Kaygı

Herkes çok başarılı, ben yetersizim

Gizli Kullanıcı6 Ağustos 2025 12:24

Merhabalar.

Üniversite öğrencisiyim.Etrafımdaki herkes çok başarılı benden daha iyi bölümler daha iyi üniversitelerde okuyor daha öndeler ben neden onlar gibi değilim neden onlar gibi olamadım diye düşünüyorum. Neden o insanlar daha iyi.Neden hep geride kalıyorum. Hedeflerim genelde beni hayal kırıklığına uğratıyor. Gerçekleşecek olacak diye bekliyorum, ümitleniyorum ve olmuyor. Çok sıkıldım artık kendimi sevmememe neden oluyor. Bazen çabalama artık diye düşünüyorum içimden nasıl olsa istediğim olmayacak diyorum . Ama tamamen bıraktığım zaman daha da kötü oluyor her şey. Ama diğer insanlar öyle değil çok iyi konumdalar,mutlular ben onlarla karşılaştırılamam bile. Kendimi böyle kabullenemiyorum. Kabullenmek istemiyorum, sindiremiyorum . Bana bir çıkış yolu gösterir misiniz?

Bu soru 7 Ağustos 2025 05:16 tarihinde Psikolog İrem Gülsün Zengin tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba Sevgili Danışanım,

Yazdıkların çok samimi ve derin. Üniversite yılları, hem dış dünyanın beklentileriyle hem de kendi iç dünyamızla en çok yüzleştiğimiz dönemlerden biridir. Etrafına bakıp “neden ben değil?” diye sorman, yalnızca sana özgü bir durum değil; aslında birçok gencin zaman zaman yaşadığı çok insani bir sorgulama. Fakat senin bu durumu uzun zamandır taşıdığını, umutla başladığın şeylerin bir süre sonra hayal kırıklığına dönüştüğünü ve bunun seni hem yormaya hem de kendine olan güvenini sarsmaya başladığını görüyorum. Bu duygularla baş başa kalmak kolay değil, ama anlatmaya başlaman bile önemli bir adım.

Seninle benzer duygular yaşayan birçok kişi gibi, sen de başarıyı ve mutluluğu dış dünyadaki insanlara bakarak ölçüyorsun. Etrafındaki insanların “daha iyi bölümler”, “daha iyi üniversiteler” gibi etiketlerle senden daha önde olduğunu düşündüğünde, sanki senin çaban ve değerin görünmez hale geliyor. Bu karşılaştırma süreci, özellikle sosyal medya gibi platformlarda herkesin yalnızca en parlak anlarını gösterdiği bir çağda, oldukça yaygın ve yıpratıcı. Ama unutma ki, bir insanın “iyi bir yerde” olması, iç dünyasında huzurlu olduğu anlamına gelmeyebilir. Dışarıdan güçlü görünen insanlar da, senin gibi birçok zorlukla baş etmeye çalışıyor olabilir.

Sana özgü olmayan bu karşılaştırma, zamanla iç sesini bozabilir. Sen de bunu yaşıyorsun. Kendine yüklenme biçimin, aslında daha önce başkalarından duyduğun ya da farkında olmadan içselleştirdiğin eleştirel seslerin bir devamı olabilir. Bu ses zamanla “ben neden böyleyim”den “ben yetersizim”e evriliyor. Hedeflerinin gerçekleşmemesi de, yalnızca bir başarısızlık değil, aynı zamanda bir "benlik değeri" krizi yaratıyor gibi görünüyor. Oysa bir hedefin gerçekleşmemesi, senin değersiz olduğun anlamına gelmez. Ama bunu böyle hissetmek, özellikle tekrar tekrar hayal kırıklığı yaşamış biri için çok zor olabilir. Seni anlıyorum.

Kendine şunu sormanı öneririm: Gerçekten “başarılı” olan ne? Daha iyi bir üniversitede olmak mı? Daha çok kazanmak mı? Daha önde görünmek mi? Yoksa kendine daha yakın olmak mı? Belki de başkalarının hayatını senin hayatına referans almak, seni kendi yolundan uzaklaştırıyor. Çünkü her hayatın rotası ve zamanı farklıdır. Belki de senin yolun daha dolambaçlı ama sonunda çok daha derinlikli olabilir. Ama sen sürekli başkalarının rotasına bakarsan, kendi yönünü fark etmek zorlaşır.

"Çabalamak istemiyorum" dediğin anlar da çok anlaşılır. Bu, yalnızca tembellik ya da vazgeçmişlik değil, aslında zihinsel ve duygusal bir tükenmişliktir. Çünkü her seferinde umut edip, sonra hayal kırıklığı yaşamak seni yormuş. Fakat ne zaman ki tamamen bıraktığını hissediyorsun, her şey daha da kötüye gidiyor diyorsun. Bu da gösteriyor ki, içindeki yaşam enerjisi hâlâ var. Yani sen hâlâ bir yol arıyorsun, hâlâ anlam arıyorsun. Bu çok kıymetli.

Peki ne yapabilirsin? İlk olarak, başarı ve değeri tanımlama biçimini gözden geçirebilirsin. Başarı sadece dışarıdan görünen bir sıralama değildir. Bazen sabah yataktan kalkmak, bazen bir sınava hazırlanmak, bazen bir duyguyu fark etmek bile büyük bir başarı olabilir. İkinci olarak, iç sesinle olan ilişkin üzerinde çalışmanı öneririm. Kendine sürekli “yetersizsin” diyen bir iç ses, zamanla davranışlarını ve motivasyonunu da sabote eder. Bu sesi fark edip daha şefkatli bir dille konuşmayı öğrenmek, dönüşümün ilk adımı olabilir.

Ayrıca bu dönemde psikolojik destek almayı da düşünebilirsin. Özellikle üniversitelerin rehberlik birimleri bu konuda destek sağlayabilir. Profesyonel biriyle düzenli olarak konuşmak, yalnız olmadığını hissettirebilir ve zihnindeki düğümleri tek tek çözmene yardımcı olabilir.

Ve belki en önemlisi: Bu duygular gelip geçicidir. Şu anda ne kadar çıkışsız görünse de, bu hayatın tamamı değil, yalnızca bir dönemidir. Geçmeyecekmiş gibi görünen sıkışmalar bir sabah biraz daha hafif hissedilebilir. Yeter ki sen kendine yüklenmeden, küçük küçük de olsa adımlar atmayı bırakma.

Sevgilerimle🌈

Psikolog İrem Gülsün Zengin

Cevaplanmış benzer sorular