Psikoloji

Hiç bişey

Gizli Kullanıcı3 Ağustos 2026 12:29
Ben küçükken içine kapanık bi kız olarak büyüdüm ve hiç arkadaşım yoktu ilkokul ve ortaokulum aynıydı hatta annem bile gelmesini istemiyorum utanıyorum annemden beni almaya gelirken kimsenin beni görmesini istemiyorum sonra liseye geçtim ve utangaçlıgım bitti ergenlikte takıntılarım basladı agız saplama temizlik özgüven eksikliği uyku problemleri kabus horlama gibi sesleri istemiyorum şimdi ise 24 yasına geldim ve çalısmıyorum neden sizde böyleyim

Bu soru 6 Ağustos 2026 08:31 tarihinde Psikolog Hamide Güven tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba,


Anlattıklarınızı tek bir nedenle açıklamak mümkün değil. İnsan kişiliği ve ruhsal belirtiler, çoğu zaman çocukluk deneyimleri, mizaç, yaşam olayları ve biyolojik yatkınlıkların birlikte etkisiyle şekillenir. Bu nedenle size kesin olarak neden böylesiniz demek doğru olmaz. Ancak yazdıklarınız üzerinden psikolojik açıdan bazı olasılıkları değerlendirebiliriz.


Çocukluğunuzda içine kapanık olduğunuzu, arkadaşınızın olmadığını ve hatta annenizin okula gelmesinden bile utandığınızı söylüyorsunuz. Bu, o dönemde başkalarının sizi nasıl gördüğüne karşı yoğun bir hassasiyet geliştirmiş olabileceğinizi düşündürüyor. Kendini sürekli başkalarının gözünden değerlendiren çocuklar zamanla Ben yetersizim, insanlar beni eleştirebilir ya da beni kabul etmeyebilir gibi inançlar geliştirebilirler. Bu da sosyal ilişkilerden uzak durmaya ve yalnızlaşmaya neden olabilir.


Liseye geçtiğinizde utangaçlığınızın azalması olumlu bir gelişme gibi görünse de, bu kez takıntılarınızın başladığını ifade ediyorsunuz. Ağızla ilgili takıntılar, temizlik, özgüven eksikliği, uyku sorunları, kabuslar ve bazı seslere tahammül edememe gibi belirtiler birbirinden bağımsız görünse de bazen ortak bir zeminden beslenebilir. Özellikle yoğun kaygı yaşayan kişilerde zihin, kontrol edemediği duyguları kontrol edilebilir alanlara yöneltebilir. Temizlik, kirlenme, zarar verme ya da belirli seslere karşı aşırı hassasiyet gibi belirtiler, bazen bu kaygının farklı ifade biçimleri olabilir.


Psikodinamik açıdan bakıldığında ise çocuklukta yeterince güvenli hissedilemeyen, duygularını rahatça ifade edemeyen veya kendini sürekli değerlendirilir hisseden bireyler, yetişkinlikte iç dünyalarında eleştirel bir ses taşıyabilirler. Bu içsel eleştirel yapı zamanla kaygıyı artırabilir ve kişinin hem kendisine hem de çevresine karşı daha fazla kontrol ihtiyacı hissetmesine neden olabilir. Bu durum sizin yaşadıklarınızı kesin olarak açıklamaz ancak anlattıklarınızla uyumlu olabilecek olasılıklardan biridir.


Bugün 24 yaşında olmanız ve çalışmıyor olmanız da kendinizi daha yetersiz hissetmenize yol açıyor olabilir. Ancak bunun neden mi yoksa sonuç mu olduğunu ayırmak önemlidir. Bazen kişi çalışmadığı için özgüveni azalmaz; tam tersine uzun süredir devam eden kaygı, takıntılar ve duygusal yük nedeniyle çalışmaya başlamayı zor bulabilir. Bu durumda asıl ele alınması gereken, kendinizi suçlamak değil, bu belirtilerin yaşamınızı nasıl etkilediğini anlamaktır.


Benim size en çok önerim, bu belirtileri tek tek ele almak yerine bir klinik psikologla bütüncül olarak değerlendirmeniz olur. Çünkü çocukluktan başlayan sosyal çekingenlik, sonrasında gelişen takıntılar, uyku sorunları, özgüven güçlükleri ve bugün yaşadığınız işlev kaybı aynı yaşam öyküsünün parçaları olabilir. Bu parçalar bir araya getirildiğinde hem belirtilerin kökeni daha iyi anlaşılabilir hem de size uygun bir terapi planı oluşturulabilir.


İnsan, kendini ve iç dünyasını anlamaya başladıkça hem kaygılarıyla hem de ilişkileriyle ilgili yeni yollar geliştirebilir. Yardım istemeniz ve bunları sorgulamanız bile bu değişim süreci için önemli bir adımdır.

alinti

Böyle şeyler hala eski ilkokulu görüyorum ağırlık geliyo üstüme o okul eski evimiz hiç iyi gelmıyor bana görmek dahi istemiyorum şimdi ise hep telefon oynayıp sadece temizlik yapıyorum tek yatıyorum odada kardeşim odasında yatmıyorum saat sesi agız seslerine karşı hassasım odada tek yatıyorum ve perde acık karanlık olduğunda korkuyorum dahada çok ve üstüm hep kapalı yorganı benim zırhım gibi ne kadar sıcak olursa olsun o beni koruyor yorgansız yatamıyorum ancak biri olucak öyle tekken hep üstüm kapalı çok karanlıkta yatamı perde acık kapılar kapalı yorgan sanki beni koruyor geç yatıyorum

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Yorumlar

Gizli Kullanıcı

Bide küçükken ben derste ilkokul zamanı hep hayal kuruyodum şimdi ise yine aynı eskiden okulun sevmediğim için hep hayal kuruyodum zaman geçsin diye anlamıyorum bide dersleri bitmesi ev gelsem kafasında şimde ise hergün yürüyüs yaparken de kulaklıkta müzik dinlerim hayal kurup arabada çok severim hayal kurmayı eskiden daha fazlasıyla vardı hatta uyduğunu bile anlamzdım yatağa yattıgımda mesala saat 12 ben 2 ye 4 kadar hayal kuruyodum ve farkında değildim uyandıgımda sinir oluyorum cünkü farkımda değilim bu nasıl oluyor gözüm kapalı yatağa giriyorum ve sanki kafam başka bi yerde bazen hayal kuruyodum sanki gözüm kapalı bekliyor um uyumuyodum

6 Ağustos 2026 10:16

Cevaplanmış benzer sorular