Aile

İçimde birikmiş kin ve öfkeden nasıl kurtulabilirim

Gizli Kullanıcı27 Şubat 2026 06:55

Merhaba ben uzun zamandır kişisel gelişimiyle ilgilenen biriyim ama son zamanlarda yeni farkettigim birsey oldu ben sessiz bi çocuktum zaten hep çok uslu diye överlerdi ama aslında normal bise değildi travmalarla dolu bi ailede büyüdüm bana kendimi sevmemeyi bile öğretmislerdi neyseki onu hallettim ama onlara karşı özellikle de anneme karşı o kadar öfkeliyim kızgınım kırgınım ki ona olan sevgimi bile hissedemiyorum duygusal olarak dengesiz bir anne mükemmeliyetçi ve diğer çocuklarına göre bana çok farklı davranan bi anne ben ona hep yükmüşüm gibi görüyor hala da devam ediyor bu ama ben tepki vermemeye o kadar alışmışım ki ya sabrım sinandiginda çok büyük tepkiler veriyorum ya da susuyorum genelde ama artık tepki vermek içimdeki o öfkeyi boşaltmak istiyorum kendisine bağırıp cagirarak yaparsam yine benim başım agircak yapmak istiyorum aslında içimdekileri böyle ona karşı dile getirip boşaltmak istiyorum ama diyorum ya duygusal olarak dengesiz biri tam tepki vermeye hazırlandığım zaman başka şekilde davranıyor ama bu kin ve öfkeyle yaşamak çok yorucu birsey bunu nasıl aşabilirim

Bu soru 27 Şubat 2026 10:46 tarihinde Psikolog Ecem Bakıner tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Sevgili danışan, merhaba.


Ne kadar öfkeli olduğunuzu ve bu duyguyu uzun zamandır içinizde tutmanın ne kadar yorucu olduğunu tahmin edebiliyorum. Bu öfkeyi boşaltma isteğinizin aslında anlaşılmak, görülmek ve içinizde birikenleri artık taşımamakla ilgili olduğunu da hissedebiliyorum. Bu sebeple anlattıklarınızı tek tek ele almak isterim.


Hep “uslu çocuk” olmak, beklentilere göre davranmak ve kendi ihtiyaçlarını geri plana atmak zorunda kalmak çoğu zaman çocukluğun doğal akışına uygun değildir. Çünkü çocukluk döneminde kendilik algımız; bize nasıl davranıldığı, ne kadar görülüp duyulduğumuz ve koşulsuz kabul edilip edilmediğimiz üzerinden şekillenir. Bu nedenle yaşadığınız deneyimlerin bugün duygularınızı etkilemesi oldukça anlaşılır bir durumdur. Ayrıca, Çocuklukta bir ebeveyn tarafından “yük” gibi hissettirilmek, bir çocuğun gerçekten yük olduğu anlamına gelmez. Çoğu zaman bu durum çocuğun değeriyle değil, ebeveynin kendi duygusal kapasitesi, yaşadığı zorluklar ya da baş etmekte zorlandığı sorumluluklarla ilgili olabilir. Bir çocuğun görülmek istemesi, ilgiye ihtiyaç duyması ya da anlaşılmayı beklemesi yük olmak değil; gelişimin en doğal ve en temel ihtiyacıdır.


Annenize karşı yoğun bir öfke, kırgınlık ve hatta sevgiye ulaşmakta zorlanma yaşadığınızı ifade ediyorsunuz. Özellikle size farklı, diğer çocuklara farklı davranıldığını hissetmeniz bu duyguların daha da güçlenmesine neden olmuş olabilir. Bazen öfke yalnızca kızgınlık değildir; içinde görülmemişlik, değersizlik hissi, hayal kırıklığı ya da söylenememiş sözlerin ağırlığını da taşıyabilir.


Bu noktada kendinize şu soruları sormanız faydalı olabilir:

“Ben aslında neye kızgınım?”

“Annemden neyi alamadım?”

“Beni en çok yaralayan şey neydi?”


Çünkü öfke çoğu zaman sınırlarımızın ihlal edildiğini gösteren bir işarettir.

Karşımızdaki kişiyi değiştirmek her zaman mümkün olmayabilir; ancak kendi sınırlarımızı, tepkilerimizi ve duygularımızla kurduğumuz ilişkiyi değiştirmek bizim kontrol alanımızdadır.

Peki öfke geldiğinde bununla nasıl başa çıkabilirsiniz?


Öncelikle öfkeyi sadece bastırmak ya da patlayarak boşaltmak dışında üçüncü bir yol olduğunu bilmek önemlidir. Buna “sağlıklı ifade etmek” diyebiliriz.


• Öfkenizi önce kendiniz için ifade etmeyi deneyebilirsiniz. Yazmak burada oldukça güçlü bir araç olabilir. Annenize söylemek istediğiniz her şeyi bir kâğıda sansürsüz şekilde yazabilirsiniz. Bu yazıyı vermek zorunda değilsiniz; amaç içinizde kalan sözleri dışarı çıkarmaktır. Dilerseniz bunu bir resimle ya da yaratıcı bir ifade yolu ile de yapabilirsiniz; önemli olan sizin kendinizi en rahat nasıl ifade edebildiğinizdir.


• Bedeninizde biriken öfkeyi fiziksel yollarla boşaltmak da rahatlatıcı olabilir. Tempolu yürüyüş yapmak, spor yapmak ya da nefes egzersizleri sinir sistemini sakinleştirmeye yardımcı olabilir. Bunun yanında sevdiğiniz bir hobiyle ilgilenmek ya da size iyi gelen aktivitelerle zaman geçirmek de destekleyici olabilir.


• Tepki vermek istediğiniz anlarda kendinize küçük bir zaman aralığı tanımayı deneyebilirsiniz. Çünkü yoğun öfke sırasında verilen tepkiler çoğu zaman sizi daha zor bir durumun içinde bırakabilir. Önce duygunun şiddeti azaldığında konuşmak hem sizi daha güçlü hem de daha anlaşılır kılar. Öfke anında başka duygular da devreye girdiği için, istemeden ifade etmek istemediğimiz sözler söyleyebiliriz ve bu durum sağlıklı iletişimi zorlaştırabilir.


• Eğer annenizle konuşmak istiyorsanız bunu bir “hesaplaşma” yerine bir “ifade etme” konuşması olarak planlamak daha koruyucu olabilir. Burada kullanılan dil oldukça önemlidir. “Sen bana hep böyle yaptın” yerine “Ben çocukken bazı davranışların beni çok incitti” gibi ben dili kullanmak karşı tarafın savunmaya geçmesini azaltabilir.


Ve şunu hatırlatmak isterim; çoğu zaman bu duygu, geçmişte korunamamış bir parçanızın bugün sesini duyurmaya çalışmasıdır. Bu nedenle kendinize kızmak yerine bu duygunun size ne anlatmaya çalıştığını merak etmek iyileştirici olabilir.


Eğer bu duygular günlük yaşamınızı çok zorlamaya başladıysa bir uzman eşliğinde çalışmak da bu yükü tek başınıza taşımamak adına oldukça destekleyici olabilir. Tekrardan sormak veya eklemek istediğiniz bir şey olursa buradan ya da profilim üzerinden benimle iletişime geçebilirsiniz.


Sevgiyle kalın 🌸

Psikolog Ecem Bakıner

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular