İhanet sonrası boşanma kararı almadan önce nelere dikkat etmeliyim?
Merhabalar.
34 yaşındayım. 8 yaşında ve 11 aylık iki çocuğum var. Bebeğime hamile kaldığım ayda eşimin başkasıyla cinsel birliktelik yaşadığını, sonrasında 3-4 aylık aralıklarla tekrar tekrar görüştüklerini en son bebeğim 3 aylıkken son kez görüştüklerini ve bunların yalnızca cinsel birliktelik olduğunu, duygusal anlam barındırmadığını bizzat eşimin itirafı üzerine öğrendim. Başlarda kabullenememe, kendimden şüphelenme, güvensizlik, ağlama krizleri yoğun depresyon yaşadım. Zamanla ataklarımın şiddeti süresi sıklığı azaldı. Eşim bu süreçte çok destek oldu. Evliliğimiz iyiydi, arkadaş olarak da çok iyi anlaşırdık saatlerce sohbet ederdik bir demlik çay bitirirdik. Çalıştık çabaladık omuz omuza verdik ev yaptırdık içini tek tek ellerimizle bezedik. Kızımızla eşimle her detayı birlikte seçtik aldık eğlendik. Çok ama çok mutluyduk. Son 1 yılda bizi ailecek strese sokan bazı olaylar oldu. Oturduk birlikte ağladık. Eşimin babası biraz despot zor bir insan, kafasına göre bağırır kızar siniri geçince birşey yok gibi sever sarmalar. Bunlar beni yordu, eşim alışkındı ama ben yoruldum. Benim yorgunluğum eşimi üzmeye başladı, tepki gösterse kavga çıkıyordu göstermese ben çocuk gibi azarlanmaktan bıkmıştım benim tepkilerim babasını daha da sinirlendiriyordu. Herkesin susmasına alışmış yıllarca ben de dahil. 10 yıllık evliliğimizin son senesinde konuşmaya başladım nihayetinde. Çok yakın çevremizin eşimden sürekli borç istemesi verirse iyi olmamız vermeyince suçlayıcı mesajlar konuşmalar da eşimi üzüyordu. Bunlar hep son yıl yaşandı. O süreçte konuştuk dertleştik aslında ama eşimin sonradan demesine göre depresyonda gibiymiş, ben ben değildim diyor. Zaten bu işlerde olan birisi o sıralarda karşısına çıkmış eşim de kafasını boşaltmak için malesef hataya düşmüş beni aldatmış. Her seferinde pişman olsa da ben eşimi seviyorum, nasılsa ona ilgimi eksiltmiyorum sadece dertler üstüme çok gelince bu insanı kaçış anlık unutma yeri olarak görüyorum diye diye bunu 1 yıl sürdürmüş tüm hamileliğim boyunca ve doğumdan sonra da.
Herşeyi konuştuk bu konuda bile ağlaya ağlaya birbirimize duygularımızı ifade ettik, neden oldu bir daha olmaması için ne yapmalıyız hep konuştuk. Çift terapisine gittik, EMDR hem birlikte hem bireysel yaptık. Bir gün düzeldim inandım geleceğe umutla baktım. Eskisi gibi aşkla baktım gözlerim parladı. Sonra yine çöktüm. Nasıl yapar nasıl dokunur diye.
Öğrenmemin üzerinden 8 ay geçti. Eski yaşam enerjim yok, gelecekten umudum yok. Eşimi çok sevsem de ona baktıkça başkasına dokunduğunu hatırlıyorum. Bana çok iyi davranıyor pişman, zaten hep iyi davrandık birbirimize çok özendik 10 yıl boyunca. Çocuklarıma çok iyi bir baba. Ama gel görelim böyle bir hata kabul edilemez birşey. Affettim desem de yüreğim beynim affetmiyor ısıtıp ısıtıp en yalnız anlarımda aklım oyun oynuyor. Eskiden etmediğimiz kavgaları etmeye başladık. Eskiden söylemediğim kırıcı sözleri söyler oldum sanki inadına canını yakmak ister gibi. Özene bözene büyüttüğümüz sevgimiz evimiz yuvamız büyüsü bozuldu. Çok mutsuzum, ruhum çekilmiş gibi kimseyle görüşmek konuşmak istemiyorum. Herşey çok basit geliyor acımın yanında boş geliyor konular. Boşanmayı kafaya koydum ama kararsızım da. Bana bir gülüşü yaşama enerjisi veren eşim, hayatımda tüm zorlukları o yanımdaysa aşarım dediğim eşim nasıl olur da başkasına dokunur. Çocuklarım da var.
Nasıl karar vereceğim? Nelere dikkat etmeliyim? Duygularım beni yanlış mı yönlendiriyor, yoksa onları dinlemeli miyim? Yanlış karar almak istemiyorum ama şu anda mutsuzum. Kalbim öyle derinden ağrıyor ki, tarifi imkansız müthiş bir ağırlık üstünde. Eşimin sevgisi şefkati bile beni düzeltemiyor. Çünkü onu eskisi gibi güvenli dağım olarak göremiyorum, bana gerçekten dağ gibiydi varlığı hayatımı güzelleştiriyordu ama şimdi acıdan başka birşey vermiyor. Güvenmiyorum. Lütfen bana mantıklı birşeyler söyleyip dikkat etmem gerekenleri anlatır mısınız? Böyle karışık duygular beslerken hem hala herşeye rağmen çok severken, hala onunla yaşadığım cinsellikten de çok keyif alırken, ama bir yandan da onun bana ihaneti yüzünden canım acıyorken eskisi gibi tam olamıyorken, tam hissedemiyorken hep bir gölge varken sevincimde neşemde, bir de üstüne üstlük masum 2 yavrumuz varken, siz söyleyin nasıl karar verebilirim?
Bu soru 14 Ağustos 2025 09:05 tarihinde Uzman Klinik Psikolog Elif Kızılkaya tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba Sevgili Danışan,
Anlattıklarınız, yaşadığınız durumun ne kadar derin ve çok katmanlı olduğunu gösteriyor. Öncelikle şunu bilmelisiniz: şu an yaşadığınız duygular, tepkiler ve düşünce dalgalanmaları travma sonrası gayet doğal süreçlerdir. Bir eşin ihaneti, hele ki hamilelik ve doğum gibi hem fiziksel hem duygusal olarak en kırılgan dönemde yaşandığında, kişinin güven algısını kökünden sarsar. Sadece partnerinize olan güven değil, hayatın adilliğine ve kendinize olan güven de yara alır. O yüzden kendinizi hem boşlukta hem ağır bir yük altında hissetmeniz çok anlaşılır.
Şu anda yaşadığınız şey iki temel eksende ilerliyor:
- Duygusal eksen: Sevgi, bağlılık, özlem, öfke, kırgınlık, güven kaybı, hayal kırıklığı… Bunların hepsi bir arada, dalgalar halinde geliyor. Bazen bir gün umutlu hissedip ertesi gün dibe çökmeniz de bundan.
- Bilişsel eksen: Ne yapmalıyım? sorusu, karar verme baskısı, çocukların geleceği, evliliğin geçmişi, eşinizin pişmanlığı… Mantığınız ve duygularınız zaman zaman çatışıyor.
İhanet sonrası iyileşme sürecinde en zorlayıcı şeylerden biri de budur: Eşinizi hâlâ seviyor olmanız, ama aynı zamanda onun size en ağır yarayı vermiş olması. Sevgi, güvenin yerine geçmiyor; güven ise kolayca geri gelmiyor.
Şimdi karar verme sürecinde size yardımcı olabilecek bazı noktaları, hem psikolojik hem pratik açıdan sıralayacağım: 1.Kararı aceleye getirmeyin. Travma sonrası kararlar genellikle yoğun duygularla alınır. Oysa iyileşme sürecinde duygular çok dalgalı olur. Kararınızın uzun vadede pişmanlık yaratmaması için, biraz daha zamana yaymak faydalı olabilir. Karar verme sürecinde “önce kendimi stabilize edeceğim” hedefini koymak sağlıklı olur.
2. Öncelikle kendi iyileşmenizi merkeze alın. Evliliği kurtarmak ya da bitirmek ikinci adım olmalı. İlk adım, sizin ruhsal dayanıklılığınızı güçlendirmek. Şu anda yaşadığınız güvensizlik, değersizlik ve geleceğe umutsuz bakma halleri, duygusal enerjinizi tüketiyor. Kendinize odaklanmak, bireysel terapiyi sürdürmek, günlük yaşamınıza minik de olsa kendinize iyi gelen rutinler eklemek (yürüyüş, nefes egzersizi, arkadaşla kısa görüşmeler, hobi gibi) hem karar verme sürecinizi hem de olası geleceğinizi daha sağlam kılar . 3. Evliliği değerlendirirken üç boyuta bakın:
Geçmiş: Evliliğinizin temelinde gerçekten güçlü bir bağ, saygı ve dostluk var mıydı? Siz bu bağı değerli buluyor musunuz?
Bugün: Eşinizin pişmanlığı sadece sözde mi yoksa davranışlarında da uzun vadeli bir değişim var mı? Sizi anlamaya, telafi etmeye, güveninizi inşa etmeye yönelik istikrarlı bir çaba gösteriyor mu?
Gelecek: Birlikte yeniden güven inşa edebileceğinizi hissediyor musunuz? Yoksa ne yaparsa yapsın, içinde bu gölgenin kalacağını mı düşünüyorsunuz? Bu üç boyut, “kalmak mı gitmek mi?” sorusunun mantıksal çerçevesini oluşturur.
4. Duygularınızı bastırmayın, ama onlara körü körüne de teslim olmayın.
Öfke, kırgınlık ve güvensizlik çok haklı hisler. Ama bu hisler kararın tek belirleyicisi olduğunda, gelecekte pişmanlık ihtimali artar. Tıpkı sevginin tek başına yeterli olmaması gibi. Karar verirken hem hislerinizi hem de uzun vadeli mantıklı değerlendirmeyi yan yana koyun.
5. Çocuklar faktörünü doğru yerden değerlendirin.
Çocuklar için en önemli şey, anne-babanın birlikte olması değil, sağlıklı ve huzurlu bir ortamda büyümeleridir. Eğer evlilik içinde öfke, kırıcı sözler, soğukluk ve sürekli gerilim hakim olursa, bu da çocuklara zarar verir. Dolayısıyla “çocuklar için katlanmak” uzun vadede fayda yerine zarar getirebilir. Ama eğer sağlıklı iletişim ve güven inşası mümkünse, o zaman evliliği sürdürmek çocuklar için koruyucu olabilir.
6. Kendinize şu soruları dürüstçe sorun:
Eşime yeniden güvenmeyi gerçekten istiyor muyum, yoksa sadece alışkanlık ve geçmiş bağ bizi bir arada mı tutuyor?
Onun hatasını affetmeye gönlüm var mı, yoksa zihnim affettim dese de yüreğim her fırsatta açılan bir yara mı taşıyor?
Onunla kalırsam, bu olayı sürekli zihnimde yeniden yaşamaya devam mı edeceğim?
Ayrılırsam, bu acıdan daha hafif bir acı mı yaşayacağım, yoksa pişmanlık daha ağır mı gelecek?
7. Tamir mümkünse, bunun yollarını netleştirin.
Eşiniz gerçekten değişim için ne yapıyor? Siz güveni yeniden inşa etmek için hangi adımları atmaya hazırsınız? Bu adımlar sadece sözde değil, pratikte uygulanabilir mi? Örneğin şeffaf iletişim, hesap verilebilirlik, açık duygusal paylaşım gibi
8. Kabul süreciyle yüzleşin.
Kabul etmek, onaylamak veya unutmak değildir. Kabul, “bu yaşandı, geri alınamaz, ama ben bu gerçekle nasıl yaşayacağıma karar vereceğim” demektir. Kabul süreci tamamlanmadan sağlıklı bir karar vermek zordur.
Şu anda ne kalmak ne de gitmek tam anlamıyla “rahat” hissettirecek. Çünkü her iki seçeneğin de acısı var. Asıl mesele, hangi acının sizin için daha yaşanabilir olduğuna karar vermek. Kalmak da gitmek de bir yas süreci içerir.
Size önerim, kararı biraz daha zamana bırakıp, bireysel terapide özellikle ihanet sonrası güven travması üzerine çalışmanız. Kararı ise duygularınız biraz daha stabilize olduğunda vermeniz. Çünkü şu an hissettiğiniz içimde hep bir gölge var hali, zamansal dalgalanmalara çok açık.
Umarım cevabım yeterli olmuştur, sağlıklı günler dilerim
Uzman Klinik Psikolog Elif Kızılkaya
Çok çok çok detaylı ve açıklayıcı bit cevaptı. İnanamıyorum, 4 ay kadar neredeyse haftada bir 10 günde bir bireysel-çift terapisi aldım hatrı sayılır bir psikologtan ve ciddi ücret ödedim. Ama ondan bile bu denli hızlı cevap alamadım. Seans dışında asla ulaşamadım kendisine, kaldı ki travmanın ilk günleri çok daha ağırdı benim için. Çok teşekkür ediyorum. Önemsemiş ve ciddiye alıp çok güzel açıklayıcı cevap vermişsiniz çok mutlu oldum. 🙏🙏🙏