İlişkide beni zorlayan davranışlar
Bir ilişkim var ve son tartışmada beni asıl zorlayan şey kullanılan kelimeden çok, sınırlarımın kabul edilmemesi oldu. Tartışma sırasında bana “ne b*k yersen ye” gibi bir ifade kullanıldı. Ben bunun bana göre saygısızlık olduğunu söyledim. Ama karşı taraf bunu normalleştirdi ve “başkasına edilen sözle bana edilen söz aynı” diyerek beni suçladı. Benim için sorun şu: Ben ilişki içinde hakaret etmediğim halde, dışarıda üçüncü kişilere söylenen sözler ilişkiye saygısızlık gibi bana yüklendi. Bu durum kendimi anlaşılmamış ve haksız yere suçlanmış hissettirdi. Üstelik bunu anlatmaya çalıştıkça konu kelimeden çıkıp beni baskılayan bir hâl aldı. Şu an kafamı karıştıran şey, sınır koymak isterken suçlu hissettirilmem. Geri çekildim çünkü kendimi savundukça daha çok yoruldum. Asıl anlamak istediğim; burada benim sınır koyma şeklim mi sorunlu, yoksa karşı tarafın bakış açısı mı tutarsız? Bu durum beni neden bu kadar etkiledi, bunu anlamak istiyorum.
Bu soru 9 Şubat 2026 19:19 tarihinde Psikolog Songül Çiğel tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhabalar,
Yazdıklarını okuduğumda bunu bu kadar net fark edip kelimelere dökebilmen aslında içsel pusulanın hâlâ çok sağlam olduğunu gösterdi bana. O yüzden “acaba ben mi yanlış yaptım?” diye sorgulaman, gerçekten hatalı olmandan çok anlaşılmamış olmanın yarattığı zihinsel bir yorgunlukla ilgili görünüyor.
Burdaki Sorun kelime değil, sınırın ihlali.
Sen açık bir sınır koymuşsun: “Bu ifade bana saygısız geliyor ve kabul etmiyorum.” Şeklinde. Sınır koymak, karşı tarafın niyetinden bağımsız bir şeydir. “Normaldi”, “herkese söylenir” ya da “ben öyle demek istemedim” gibi açıklamalar,senin sınırını geçersiz kılmaz. Burada asıl yaşanan şey, sınırının tartışma konusu yapılması. Bu sende değersizlik ve görünmezlik hissi yaratmış gibi duruyor.
Sorumluluğun yer değiştirmesini (suçun kaydırılması) görüyorum yazdıklarında.
Karşı taraf, söylediği sözün sende yarattığı etkiyle yüzleşmek yerine, odağı sana çevirmiş:“Başkalarına edilen sözle bana edilen söz aynı.”gibi söylemlerde bulunmuş
Bu, psikolojide sık gördüğümüz bir savunmadır. Kişi davranışını ele almak yerine, seni “abartan”, “yanlış anlayan” bir konumuna iter. Bu noktada sen kendini savundukça, mesele hakaret olmaktan çıkıp senin kişiliğin ve algın üzerinden tartışılmaya başlar. Bu çok yorucu olur.
Peki seni neden bu kadar etkiledi?
Çünkü burada tetiklenen şey sadece o anki tartışma değil;
• Anlaşılmamak
• Haklıyken kendini suçlu hissetmek
• Duygunun değil, karşı tarafın konforunun merkeze alınması
Özellikle kayıp, duygusal yük ve onay ihtiyacının yoğun olduğu dönemlerden geçen kişilerde (senin yazdıklarından yola çıkarak düşündüğümüzde) bu tür durumlar daha derin bir yara gibi hissedilir. Çünkü bu, eski bir tanıdık duyguyu çağırır: “Benim sınırlarım çok mu fazla?”
Senin Sınır koyma şeklin sorunlu mu?
Hayır. Sınır koyma şeklin değil, sorun sınırın kabul edilmemesi.
Sağlıklı bir ilişkide karşı taraf şunu yapabilir:
• Katılmasa bile durur
• Savunmaya geçmeden “bunu böyle hissettirdiğini bilmiyordum” diyebilir
• En azından o ifadeyi kullanmamayı seçebilir
Sizin ilişkinizde ise sınır, tehdit gibi algılanmış ve bu yüzden bastırılmaya çalışılmış.
Senin Geri çekilmen bir kaçış değil, kendini koruma biçimindir.
Kendini ifade ettikçe daha çok yorulman, iletişimin karşılıklı değil tek taraflı bir mücadeleye dönüştüğünün işareti olabilir . Geri çekilmen zayıflık değil; sinir sisteminin “burada güven yok” demesidir.
Bu durum seni bu kadar etkiledi çünkü sen saygı talep ettin, ama karşılığında haklılığın tartışmaya açıldı. Bu, insanın kendine olan güvenini sarsar. Burada tutarsız olan senin sınırın değil; karşı tarafın sınırı kabul etmeden seni suçluluk duygusuna iten bakış açısı.
Bir sınır koyduğunda suçluluk hissediyorsan, orada sınırını değil, ilişkinin dengesi sorgulamalısın. Çünkü sağlıklı ilişkilerde kişi kendini ifade ettikçe yorulmaz; tam tersine daha netleşir. Senin geri çekilmen, vazgeçmek değil; kendini korumaya alma refleksidir. Bu da ruhsal olgunluğun bir göstergesidir.
Önümüzdeki süreçte şuna kulak vermeni isterim:
Sana kendini küçülterek kalman gerektiğini hissettiren her dinamik, sevgiyle değil, güçle çalışır. Senin ihtiyacın daha çok anlatmak değil; daha az açıklamak zorunda kaldığın bir bağdır. Bunu fark etmiş olman, iyileşmenin başladığı yerdir.
Sevgilerle🌸
Psikolog Songül Çiğel
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.