Romantik İlişkiler

Hiç iyi değilim lütfen yardımcı olun

Gizli Kullanıcı23 Nisan 2026 13:14

Merhaba, ben yıllardır sevdiğim çocukla gayet mutlu bir ilişki içerisinde, çok severek nişanlandım. Fakat nişan yapmadan önce de sonra da sürekli "Ya eşimi aldatırsam?" korkusu var; birini yakışıklı bulsam sürekli "Hoşlandım mı?" diye kendimi test etme ihtiyacı duyuyorum ama hoşlanmadığımı da biliyorum. Ben 13 yaşındayken annem babamı aldatmıştı, acaba bununla bağlantılı olabilir mi? Ben daha önce kimseyi aldatmadım ve eşime çok aşığım. Gördüğüm herhangi biri hakkında bunu düşünebiliyorum ama kafamda soru işaretleri bitmiyor, testler bitmiyor; anlamsız olduğunun farkına varsam bile geçmiyor. Sosyal medyada gördüğüm biri, sokakta yüzünü bile görmediğim biri, hatta var olmasa da düşüncelerimden kaçtığım o soru: "Ya eşimi aldatırsam, ya başkasından hoşlansam?" Bu suçluluk beni bitiriyor ama sorsanız "Eşin mi bir başkası mı?" diye, eşimi tercih ederim; eşimin tırnağını dünyaya değişmem. O gördüğüm insanların evlenmesi ya da sevgili yapması hiç umurumda olmaz, beni kıskandırmaz; yani hoşlanmış olsaydım korku yerine heyecan hissederdim sanırım ve onları kıskanırdım ama öyle bir durum da yok. Daha çok eşimi özlüyorum, yanımda istiyorum; şu an işinden dolayı uzak mesafedeyiz. Bana yardımcı olabilir misiniz, bu yaşadıklarım neden oluyor?

Bu soru 4 Mayıs 2026 11:51 tarihinde Psikolog İlayda Akoğlu tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Yaşadığın durumun seni zorladığı görülebiliyor, özellikle sevdiğin, bağlandığın biri varken zihninin sürekli böyle senaryolar üretmesi insanı gerçekten çok yoruyor. Ama şunu net söyleyeyim: anlattıkların “aldatma eğilimi”nden çok, kontrol etmeye çalıştıkça büyüyen takıntılı düşüncelere benziyor. Sen zaten çok kritik bir farkındalığa sahipsin: “Hoşlanmadığımı biliyorum ama yine de test ediyorum.” İşte bu cümle aslında meselenin merkezini gösteriyor. “Neden test ediyorsun?”

Bu durumu şöyle düşünebilirsin:

Zihnimiz bazen istemediğimiz, bize uymayan düşünceler üretir. Bu düşünceler “gerçek” olduğu için değil, tam tersine bizim değerlerimize ters olduğu için daha çok dikkat çeker. Sen sadakatli, bağlı ve sevgi dolu birisin; bu yüzden “aldatma” fikri zihninde alarm yaratıyor.

Burada klasik bir mekanizma devreye giriyor:

Düşünceyi bastırmak daha çok gelmesine sebep olur.

Bunu anlatmak için sık kullanılan bir metafor var:

“Şimdi sana ‘beyaz bir ayıyı düşünme’ desem…” Muhtemelen zihnine ilk gelen şey o beyaz ayı olur. Çünkü zihne “bunu düşünme” dediğinde, aslında onu sürekli kontrol etmeye başlarsın. Senin yaptığın “test etme” davranışı da aynı şekilde çalışıyor.

“Hoşlandım mı?” diye kontrol ettikçe, zihnin o düşünceyi tekrar tekrar önüne getiriyor.

Bir diğer önemli nokta: Bu düşünceler sana suçluluk hissettiriyor. Ama gerçek bir istek genelde suçlulukla değil, merak ya da heyecanla gelir. Senin tarif ettiğin şey daha çok: “Ya olursa?” kaygısı, kontrol isteği. Geçmişine baktığımızda, 13 yaşında annenin babanı aldatması çok önemli bir deneyim. Bu tür yaşantılar zihinde şu tarz inançlar bırakabilir:“ İlişkiler güvende değil.” İnsanlar bir anda değişebilir.” “Ben de kontrol etmezsem aynı şeyi yapabilirim.”


Sen zaten çok kritik bir farkındalığa sahipsin:

“Hoşlanmadığımı biliyorum ama yine de test ediyorum.”

İşte bu cümle aslında meselenin merkezini gösteriyor.

Bu durumu şöyle düşünebilirsin:

Zihnimiz bazen istemediğimiz, bize uymayan düşünceler üretir. Bu düşünceler “gerçek” olduğu için değil, tam tersine bizim değerlerimize ters olduğu için daha çok dikkat çeker. Sen sadakatli, bağlı ve sevgi dolu birisin; bu yüzden “aldatma” fikri zihninde alarm yaratıyor.

Burada klasik bir mekanizma devreye giriyor:

Yani zihnin aslında seni korumaya çalışıyor olabilir:

“Ya sen de böyle biri olursan? Önceden kontrol et, emin ol.”

Ama bu koruma çabası, paradoksal şekilde seni daha çok sıkıştırıyor.

Burada birkaç ihtimali birlikte düşünebiliriz:

  1. Bu bir kaygı yönetim biçimi olabilir (belirsizliğe tahammül zorlaştıkça kontrol artar)
  2. Kendini farkında olmadan cezalandırma ya da “mükemmel olmalıyım” baskısı olabilir
  3. Ya da ilişkideki değeri korumak için zihnin aşırı tetikte kalıyor olabilir

Ama önemli olan şu:

Bir düşüncenin aklına gelmesi, onu yapacağın anlamına gelmez.

Zihnimizdeki her düşünceyi davranışa çevirmeyiz. Senin anlattıklarında davranış tarafı çok net:

Eşini seviyorsun, onu seçiyorsun, ona yöneliyorsun. Bu zaten gerçeği gösteriyor. Bu döngüyü kırmak için en kritik adım: Düşünceyle savaşmayı bırakmak. Geçip gitmelerine izin vermek. Akıntıya karşı kürek çekmemek. “Acaba hoşlandım mı?” diye test etmek yerine, düşünce geldiğinde:

“Bu sadece bir düşünce” deyip geçmesine izin vermek.

Tabii bu kolay bir şey değil, özellikle tek başına. Profesyonel destekle çok daha hızlı çözülür.

Bu yüzden bir psikologla çalışman gerçekten çok yerinde olur. Özellikle senin alanına da yakın olarak; bu süreci hem kişisel hem mesleki olarak anlamlandırabilirsin. Terapide şu soruların altı daha net açılır:

  1. Bu düşünceler tam olarak neyi koruyor?
  2. Hangi korkunun etrafında dönüyor?
  3. Geçmiş yaşantın bugünkü zihinsel senaryoları nasıl şekillendiriyor?

Son olarak şunu bilmeni isterim: Bu düşünceler senin kim olduğunu tanımlamaz. Tam tersine, ne kadar değer verdiğini gösterir.

💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler

1
Bulut Meditasyonu
Bulut meditasyonu, zihinden geçen düşünceleri yargılamadan fark edip nazikçe bırakmayı öğretir. Düşü...
Meditasyon⏱️ 4 dakika
Psikoloğun Notu: Zihninden geçen düşünceleri yargılamadan kabul etmeni sağlayacak bu etkinlik, senin düşüncelerini fark etmeni ve onların yalnızca bir düşünce olduğunu fark etmeni sağlayacak.
Egzersizi açmak için tıklayın →
2
Nefes Sayma Tekniği
Nefes sayma, zihni odaklamak ve düşünce akışını yavaşlatmak için etkili bir yöntemdir. Her nefeste s...
Nefes Egzersizleri⏱️ 4 Dakika
Psikoloğun Notu: Bu egzersizin size iyi geleceğini düşünüyoruz.
Egzersizi açmak için tıklayın →
alinti

Allah razı olsun hocam çok teşekkür ederim çok derinlemesine anlatmışsınız sayenizde anlaşıldığımı hissettim💜

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular