. Hayatıma devam ettim. O da devam etti. Hatta o bu düşünceyle sürekli ortamlarda insanlarla tanışarak devam etti. Bense 3 senedir psikolojik olarak kendimi bu durumdan kurtarmaya uğraştım çabaladım olmadı. Şimdi beni suçlayarak bu yüzden dönmediğini dile getiren paylaşımlar yapıyor ama kendisinin yaptığı en ufak şey yok. Şarkılar üzerinden her şeyi dile getiriyor ama arayan bile bendim. Hakkımda böyle düşünmesin diye açıklama yapasım geliyor ama çok yorgunum. Benim üzgün olduğumu bildiği için de iyice üzerime oynuyor. Kendimi açıklamaktan yoruldum. Hiçbir zaman sorumluluk alıp gerçekten yanımda olmayan birisine artık kendimi açıklamak fedakarlıklar yapmak istemiyorum. Ama hayatımı sıfırdan kurmak çok korkutucu geliyor 30 yaşındayım. Resmen 3 senedir yaşadıklarımdan dolayı kendi kaygılarımdan dolayı aşamıyorum düzelir diye çabalamak istiyorum ama bunu yapan ben olmak istemiyorum artık. Yapmadığım için de suçluluk duyuyorum. Sıfırdan başlarsam yine olduğum yeri sevmezsemdiye
Bu soru 11 Şubat 2026 23:02 tarihinde Psikolog Büşra Nur Arslan tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba sevgili danışan,
Yaşadığınız durumu dikkatle okudum ve incelediğimde bu süreci bilişsel davranışçı bir çerçeveden ele alabileceğimiz kanısına vardım. Öncelikle odak noktamız karşı tarafın niyeti ya da kimin haklı olduğu değil sizin bu süreçte yaşadığınız içsel deneyim.
Şu anki tetikleyici durumunuz eski partnerinizin dolaylı paylaşımlar yapması ve sizi suçlayıcı imalarda bulunması.
Bu durumun ardından zihninizde beliren bazı otomatik düşünceler ortaya çıkıyor gibi görünüyor. Otomatik düşünce, bir olay olur olmaz zihnimizden çok hızlı geçen hatta çoğu zaman fark etmediğimiz ilk yorumdur. Genellikle bize gerçek gibi gelir. Aslında daha çok refleks gibidir üzerine düşünülmüş, tartılmış bir değerlendirme değildir. Sizin durumunuzdan örnek verecek olursak “Hakkımda yanlış düşünüyor.” “Kendimi açıklamazsam suçlu kalırım.” “Bir şey yapmazsam bu böyle kalacak.” “Ben bir şey yapmalıydım.”.
Bu düşünceler beraberinde suçluluk, kaygı, öfke ve yorgunluk duygularını getiriyor. Genellikle duygular çok pasif ve gelip geçici sanılır ancak duygular sadece “hissettiğimiz” şeyler değildir. Aynı zamanda bizi harekete geçiren sinyallerdir. Duygular yoğunlaştıkça da davranış eğilimi ortaya çıkar. Anlattığınız durumda ise kendini açıklama isteği, düzeltme çabası, yeniden temas kurma arzusu olarak görülüyor.
BDT açısından burada önemli soru şudur: Bu düşünceler ne kadar kanıta dayanıyor ve ne kadar yorum içeriyor? Örneğin “Açıklamazsam suçlu olurum” düşüncesinin kanıtı nedir? Bunu bir kendinize sormanızı isterim. Bir başkasının sizi nereye ve nasıl konumlandırdığı tamamen sizin kontrolünüzde mi?
Ayrıca 3 yıldır bu konunun zihinsel olarak devam ediyor olması, olayın kendisinden çok olayla ilgili ruminasyonun (zihinsel tekrarların) sürdüğünü gösteriyor. Ruminasyon size üzerine düşünerek halledebileceğiniz yanılgısını hissettirir ancak bakıldığında aynı soruların tekrar tekrar kendinize yönelttiğiniz işlevsiz bir süreçtir.
“Hayatı sıfırdan kurmak korkutucu” ifadesini ayrıca ele alırsak genellikle bu cümlenin altında şu tür örtük varsayımlar olabilir “Yeniden başlarsam yine mutsuz olurum.” “Yine yanlış birini seçerim.” “Tekrar aynı hayal kırıklığını yaşarım.” “Zaman kaybederim.”. Burada dikkat etmenizi istediğim nokta şu bu ifadeler bir olasılığı mı anlatıyor yoksa zihniniz bunu kaçınılmaz bir sonuç gibi mi sunuyor?
Felaketleştirme dediğimiz bilişsel eğilimde zihin, gelecekteki olası bir olumsuzluğu büyütür, olasılığı yüksek gösterir ve baş etme kapasitesini küçümser. Yani iki şey olur:
1-En kötü senaryo merkeze alınır.
2-“Başa çıkamam” inancı pekişir.
Bu düşünceyi çalışırken şu sorular size yardımcı olabilir:
- Daha dengeli bir senaryo nasıl olurdu?
- En kötü senaryo gerçekleşse bile bununla baş etme ihtimaliniz tamamen sıfır mı?
Burada amaç düşünceyi yanlış ilan etmek değil büyütülmüş olanı gerçekliğe getirmek ve daha işlevsel düşünceleri yerine koymak.
Verdiğim bu cevapta amacım sizin zihinsel yükünüzü artıran bilişsel kalıpları görmeniz ve baş etme alışkanlıklarınıza bakış açıları getirmek. Şu an harcadığınız çabanın ne kadarı gerçekten sizin etki alanınızda? Ne kadarı ise bir başkasının algısını değiştirmeye yönelik? Çünkü duygusal iyileşme çoğu zaman dışarıdaki kişinin değişmesiyle değil içerideki sesi kontrol etmekle başlar.
Cevabımın faydalı olmasını umuyor, sağlıklı günler diliyorum.
Sevgilerimle, Psikolog Büşra Arslan
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.