Kaygı

ilişkimde çok kafada kuruyorum

feyzakkrnzz23 Mayıs 2025 09:31

1 yıllık bı ilişkim var ve uzak mesafeyiz. benim sadece okulum var ama sevgilimin hem işi hem okulu hemde sporu var ve bazen işi cok yogun oluyo. çalışma hayatını bilmiyorum ama insanlar çok manipulasyon bu yzuden kotudur. ve çalıştığı yer bir restaurant oldugu icin binlerce insan görüyor. ve tabiki doğal olrak geliriyo ve sinirleniyo. ama benim bazı dönemlerinde benle daha fazla ilgilensin istiyorum. ilgiden daha cok kafamda kuruyorum ve onada bunu cok belli ediyorum. belki doğal biseydir belki değildir bilmiyorum ama ben sürekli bı onay bekliyorum. her konuşmamızda beni sevdiğini beni birakmayacagini ve benden baskasini goremedigini asla beni aldatmayacagini soylemesini istiyorum. ve oda yapiyo aslında ama bazen ben bu şekilde yaptığımda sinirleniyo ve bunaldigini söylüyor. ben o sinirlendiginde daha cok telaslaniyorum ve daha cok bunaltiyorum böyle bı döngüye giriyoruz. bazen bu durumdan kavga ediyoruz ve benim hicbi zaman icim tam anlamıyla rahatlamiyor. mesela okulda telefon elinde oluyo ve bana yazsin istiyorum ama yazmiyo cok sık nadir yaziyo. bazı günler okuldan çıkana kadar hiç yazmiyo tabi belki bakamiyodur telefona ama olsun. iş yerinde bakabildigi kadar bakiyo bunu biliyorum, spordaykende bakmiyo çıkana kadar. ama ben bana sürekli yazsın istiyorum. kendi içimde bı çatışma var ve çözemiyorum. eskiden bu durum daha kötüydü günde 100-120 kez arıyordum suan 10 kez falan. yapacağımı bilmiyorum. bana sevgisini çok gosteriyo asla sakinmiyo benim için çok fedakarlık yapiyo ama bilmiyorum ya bende mi sorun var onda mi

Bu soru 24 Mayıs 2025 15:22 tarihinde Psikolog İrem Gülsün Zengin tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Sevgili danışanım,

Yazdıklarını büyük bir dikkatle okudum. Uzak mesafe ilişkileri, yoğun programlar ve iletişim beklentileri bir araya geldiğinde ortaya çıkan duygusal yük gerçekten yorucu olabilir. Bu duyguların içinde boğulmuş gibi hissetmen, karşı tarafla bağını kaybetme korkusuyla karıştığında, zamanla hem seni hem de ilişkinizi zorlayabilir. Ama senin buraya yazma cesaretin, aslında bu duygularla baş etmeye niyetli olduğunu gösteriyor ve bu, çok kıymetli bir başlangıç.

İlişkinin başında güçlü bir bağ kurulduysa ve karşındaki kişi sevgisini çeşitli şekillerde gösteriyorsa, bu güven verici olabilir. Ama buna rağmen hala için rahat etmiyorsa, belki de mesele onun ne yaptığı değil, senin içindeki bazı duyguların hâlâ yatışmamış olmasıdır. Bu noktada kendine şu soruyu sorman çok kıymetli olabilir: “Benim bu kadar sık onay alma ihtiyacımın kaynağı ne?”

Bu soruya yanıt ararken, kendini yargılamadan, geçmişten gelen duygusal deneyimlerine bakman faydalı olur. Belki de çocuklukta, daha küçük yaşlarda yeterince güvenli bir duygusal bağ kurmakta zorlanmış olabilirsin. Belki de daha önce terk edilme ya da görülmeme hissini yaşamış olabilirsin. Ve şimdi o duygular, partnerin mesaj atmadığında yeniden tetikleniyor olabilir. Bu oldukça insani bir durum.

Bu duyguları tanımak ve yönetmek için bazı küçük adımlar, senin için çok şey değiştirebilir. Örneğin, ne zaman içinde “hemen şimdi cevap versin” duygusu kabarsa, kendine 5 dakika mola verme izni ver. Bu kısa süre içinde derin bir nefes alabilir, sevdiğin bir şarkıyı açabilir ya da odada birkaç adım yürüyebilirsin. Bu küçük mola, o anda vereceğin tepkiyle 5 dakika sonrasında vereceğin tepki arasındaki farkı sana gösterebilir. Zamanla, bu tepki aralığını genişletmek seni daha özgür ve rahat hissettirebilir.

Yazışmalardan önce şu küçük soruyu da kendine sorman faydalı olur: “Şu an içimdeki korku ne?”

Bu sorunun cevabı çoğu zaman yalnızca “yazmıyor” meselesinden daha derin bir yere dokunur. “Görülmemekten korkuyorum”, “unutulmaktan”, “yerimin değişmesinden”, “yeterince sevilmemekten”... Bunları fark ettiğinde, hislerinin nereden geldiğini anlaman da kolaylaşır. Bu duyguları bir deftere not almak, hatta tek bir kelimeyle dahi olsa tanımlamak, zamanla senin içsel gücünü artıracaktır.

İlişkinin dinamiğine baktığımızda, partnerin yoğun bir hayat yaşıyor: iş, okul, spor... Bu programda seni tamamen göz ardı etmeden, yine de kısıtlı iletişim kurması onun seni önemsemediği anlamına gelmez. Bu noktada beklentilerini biraz yumuşatmak ve küçük, sıcak temaslar kurmak ilişkinizi daha dengeli bir hâle getirebilir. Yoğun olduğu zamanlarda ona “Kolay gelsin hayatım sonra görüşürüz. Seni seviyorum” gibi baskısız ve sonuç beklemeden yazılmış minik bir mesaj atmak hem seni hem onu rahatlatabilir. Bazen az ama içten olan bir şey, uzun uzun konuşmaktan daha çok bağ kurar.

Yine de bu çabanın tümü sende olmamalı. Partnerinle bu hislerini sakin bir zamanda, onu suçlamadan paylaşman çok kıymetli olabilir. “Beni sevdiğini biliyorum, ama bazı zamanlarda içimdeki kaygılar kontrolü ele alıyor, senin desteğini hissetmek bana iyi geliyor” gibi cümleler, hem onu savunmaya geçmeden dinlemeye teşvik eder hem de seni daha iyi anlatmana yardımcı olur. Unutma, kaygı tek başına değil, ilişkide konuşularak hafifler.

Tüm bunlara rağmen hâlâ içsel çatışma çok ağır geliyorsa ve “Ben mi fazlayım, o mu eksik?” sorusu zihninden çıkmıyorsa, bu durum bir profesyonelle birlikte çalışılması gereken bir döngü haline gelmiş olabilir. Bu döngüyü kırmak, daha güvenli ve dingin bir iç dünya yaratmak mümkün.

Paylaşmak ya da danışmak istediğin başka bir şey olursa her zaman bize yazabilirsin.

Sevgilerimle,

Psikolog İrem Gülsün Zengin

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.