Romantik İlişkiler

İlişkim Hakkında Destek Talep ediyorum

Gizli Kullanıcı22 Ağustos 2025 09:56

Kız arkadaşımla 1 yıla yakındır beraberiz ve birbirimizi seviyoruz. İlişkinin 2. Ayında babası bizi öğrendi ve beni davet etti gelsin tanıyalım diye gittim ve soru üstüne soru sıkıştırma üstüne sıkıştırmayla karşılaştım. Ailenle gel dediler onlar ilede tanışalım 1 ay kadar oldu ailemle gittik evlerine ve biraz kalabalık gittik ve burda kalabalık olduğumuz için babasının istemediği bir durum oluştu. Babası benimle özel görüşmek istedi ve görüştükte ve bana beni istemediğini söyledi ayrıca beni ilk önce adliye önünden geçirdi sonra gasilhaneye sonrada karşısındaki mezarlığın önünden geçirdi. Kızımı dövme sakın ben tehdit etmem gibi cümleler kullandı ve şiddet yanlısı birisi değilimdir. Bu konuştuklarımız aramızda kalsın dedi bende kimseye anlatmadım ama babasından soğudum bizim olmamız için değil olmamamız için çabalıyor zorluyordu. Sevgimde saygımda kalmadı babasına karşı. Aynı şekilde halasıda ilk tanışmada altın olayı konuşulunca ‘şerefiniz kadar takarsınız’ gibi cümle kullandı. Ben bi girdapa girdim çıkamıyorum ayrılmak istiyorum cesaret edemiyorum kendimi tam anlamıylada ifade edemediğimin farkındayım şu anda ki stresten ötürü oluşan bir durum bu. Ne yapacağımı bilemiyorum desteğinizi talep ediyorum.

Bu soru 22 Ağustos 2025 20:31 tarihinde Uzman Klinik Psikolog Aslı Soylu tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Öncelikle Merhabalar,


Okuduklarınızı hissederek size yanıt vermek isterim. Anlattıklarınızdan, uzun süredir içinizde taşıdığınız ve sizi yoran bir ağırlığın olduğunu hissediyorum. Birini sevmenin ve o sevgiye emek vermenin yanında, o kişinin ailesiyle yaşanan karşılaşmalarda kabul görmek yerine sorgulanmak, küçümsenmek ya da tehdit edilmek, insanın kalbinde çok büyük bir çelişki yaratıyor aslında. Siz, ilişkinizin ilk zamanlarından beri aslında kendinizi ifade etmeye, sevdiğiniz kişiye karşı samimi olmaya çalışmışsınız; ancak karşı taraftan aldığınız geri dönüşler bu samimiyeti beslemek yerine, sizi sınayan, tedirgin eden bir biçimde olmuş. Bu yüzden de sevgiyle başladığınız bir yolculukta içinizin sıkışması, huzursuzluk ve çaresizlik hissetmeniz çok anlaşılır bir durum.

Özellikle kız arkadaşınızın babasının sizi adliye, gasilhane, mezarlık gibi sembolik yerlerden geçirmesi, sanki açıkça söylemediği ama hissettirdiği bir mesaj taşımış. Bu tür bir yaklaşımda, aslında sizin kişiliğiniz ya da niyetinizi değil, kendi gücünü göstermek, sizi baskılamak ve sınırlandırmak ön planda gibi görünüyor. Böyle bir tavır karşısında kendinizi savunmaya geçmeniz, içinizden soğumanız ve saygınızı kaybetmeniz son derece doğal bir tepki. Çünkü sevgi ve güven üzerine kurulan bir ilişki, tehditkâr ya da baskıcı yaklaşımlarla birleştiğinde, insana sürekli tetikte olma hali yaşatır. Siz de bir noktadan sonra, “Ben burada var olurken kendi değerimi koruyabiliyor muyum?” diye düşünmeye başlamışsınız gibi görünüyor.


Halasının ilk tanışmada “şerefiniz kadar takarsınız” gibi küçümseyici bir cümle kullanması da bu tabloyu daha da ağırlaştırmış sizin için. Yani siz aslında sevginizle, saygınızla yaklaşmaya çalışırken, karşı taraftan sürekli değerinizin sorgulandığı, küçümsendiğiniz ya da sınandığınız mesajlarını almışsınız. Böyle bir ortamda sıcaklık hissetmeniz, kendinizi rahat bırakmanız ve huzur bulmanız neredeyse imkânsız hale gelmiş. Bu yüzden bugün geldiğiniz noktada, hem ilişkinizi sürdürmek isteyip hem de ayrılığı düşünmeniz, ama bunu dile getirecek cesareti bulamamanız çok insani bir ikilem. Çünkü kalbiniz bir yandan sevdiğiniz insana bağlı, diğer yandan kendinizi değersiz hissettiren bir ortamın içinde kalmak zorunda bırakılmak sizi yıpratıyor.

Bazen insan böyle durumlarda kendini bir girdabın içinde bulur; sevgiyle korku, bağlılıkla öfke, umutla çaresizlik iç içe geçer. Siz de bir yandan “ayrılmak istiyorum” derken, bir yandan da bu sözü dile getiremeyecek kadar sıkışmışsınız. Bu aslında sizin zayıflığınız değil, duygusal bağın size verdiği ağırlığın çok açık bir göstergesi. Bir ilişkiyi bitirmek, hele ki sevilen ve emek verilen biriyle, sadece bir karar değil; aynı zamanda bir yas süreci gibi de hissedilir. Bu yüzden cesaret etmek kolay değildir, çünkü insan hem kaybetmekten korkar hem de verdiği emeklerin boşa gitmesini istemez. Ama bu arada kendi iç huzurunu ve öz saygısını da korumak zorunda kalır.

Yaşadıklarınızı okurken şunu da hissettim: Siz aslında kendinizi ifade etmekte zorlandığınızı söylüyorsunuz ama bu metni paylaşarak zaten çok şey ifade etmişsiniz. Duygularınızı yazıya dökebilmeniz bile, içinizde bu karmaşayı fark ettiğinizi ve bunu anlamaya çalıştığınızı gösteriyor. Belki de şu anda ihtiyacınız olan şey, kendinize biraz daha alan tanıyabilmek, bu duyguları sakince gözlemleyebilmek ve kimsenin baskısı olmadan kendi içinizden gelen sesi duyabilmek. Bazen insanın kalbinde cevabı vardır ama etraftaki baskılar o sesi duymasını engeller. Siz de kendinize, “Ben bu ilişkide ne kadar güvende hissediyorum? Burada olmaya devam edersem kendi benliğim nasıl etkilenir? Sevgi, öz saygı ve huzur arasında nasıl bir denge kurabiliyorum?” diye sorarak içinizdeki sesi biraz daha netleştirebilirsiniz.


Şunu bilmenizi isterim: Kararsız kalmanız bir zayıflık değil, bu süreçte yaşadığınız baskıların büyüklüğünü gösteren doğal bir tepkidir. Ne hemen ayrılmak zorundasınız ne de sırf zorlanıyorsunuz diye ilişkinizi sürdürmek zorundasınız. Şimdilik yapabileceğiniz en kıymetli şey, duygularınızı küçümsemeden kabul etmek, yaşadığınız sıkışmışlığı görmek ve kendinizi anlamaya çalışmaktır. Zamanla, içinizdeki düğüm gevşedikçe, hangi yönde adım atmanız gerektiğini daha net duyabilirsiniz.

İstediğiniz zaman bu sıkışmanın en ağır hissettirdiği noktalara daha yakından bakabiliriz; bazen sadece paylaşmak bile insanın yükünü biraz hafifletir.


Sevgiyle Kalın,

Uzman Klinik Psikolog Aslı Soylu

Cevaplanmış benzer sorular