Kaygı

Her şeyi kötüye yorma ve aşırı kafaya takma

Gizli Kullanıcı22 Mayıs 2025 00:56

Merhabalar öncelikle sizlere teşekkür ediyorum bizlere burdan yardımcı olduğunuz için Benim herşeyi kötüye yorma ve gereksiz yere kafaya takma sorunum var ve artık canımı sıkmaya başladı bu durum. Örneğin Geçen gün küçük bi arızadan.dolayı aracımı servise bıraktım araç bi kaç gün serviste kaldı aklıma acaba servistekiler aracın sağlam parçalarını alıp yerine eski parçalar takıyor mu diye düşünce geldi dışarda bi patırtı gelse kesin benim araca çarptılar diyorum birisi ile tartışack olsam şimdi tartışma büyüyecek Allah korusun ya ben onu vurursam ya o beni vurursa ya hapse girersem velhasıl artık haklı olduğumda bile tartışmadan korkar hale geldim yabancı bi numara arasa kötü bi haber alacakmışım gibi içim daralır gün içinde sürekli canım sıkılıyor yaptığım hiçbişeyden tat almıyorum halbuki güzel bir işim güzel bir ailem evim aracım var yani baktığınızda aslında mutsuz olmam yada canımın sıkılması için pekte ortada bi durum yok ne yapabilirim bu durumu aşmak için

Bu soru 22 Mayıs 2025 11:16 tarihinde Psikolog İrem Gülsün Zengin tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Canım Danışanım,

Öncelikle yaşadığınız bu durumu ciddiye alarak burada paylaşmanız çok kıymetli. Kimi zaman dışarıdan her şey yolunda gibi görünse de, iç dünyamızda yaşadığımız karmaşa yaşam kalitemizi etkileyebilir. Bahsettiğiniz sürekli endişe hali, olaylara hep en kötü ihtimalden yaklaşmak ve keyif alamama gibi belirtiler, çoğu zaman farkında olmadan bir kaygı döngüsünün içine girdiğimizin işareti olabilir.

Sizin de ifade ettiğiniz gibi, aslında somut bir problem olmadan da bu tür yoğun düşünceler zihni meşgul edebilir. Araç servisteyken "parçaları çalıyorlar mı", dışarıdan bir ses geldiğinde "aracıma mı çarptılar", tartışma sırasında "ya kavga büyürse, başıma bir şey gelirse" gibi düşünceler, zihninizin güvenlik ihtiyacını aşırıya kaçmış bir şekilde karşılamaya çalıştığını gösteriyor olabilir. Beynimiz bazen "en kötüsünü düşünürsem, en kötüsünden korunurum" gibi işlevsiz bir inançla hareket edebilir. Ancak bu düşünce biçimi kısa vadede güvenli hissettirse de, uzun vadede hayat kalitenizi düşürür, ilişkilerinizi zorlaştırır ve sizi sürekli tetikte bir ruh haline sokar.

Endişe, çoğu zaman gelecekte olabilecek belirsiz senaryolar üzerine zihnin sürekli çalışmasıdır. Bu düşünceler, gerçekliğe dayanmadığı hâlde gerçekmiş gibi hissedilir ve bu da kaygıyı besler. Bir noktadan sonra, düşünceyle yaşanan duygu birbirini tetikleyerek bir döngüye dönüşür. Yani "ya kötü bir şey olursa" düşüncesi -> sıkıntı, daralma, panik gibi duygular -> bu duygular da tekrar "demek ki gerçekten kötü bir şey olacak" inancını doğurabilir.

Bu döngüyü kırmanın yollarından biri, zihninize gelen bu düşünceleri sorgulamayı öğrenmektir. Örneğin, "Şu an bu düşüncemin kanıtı ne?", "Bu düşünceyi kanıtlayan başka durumlar oldu mu?", "Daha önce benzer bir kaygı yaşadım ve sonunda ne oldu?" gibi sorularla kendinize dönmeniz yardımcı olabilir. Ayrıca, "şu an ne oluyor" sorusuyla an’a dönmek, bedeninizi fark etmek ve düşünceyle aranıza mesafe koymak da oldukça etkilidir. Düşünceleri bastırmaya çalışmak yerine, onları gözlemlemek ama her akla geleni gerçek gibi kabul etmemek, zihinsel sağlığınız için önemli bir adımdır.

Sürekli tetikte olmak, zihni ve bedeni oldukça yorar. Bu nedenle günlük yaşamda sizi rahatlatan, bedeni ve zihni gevşeten rutinler oluşturmak da faydalı olabilir: düzenli yürüyüş, nefes egzersizleri, meditasyon, dikkat odağını şimdiye çekmeye yönelik küçük farkındalık uygulamaları gibi.

Ancak tüm bu belirtiler daha uzun süredir devam ediyorsa ve yaşam kalitenizi belirgin şekilde etkiliyorsa, bu durum yaygın anksiyete bozukluğu gibi bir durumun yansıması olabilir. Bu tür durumlarda bir uzman desteği almak en sağlıklı adımdır. Terapi süreci, hem bu düşünce kalıplarının neden oluştuğunu anlamanıza, hem de bunlarla başa çıkma becerileri geliştirmenize yardımcı olur.

Son olarak bilin ki bu tarz durumları yaşayan tek kişi siz değilsiniz. Bu duygularla baş etmeye çalışan pek çok kişi var ve destek alarak duygularını yönetmeyi öğreniyor ve bu durumun üstesinden geliyorlar. Eğer bu ya da başka bir konuda aklınıza takılan bir nokta olursa tekrar yazabilirsiniz.💛

Sevgilerimle,

Psikolog İrem Gülsün Zengin

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.