• Anasayfa
  • Sorular
  • İçinden çıkamadığım ruh halimi zihnimi kötü etkileyen bir durumdayım ne yapmalıyım bilmiyorum
Aile

İçinden çıkamadığım ruh halimi zihnimi kötü etkileyen bir durumdayım ne yapmalıyım bilmiyorum

Gizli Kullanıcı27 Şubat 2026 10:19

İçinde bulunduğum ruh halinin beni dibe çektiğini ve zihnimin bir sürü düşünceyle beni ele geçirdiğini söyleyebilirim.Öncelikle sıkıntılarımdan bahsetmeliyim.Daha yeni evliyim yaklaşık 7 ay oldu ve hamile kaldım hemen şuan bebeğimizi bekliyoruz 30.haftamdayım.Bunun yanı sıra Ramazan ayına giriş yaptık ve eşimde bende çalışıyoruz iftardan 45 dk 1 saat önce çıkıyorum ben işten.Eşim 32 yaşına gelmişsin ama anneniz hep yemeğinizi yapmış siz gezip tozmuşssunuz bişey öğrenmemişsin diyip duruyor.Bende bişey yaparken o beğenmeyecek diye ekstra özeniyorum ama strese giriyorum ve işler daha kötü bi hal alıyor.Yaptığım istediği gibi olmuyor ve bi kaşık alıp bırakıyor bir eline sağlık bile demeden.Kaç saattir bir şeyi yapamıyorsun insan istediğine pişman oluyor diyor,ramazan ayına girdiğimizden beri de ekstra tuhaflaştı.Bişeyi yapmaya başlayacağımda şunu yapabilir misin ki hiç yapmamışsındır ki zaten gezmeden tozmadan diyor ağlaya ağlaya hazırlık yetiştirmeye çalısıyorum dün naparsan yap ben senle yemeyeceğim dedi o yemeyecek diye ben hazırladım ama oturmadım sofraya,seni mi nazlayacağız sürekli diyor ağladığımda,değişti tanıyamıyorum onu sanki iki kişi var içinde birisi beni düşünen kıyamayan öbürü de beni aşağılayıp hor gören hamilelikmiş başka bişeymiş asla umursamayan bir adam.Ağlayan insanı sevmem ben daha çok üstüne giderim lafımı çekmem diyor,dedim ki beni düşünmüyorsan bebeğine kıyamaz insan.Ben o babalardan değilim Allah vermiş çok şükür derim kendini kurtarırsa ne mutlu diyor söyledikleri beni öyle yaralıyor ki ama asla umursamıyor,her şeye rağmen ne desede yine yanına gidiyorum laflar zoruma gidiyor ağlıyorum asla tutamıyorum kendimi yalandan ağlama diyor.Bi tebessüm edip sarılsa dünyalar benim oluyor kendimi ezdiriyorum çok kızıyorum kendime de ona da çok kızgınım ama çok seviyorum.Her şey mutlulukla devam etsin diyorum çok mu şey istiyorum.Bana neden böyle davranıyor derdin ne diyorum anlayamıyorum onu.Bir de son zamanlarda lavaboya bile telefonla gider oldu.Banyoya giderken telefonunu şarja yanımda bırakmıyor diğer odaya takıyor.Bende şüpheleniyorum bu durumdan.Aklımda bi sürü düşünce karnımda bebeğim bir yanda yuvam ne yapacağımı bilmez haldeyim.Kimseye asla üzüldüğümü göstermiyorum üzülürler diye.Ve bu durumlar altında ezilip kalıyorum.Taktik uygulayım ben kaçıyım o gelsin diyen bir insan asla olmadım ama o bence ne yapsam da yine beni seviyor düşüncesinin farkında.Bir de taşınma sürecimiz olacak bir süre doğum vs zamanı ayrı kalacağız ben bebeğim doğum lohusalık evlilik ilişkimiz derken kendimi nasıl toparlarım naparım bilmiyorum.Çıkmazdayım🥹

Bu soru 28 Şubat 2026 10:37 tarihinde Psikolog Ecem Bakıner tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Sevgili danışan, merhaba 🌿


Yazdıklarınızı okurken ne kadar yorulduğunuzu, kırıldığınızı ve kendinizi yalnız hissettiğinizi hissetmemek mümkün değil. Yeni bir evlilik ve hamilelik gibi hem fiziksel hem de duygusal açıdan hassas bir süreçten geçerken bir de Ramazan ayının yoğunluğu eklenmişken, sürekli eleştirilmek ve yeterli görülmemek sizi oldukça yıpratmış olabilir. Tüm bunların arasında hem eşinizi memnun etmeye çalışmanız hem de güçlü kalmaya çabalamanız oldukça zorlayıcı.


Eşinizden duyduğunuz sözlerin sizi incitmesi çok anlaşılır. Hamilelik döneminde en çok ihtiyaç duyulan şey anlaşılmak, desteklenmek ve güvende hissetmektir. Oysa siz tam tersine eleştirildiğinizi, küçümsendiğinizi ve duygularınızın yeterince görülmediğini ifade ediyorsunuz. Ağladığınızda teselli edilmek yerine daha fazla zorlanmanız, kendinizi değersiz ve yalnız hissetmenize yol açmış olabilir. Çünkü siz de hem psikolojik hem de fiziksel olarak yeni bir aşamadan geçiyorsunuz ve bunun farklı duygu, düşünce ve hisler yaratması çok doğaldır.


Bir ilişkide sevgi yalnızca güzel anlarda değil, zor zamanlarda gösterilen anlayış ve şefkatle de kendini belli eder. Sürekli kendinizi kanıtlamaya çalışmanız ve “beğenecek mi?” kaygısıyla hareket etmeniz zamanla özgüveninizi zedeleyebilir. Şu anda yaşadığınız yoğun ağlama isteği de aslında içinizde biriken duyguların dışa vurumu olabilir.


Bu noktada kendinize şu soruyu sormanızı öneririm: Bu ilişkide siz kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Güvende mi, değerli mi, anlaşılmış mı, üzgün mü? Sağlıklı bir ilişkide kişi sürekli hata yapmaktan korkarak hareket etmek zorunda kalmaz. Ayrıca, sağlıklı bir ilişki iki kişinin ortak çabasıyla ilerler; tüm sorumluluğu tek bir kişi taşımak uzun vadede oldukça yorucudur. İlişkide sizin de söz hakkınızın olduğu ve sınırlarınızı korumanın önemi büyüktür. Bunun yanında, bu evlilikten neler beklediğinizi ve nelerin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini kendinize sormanız, niyet ve beklentilerinizi, ihtiyaçlarınızı daha iyi anlamanıza yardımcı olur.


Eşinizin davranışlarının değişmiş olmasının farklı sebepleri olabilir; stres, sorumluluk kaygısı ya da kendi iç dünyasında yaşadığı zorlanmalar gibi. Ancak sebep ne olursa olsun, kırıcı ve aşağılayıcı sözler sizi incitiyorsa bunları konuşabilmek önemlidir. Tartışma anı dışında, daha sakin bir zamanda “Sen hep böylesin” yerine “Bu sözleri duyduğumda çok kırılıyorum ve yalnız hissediyorum” gibi kendi duygularınızı ifade eden bir iletişim dili kurmanız daha sağlıklı olacaktır.


Telefonla ilgili yaşadığınız şüphelerin de zihninizi oldukça meşgul ettiği anlaşılıyor. Belirsizlik çoğu zaman kaygıyı artırır. Ancak kesin bir sonuca varmadan önce varsayımların sizi daha fazla yormasına izin vermemek ve açık iletişimi tercih etmek önemlidir. Güven ancak konuşulabildiğinde güçlenir.


Yaklaşan doğum ve lohusalık sürecini düşündüğünüzde kaygılanmanız çok anlaşılır. Bu nedenle şu anda kendiniz için bir destek alanı oluşturmanız oldukça kıymetli olabilir. Güvendiğiniz bir aile üyesi, yakın bir arkadaş veya bir uzmandan destek almak, bu süreci daha sağlıklı geçirmenize yardımcı olur. Her şeyi tek başınıza taşımak zorunda değilsiniz.


Unutmayın; sevgi emek ister ama kişinin kendini sürekli ezmesi ya da yok sayması anlamına gelmez. Siz hem bir birey hem de anne adayı olarak anlayışı, şefkati ve duygusal desteği hak ediyorsunuz. Bu nedenle, ilişkide sınırlarınızın olması ve bunları korumak istemeniz tamamen haklıdır. Eşinizin size karşı kullandığı üslup ve sözler sizi üzüyor ve zarar veriyor. Ancak hiç kimse sizi değersiz hissettirecek şekilde konuşmamalı, eğer bir iletişim problemi varsa da bu konuşularak çözülebilmelidir. Çünkü siz de, partnerinizin bu ilişki içerisinde olduğu gibi çok önemlisiniz ve değerlisiniz. Kendi duygularınızı ifade etmek ve sınırlarınızı korumak hem sizin hem de bebeğiniz için önemlidir. Ne kadar ilişki içerisinde partnerimizi seversek sevelim, sınırlarımızı korumak ve her kötü sözü kabul etmemek, kendimize verdiğimiz saygının ve korumanın bir göstergesidir.


Eğer bu durum ilişkinizi zorlamaya devam ederse, bir çift terapistine başvurmayı düşünebilirsiniz. Bu şekilde iletişim yöntemlerinizi çeşitlendirebilir ve ilişkinizi farklı açılardan güçlendirebilirsiniz.


Bu süreçte hissettiklerinizi paylaşmanız çok değerli. Eğer tekrar paylaşmak veya sormak istediğiniz bir şey olursa, her zaman buradan veya profilimden bana ulaşabilirsiniz.


Sevgiyle kalın 🌸

Psikolog Ecem Bakıner

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular