Romantik İlişkiler

ihanete uğradığımı nasıl kabullenebilirim

Gizli Kullanıcı11 Şubat 2026 12:24

sevgilim bana cok güven veren biriydi içimde süpheler vardı ve instagram hesabını istedim ilkinde o benim sahsi hesabım diyerek hesabı vermedi sonra yine benim süpheleniceğim seyler meydana geldi benim ondan soğumamı istemediğimi söyleyerek instagram hesabını verdi hesaba girdim ve arkadaslarıyla mesajlasmalarında kendimle ilgili seyler gördüm bana anlatmadığı gecmis flörtlerini öğrendim bana gecmiste yaptım özür dilerim diye yalvardı ama ayrıldım ama özlüyorum

Bu soru 13 Şubat 2026 11:49 tarihinde Psikolog Lara Yelda Aktaş tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba,

Yaşadığın şey yalnızca “bir şey öğrenmek” değil; güven duygusunun kırılması. Bu yüzden şu an hissettiğin üzüntü, öfke, hayal kırıklığı ve özlem birbiriyle çelişiyor gibi görünse de aslında çok anlaşılır. Bir yandan sana güven veren birini kaybettin, bir yandan da zihnin “Ama o benim için özeldi” diyerek bağını koparmakta zorlanıyor.


İhaneti kabul etmek, olanı onaylamak demek değildir. Olanın gerçekliğini kabul etmektir. Kabul süreci genelde şu iki düşünce arasında sıkışır:

  1. “Bunu yapmış olamaz.”
  2. “Yaptı ama belki de o kadar da kötü değildir.”

Zihin, acıyı azaltmak için gerçeği yumuşatmaya çalışır. Fakat iyileşme, olayın ağırlığını küçültmekle değil, netleştirmekle başlar.


Şu noktayı ayırmak önemli:

Bir ilişkide güven şeffaflıkla beslenir. Hesabı vermemek, sonra baskı artınca vermek ve geçmişte saklanan flörtlerin ortaya çıkması, güven zeminini zedeleyen davranışlardır. Senin şüphe duyman bir “aşırılık” değil; tutarsızlık karşısında verilen doğal bir tepkidir.

Ayrıldıktan sonra özlemen ise ihaneti yok saydığın anlamına gelmez. Bağlanma sistemi hemen kapanmaz. Özlem çoğu zaman kişiyi değil, ilişkinin hayalini özlemektir.


Şimdi sana küçük ama etkili bir egzersiz önereceğim:

Düşünce – Kanıt – Alternatif Yorum Çalışması

Bir kağıda üç sütun çiz:

  1. Aklımdan geçen düşünce
  2. (Örn: “Belki de abarttım, o kadar da büyük bir şey değildi.”)
  3. Bu düşüncenin kanıtları
  4. (Gerçek, somut veriler. Yorumsuz.)
  5. Bu düşünceye karşı kanıtlar
  6. (Hesabı vermemesi, saklanan geçmiş flörtler, tutarsızlıklar…)

Sonra kendine şu soruyu sor:

“En dengeli, gerçekçi yorum ne olurdu?”

Amaç onu kötülemek değil; zihnin romantize etme eğilimini dengelemek.


Bir de ikinci bir mikro egzersiz:

Her özlediğinde şu cümleyi tamamla:

“Şu an onu değil, ……… özlüyorum.”

(İlgi görmeyi mi? Güvende hissetmeyi mi? Yalnız kalmama halini mi?)

Bu ayrım, duygunun yönünü netleştirir.


Unutma:

İhaneti kabul etmek kalbinin zayıflığı değil, sınırlarının güçlenmesidir.

Ve şunu bırakmak isterim sana:

“Gerçeği görmek acıtır; ama gerçeği inkâr etmek daha uzun sürer.”

Umarım yardımcı olabilmişimdir, ihtiyaç halinde yine iletişime geçebilirsin, sevgiler...


Psikolog Lara Yelda Aktaş

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Yorumlar

Gizli Kullanıcı

bunları ortaya çıkarınca bahane üretmeye okları bana cevirmeye yönelik konuşmalar yaptı ve ilişkide bana dediği bir çok şeyin yalan olduğunu öğrendim ama seviyodum gerçekten bana güven veren biriydi ciddi anlamda ona aşırı güvenmemi sağladı nasıl yaptı bilmiyorum ama hiç açık vermedi ben kendi üstüme çok yükleniyordum ona karşı hep kendimi açıklama anlatma hissi oluyordu çevremin dediğine göre aşırı manipületif bir kişi ve ben bunu anlayamayacak kadar ona yoğun sevgi hissediyodum gerçekten konuştuğumuzda saçma bahanelerine inanmak istedim sonrasında arkadaşlarımla ve çevremle bu durumu konuşunca devam etmemin bana sadece zarar vereceğini söylediler bende önceden olan bir çok şeyi göz önünde bulundurarak ayrılmayı seçtim bana önceden yaptım değiştim diye ağladı yalvardı ama şuan bakınca ağlamaları bile sahte geliyor öncesinde yapmış olduğum hatayı yüzüme vurup duruyordu sonunda ayrıldım ve her yerden engelledim ayrıldıktan sonra hesaplarıma dokunmadım onun çıkarmasını bekledim beni takipten de çıkarmadı hesabından da atmadı bir gün bekledim belirsizlikte bıraktı amacı ne diye düşündüm sonra çıkarmamın doğru bir fikir olduğunu düşünüp her yerden çıkarıp engelledim ama kendime engel olamıyorum hala hesaplarına bakıyorum pişman mı diye düşünüyorum ama gün geçtikçe duygu değil mantığım ağır basmaya başladı bunu farkettim bu yaptıkları için ondan nefret ediyorum

13 Şubat 2026 17:58
Gizli Kullanıcı

beni bu kadar sevdiğini gösteren bir kişiden bunu beklemezdim gerçekten ilk okuduğumda ne olduğunu şaşırdım nasıl olabilir diye onu sevdiğim için uydurduğu tek bir bahaneye inanmak istedim ama kendi de biliyodu ki dediği şeyler aşırı mantıksız beni sadece cepte tutmak istediğini fark ettim ama bunu kendime yediremiyorum bu kişi benim hayallerimde geleceğimde düşünüp istediğim biriydi ben ona karşı sevgimi de ilgimi de güvenimi de eksik etmedim bana cok ayıp etti kendime yediremiyorum gün içinde arkadaş ortamında geçiştiriyorum ama günün sonunda kendi başıma kaldığım zaman bu duygular beni içine hapsediyor sanki ama yaptıklarını ve söylediği yalanları düşününce ondan nefret etmeye başlıyorum aşırı karmaşık herşey bu durumun en kolay yoldan çözülmesi için ne yapmalıyım yardımcı olur musunuz

13 Şubat 2026 18:05
Psk. Lara Yelda Aktaş

Yaşadığınız şeyin bu kadar karmaşık ve yorucu hissettirmesi çok anlaşılır. Bir yandan sevmiş, inanmak istemiş, umut etmişsiniz; diğer yandan öğrendiğiniz yalanlar, tutarsızlıklar ve belirsizlik sizi içten içe tüketmiş. Bu iki duygu aynı anda var olabilir: Hem özlemek hem öfkelenmek. Hem sevmek hem nefret etmek. Bu bir zayıflık değil; duygusal bağın çözülme sürecidir. İlişki boyunca kendinizi sürekli açıklama ihtiyacı hissetmeniz, hatayı kendi üzerinize almanız ve onun davranışlarını anlamlandırmaya çalışmanız önemli bir ipucu. Böyle durumlarda zihin genellikle şu otomatik düşünceleri üretir: “Belki abartıyorum.” “Belki gerçekten değişmiştir.” “Beni kaybetmek istemiyordur.” Bu düşünceler kısa vadede kaygıyı azaltır ama uzun vadede gerçeği görmeyi zorlaştırır. Siz şu an tam da bunu fark etmişsiniz: Gün geçtikçe duygu değil, mantık ağır basmaya başlamış. Hâlâ hesaplarına bakma isteğinizin olması da çok insani. Bu genelde “pişman mı?”, “beni düşündü mü?” gibi sorulara cevap arama ihtiyacından gelir. Belirsizlik beynimiz için tehdit gibidir; netlik ister. Ama çoğu zaman o netlik dışarıdan değil, içeriden gelir. Onun pişman olup olmaması sizin değerinizle ilgili bir veri değildir. Şu egzersizi deneyebilirsiniz: Düşünce – Kanıt – Alternatif Bakış Çalışması Bir kağıdı üçe bölün. 1. Aklınıza gelen düşünceyi yazın: “Acaba pişman mı?” ya da “Belki gerçekten beni seviyordu.” 2. Bu düşünceyi destekleyen somut kanıtları yazın. 3. Bu düşünceye karşı olan somut kanıtları yazın (yalanlar, tutarsızlıklar, sizi belirsizlikte bırakması gibi). Son olarak kendinize daha dengeli bir cümle kurun: “Onun ne hissettiğini kesin olarak bilemem ama davranışları bana güven vermedi. Ben güvene ihtiyaç duyuyorum.” Bunu her hesap bakma isteği geldiğinde uygulayın. Amaç kendinizi zorla vazgeçirmek değil; zihninizi gerçeklerle yeniden temas ettirmek. Bir diğer küçük adım: Sosyal medya kontrolünü davranışsal olarak azaltmak. Örneğin günde sadece belirlediğiniz bir saat içinde bakma hakkı tanıyın ve süreyi her hafta kademeli azaltın. Duygular zamanla davranışı takip eder. Unutmayın: Sevmiş olmanız hata değil. İnanmak istemeniz saflık değil. Ama kendinizi korumayı seçmeniz güçtür. “Bir insanın değeri, onu kaybedenin pişmanlığıyla değil; kendini koruma cesaretiyle ölçülür.”

13 Şubat 2026 18:12
Gizli Kullanıcı

gerçekten seven biri bunu yapar mıydı veya bana değer verseydi bunları yaşamama müsade eder miydi gibi sorular kafamda çok seviyor şuan mantığımla düşünüyor olsam bile yine de kafamda belki suçsuzdu ben abarttım ya da doğruyu söylüyordu ben kafamda kurdum büyüttüm gibi şeyler dönüyor

13 Şubat 2026 18:18
Gizli Kullanıcı

kafamda ilk hesabı istemediğimde vermedi ama ikinci isteyişimde neden verdi veya bunları gizli tutmak istediğini söyledi ama neden mesajları görmeme izin verdi bunu neden öğrenmemi sağladı sonrasında bunlar gizli kalması gereken şeyler dedi gerçekten aklımda milyon tane şey var

13 Şubat 2026 18:23

Cevaplanmış benzer sorular