• Anasayfa
  • Sorular
  • her şey (en başta kendim) hep mükemmel olmak zorundaymış gibi hissediyorum.
Kaygı

her şey (en başta kendim) hep mükemmel olmak zorundaymış gibi hissediyorum.

Gizli Kullanıcı28 Aralık 2025 18:36

nişan törenimde o kadar her şey mukemmel olmak zorundaymış gibi hissettim ve her şey o kadar kötü geçti ki benim için etraftan gelen iltifatların hiçbirini içselleştiremedim her olumlu sözcük yalanmış gibi geldi nişan fotoğraflarına bir müddet bakamadım bile öz saygım ne oldu da böyle düştü niye her şey mukemmel olmalı diye hissediyorum bilmiyorum su an dügünüme cok az var ve ben mutlu olamamaktan korkuyorum. insan dügünü var diye sırf estetik olmak ister mi artık bunu düsünmeye basladım. herkes tarafından sevilen neşeli hallerim yerine ağır baslı olmalıyım diye kalıplara soktum kendimi. elimde değil hem kendimi hem nişanlımı yıpratıyorum bu durum beni çok üzüyor. belli başlı kitapları aldım yazılar okudum ama yok nafile başaramıyorum iyi hissedemiyorum. hep insanlar ne der ne düşünür düğün salonu boş olursa arka plan kötü olursa ben nasıl olurum nişandaki gibi kötü mü çıkarım halim tavrım nasıl olmalı gibi düsünceler beynimde dolanıyor ve hep rüyamda aksilik yaşadıgımı görüyorum dügünümde. normalde insanların ne dedigini cok düsünen biri değilim ama kendi organize ettigim şeylerde beni yansıtan şeylerde hata kusur bunlara gelemiyorum...

Bu soru 30 Aralık 2025 13:24 tarihinde Uzman Klinik Psikolog Gül Buket Mınak tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba,

Çok baskı altında kalmış, kendini performansla değerli hissetmeye zorlanmış bir ruh durumuna işaret ediyor. Bunu baştan net söylemek istiyorum. Nişanında yaşadığın şey aslında bir başarısızlık değil, yükün fazlalığı. Sen o güne sadece nişan olarak gitmedin. O gün senin için

beğenilmeliyim, yakışmalıyım, herkes mutlu olmalı, kusursuz olmalı, beni anlatmalı gibi onlarca anlam taşıyordu. Bu kadar çok anlam yüklenen bir an, insanı mutlu etmez, kilitler. O yüzden etraftan gelen iltifatları alamadın. Çünkü zihnin şunu diyordu: “Gerçek olamaz. Eğer kusursuz değilse, iyi de olamaz.” Bu, öz saygının düşmesinden çok, öz saygının şartlı hâle gelmesi.

Her olumlu söz yalan gibi geldi demen senin kendine güvenmediğini değil kendinle temasının o an koptuğunu gösteriyor. İnsan kendi içinde yokken, dışarıdan gelen hiçbir şeyi içine alamaz. Fotoğraflara bakamaman da bu yüzden. Çünkü fotoğraflar nasıl göründüğünü değil, nasıl hissetmediğini hatırlattı sana.

“Her şey mükemmel olmalı” hissi genellikle şuradan gelir: Eğer mükemmel olursa, eleştirilmem. Eğer eleştirilmezsem, incinmem. Eğer incinmezsem, güvendeyim.

Bu bir estetik meselesi değil güvenlik meselesi. İnsan düğünü var diye estetik olmak isteyebilir, bu çok insani. Ama senin yaşadığın güzel olayımdan çıkıp hata yaparsam ben eksik olurum noktasına gelmiş. İşte bu noktada zihin seni sürekli tetikte tutuyor. Salon boş olursa, arka plan kötü olursa, insanlar ne der. Bunlar düğünle ilgili değil; “Ben yeterli miyim?” sorusunun farklı kılıklara girmiş hâli.

Kendini “herkes tarafından sevilen neşeli hâlim yerine ağırbaşlı olmalıyım” diye kalıplara sokman da buradan geliyor. Sanki gerçek halin riskliymiş gibi. Sanki neşeli olursan kontrolü kaybedecekmişsin gibi. O yüzden kendini sıkıyorsun. Ama insan kendini sıktıkça, hem kendini hem yanındakini yıpratır. Senin elimde değil demen çok kıymetli çünkü bu bilinçli bir tercih değil, kaygının direksiyona geçmesi. Rüyalarında aksilikler görmen de çok normal. Zihin gündüz bastırdığını gece sahneye koyar. Bu, olacakların habercisi değil korkuların boşalma şekli.

Mutlu olmayı hedefledikçe, mutlu olamıyorsun. Çünkü mutluluk bir performans değil.

Düğün günü mutlu “hissetmek zorunda değilsin”. Sakin olabilirsin, heyecanlı olabilirsin, dalgın olabilirsin. Bunların hiçbiri başarısızlık değil. Asıl yük şurada: “Bu gün beni temsil etmeli.” Hayır. Sen bir salona, bir fotoğrafa, bir organizasyona sığacak biri değilsin. Seni tek bir güne indirgediğinde, zihnin panikliyor.

Şunu denemeni istiyorum (okuduklarından farklı bir şey):

Düğünü zihninde “hayatımın en mutlu günü”nden çıkarıp “hayatımda olan bir gün”e indir. Bu küçültme değil özgürleştirme. O gün eksik de olabilir, aksak da olabilir, sen de bazen iyi bazen kötü hissedebilirsin. Bunlar seni değersiz yapmaz.

Kitapların nafile gelmesi de normal. Çünkü sen bilgi eksikliğinden değil, yük fazlalığından zorlanıyorsun. Şu an ihtiyacın olan şey daha çok okuma değil; kendine karşı yumuşama. “Şu an iyi hissetmiyorum ve bu da tamam” diyebilme alanı.

Sen kötü hissettiğin için kötü biri değilsin. Bu süreç seni tanımlamıyor. Ve bu hâlin kalıcı değil. Ama bu noktada, özellikle düğün öncesi bu yoğunluk varken, bir psikologla ilerlemek sana çok iyi gelebilir. Çünkü bu yalnızca düğün kaygısı değil kendini değere bağlama biçiminin yorulması. Karar verip başlamak isterseniz profilimden ulaşabilirsiniz.

alinti

'Çünkü sen bilgi eksikliğinden değil, yük fazlalığından zorlanıyorsun.' bu cümle farklı bir pencere açtı bende...teşekkür ederim.

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.