Kaygı

İçimde hep kaygı var nasıl atlatabilirim

Gizli Kullanıcı22 Kasım 2025 22:54

İşsizim evdeyim hep içimde kaygı var. Sıkılırsam ne olacak ne yapacağım diye kendimi dışarı atıyorum. Yalnız uyumaktan korkuyorum. 28 yaşındayım ilk defa anksiyete panik atak yaşıyorum. Mutlu olmaya biraz korkuyor gibiyim. Yolunda giden bir ilişkim var ama evlenmeye de korkuyorum. Sanki ailemden ayrılırsam içim hep huzursuz olacakmış gibi hissediyorum. Ama sevgilimi de seviyorum. İçim hep olumsuzlukla dolu. Lütfen yardım ediniz

Bu soru 23 Kasım 2025 12:21 tarihinde Uzman Psikolog Gönül Tanır Durmaz tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Psikoloğun Videolu Cevabı

Video Transkripti

Merhabalar, sanki aynı anda birkaç farklı endişeyle boğuşuyorsunuz gibi görünüyor. Her biri sizi hem düşünsel olarak yoruyor hem de bedensiz olarak tutuyor olabilir. İşsizlik, belirsizlik, uyku korkusu, ilişkilerdeki karmaşa, bir taraftan sizi sıkan ve daraltan bir yalnızlık, diğer yanda ilgiden bir ilişkinin getirdiği yeni sorumluluklar, belki burada yaşadıklarınızı önce anlamlandırmak size daha net yardımcı olacaktır.

Öncelikle ne zamandır yalnız uyumaktan korkuyorsunuz? Yalnız uyuma fikri sizde hangi düşünceye ve hangi duyguya neden oluyor? Bu soruya cevap vererek başlamak belki bu konudaki korku ve endişenizi anlamanız için bize yardımcı olabilir. Birçok kişi özellikle yoğun kaygı dönemlerinde yalnız kalmayı ürkütücü bulabiliyor. O anlarda ya tekrar kötü hissedersem, ya kalbim hızlanırsa, ya kontrol edemezsem gibi düşünceler sarmal gibi dolaşıyor. Emin olun bu hisler birdenbire kapınızı çaldığında anlamlandıramadığımız yerde daha da çok ürkütür.

Burada sıkılmaktan ve mutlu olmaktan korktuğunuzdan da bahsetmişsiniz. Mutluluk herkes için belki de iyi bir kavramken neden sizin için korku uyandıran bir kavram? İşsizliğin getirdiği belirsizlik, sabahları bugün ne yapacağım sorusu varken bir de ilişkide geleceği dair adımı atmak. Bir yanda aileye duyulan o derin bağlılık, bir yanda bağımsızlaşma kaygısı. Türkiye'de bu geçiş dönemleri insanı ayrıca zorlayabilir. Aileden kopmak çoğumuz için sadece fiziksel değil, duygusal olarak da sancılıdır.

Burada kendinize çok yüklenmemeye çalışın. Mutluluğun bazen korku ve huzursuzlukla iç içe geçtiğini görmek de önemli bir keşiftir aslında. Ve burada unutmamanız gereken her duygunun geçici olduğudur. Şunları deneyebilir misiniz? Minik bir egzersiz önermek isterim bu noktada. Her gün belirli bir vakit, mesela sabah kahvaltısından sonra ya da akşam yatmadan önce, içinize bakıp bugünkü tema korkunuzu ve kendiniz için iyi giden minicik bir şeyi yazmayı deneyin.

Hatta bir defter edinin. Bugün ne oldu, neyden korktum, ama şu anda ne hissediyorum? Ya da sevdiğim, başarabileceğim hangi noktalar var gibi kendinize sorular yöneltin. Belki en başta saçma gelebilir ama zamanla zihninizdeki olumsuzlukların değişkenliğini daha yakından fark edebilirsiniz. Şunu sormak isterim, kaygınız en çok ne zaman yoğunlaşıyor? Yeni bir ortama girerken mi, yoksa evde tek başınıza kaldığınızda mı? Ya da yarın ne getireceğine dair düşündüğünüzde mi? Eğer paylaşmak isterseniz daha fazla dinleyebilirim.

Belki de burada hangi düşüncenizin kaygınızı tetiklediğini fark edebilirseniz bunun çözümünü bulmanız da kolaylaşabilir. İlk defa panik atak yaşadığınızdan bahsetmişsiniz. Size bunu düşündüren ne oldu? Ve hangi olayla birlikte bunu yaşadınız? Kendinize şu soruları da sormayı ihmal etmeyin. Hissettiğiniz her şey doğru olmak zorunda mı? Ya da gerçekleşmek zorunda mı? Bu bizim bilişsel çarpıtma olarak adlandırdığımız duygusal çıkarsama adını verdiğimiz bir çarpıtmadır.

Ve burada önemli olan şey kişinin hissettiği şeylerin gerçek olabileceğini düşünmesidir. Fakat kendinize şunu sorun, bugüne kadar hissettiğiniz kaç şey doğru çıktı? Ya da gerçekleşti? Duygularınızdan çıkarım yapmamak adına yaşadığınız olaylarla ilgili düşüncelerinizi ve duygularınızı yazarak bu düşünceleri ve duyguları destekleyen ve desteklemeyen kanıtlar bulabilirsiniz. Bu sizin daha gerçekçi ve objektif değerlendirmeniz için süreçte yardımcı olacaktır.

Son olarak güvenle yürümek, huzurlu olmak kolay değil. Hele ki böyle bir dönemden geçerken. Bir süre sadece kendinize anlayış gösterebilmek bile başlı başına kıymetli. En azından bu kadar dolup taştığınızda yardım istemiş olmanız değişim yolunda bir adım bana kalırsa. Dilerseniz birlikte detaylara bakabiliriz. Kendinizi daha iyi tanıma noktasında size destek olmayı isterim. Sevgiyle kalın.

alinti

Çok haklısınız çok teşekkür ederim

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.