İçimde Sürekli kötü konuşan sesten nasıl kurtulabilirim
Sürekli sevdiklerime birşey olacak korkusu yaşıyorum örneğin şunu yaparsam felaket olur gibi kötü hisler geçiyor içimden bir ses hep olumsuz konuşuyor en mutlu anımda birden aklımdan çok kötü birşey geçiyor ve rahatlamak için takıntılı hareketler yapıyorum eğer yapmazsam çok huzursuz hissediyorum çok yoruldum bu durumdan, önceden takıntılarım vardı fakat bu kötü konuşan iç ses beni çok yoruyor sıkışmış hissediyorum artık
Bu soru 5 Mayıs 2026 12:52 tarihinde Psikolog Hamide Güven tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba,
Anlattığınız tabloya psikolojik açıdan bakıldığında, burada yoğun kaygıyla beslenen takıntılı düşünce örüntülerinin devrede olabileceği görülüyor. Özellikle sevdiklerinize zarar geleceğine dair istemsiz düşünceler, belli davranışları yapmazsanız kötü bir şey olacakmış gibi hissetmeniz, zihninizde sürekli olumsuz konuşan bir sesin varlığı ve bu düşüncelerin yarattığı huzursuzluğu azaltmak için tekrarlayıcı davranışlara yönelmeniz; sıklıkla obsesif düşünce ve kompulsif rahatlatma döngüsünde karşımıza çıkan deneyimlerdir.
Bu durumun en yorucu taraflarından biri, kişinin çoğu zaman bu düşüncelerin mantıksız olduğunu bilmesine rağmen onlardan gelen tehdidi gerçekmiş gibi hissetmesidir. Zihin bir ihtimali felaket senaryosuna dönüştürür ve bedene gerçek bir tehlike varmış gibi alarm verir. O noktada kişi düşüncenin doğru olup olmadığını sorgulamaktan çok, yarattığı yoğun sıkıntıyı dindirmeye çalışır.
Bahsettiğiniz kötü konuşan iç ses çoğu zaman dışarıdan gelen bağımsız bir ses gibi değil, kaygının zihinsel bir tezahürü olarak ortaya çıkar. Yoğun kaygı yaşayan zihin sürekli olası tehditleri taramaya programlanır. Normalde zihinden geçen pek çok anlamsız düşünce fark edilmeden kaybolur. Ancak kaygı yükseldiğinde beyin bu düşünceleri yakalar, büyütür ve onlara özel bir önem atfeder.
En mutlu anınızda birden kötü bir düşüncenin belirmesi de tam olarak bununla ilişkilidir. Çünkü zihin bazen tam da huzurlu olduğunuz anlarda kontrolü kaybetme ihtimalini tehdit olarak algılar ve adeta dengeyi bozacak bir düşünce üretir. Bu, bilinçli olarak istediğiniz bir şey değildir. Hatta tam tersine, sizin değerlerinizle çatıştığı için sizi bu kadar rahatsız eder.
Rahatlamak için yaptığınız takıntılı hareketler kısa vadede kaygıyı azaltıyor gibi görünse de uzun vadede zihne şu mesajı verir: Demek ki gerçekten tehlike vardı ve bu davranış sayesinde önlendi. Böylece beyin aynı alarm sistemini yeniden üretir. İşte sizi sıkıştıran döngü burada oluşur. Düşünce gelir, kaygı yükselir, rahatlatıcı davranış yapılır, geçici rahatlama olur, ardından beyin bunu öğrenir ve bir sonraki sefer daha güçlü şekilde tekrarlar. Zamanla kişi yalnızca düşüncelerden değil, düşüncelere vereceği tepkilerden de yorulmaya başlar. Sizin yaşadığınız tükenmişlik hissi de büyük olasılıkla bu sürekli zihinsel tetikte olma halinden kaynaklanıyor.
Burada en önemli noktalardan biri, bu iç sesle tartışmaya çalışmamak ve onu susturmaya zorlamamaktır. Çünkü zihinle güç mücadelesine girildiğinde çoğu zaman düşünce daha baskın hale gelir. Psikoterapide özellikle obsesif düşünce örüntülerinde, düşüncenin varlığını kabul edip ona yüklenen anlamı değiştirmek üzerinde çalışılır. Bir düşüncenin zihinde belirmesi onun gerçek, tehlikeli ya da gerçekleşecek olduğu anlamına gelmez. Zihin pek çok rastlantısal içerik üretir. Sorun düşüncenin kendisinden çok ona verilen önemdir.
Yaşadığınız durum günlük işlevselliğinizi ve ruhsal enerjinizi bu kadar etkiliyorsa bir psikolog ya da psikiyatristten profesyonel destek almanız oldukça önemli. Özellikle obsesif düşünce ve kompulsif davranışlar, uygun terapi yöntemleriyle belirgin biçimde hafifler.
Umarım yazdıklarım sizin için faydalı olmuştur. Eğer konuşmak veya soru sormak isterseniz burada olacağım.
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.