İlişkime son mu vermeliyim? Şans mı vermeliyim?
2023 yılında bir fabrikada işe başladım ve ilk andan itibaren ordan biriyle sevgili olmak istemediğime karar verdim. Bu sebeple fabrikadaki erkeklere karşı hep mesafeli davrandım. İletişim kurmam gerektiğinde ya abi derdim yada kardeşim arkadaşım gibi davranırdım. İlk zamanlarımdı çekingen ve sadece iş odaklıydım. Böyle bi zamanda tanıştık. Açamadığım bi paket için çakı vermişti. ‘Sana emanet ediyorum işin bittiğinde geri verirsin’ demişti. Ben de ‘teşekkür ederim abi’ demiştim. İlk molada gittim yanına verdim çakıyı. Kaç yaşında olduğumu sordu. Aynı yaşta olduğumuzu anlayınca ona neden abi dediğimi çok mu büyük gösterdiğini sormuştu. Hayat sana çok da adil davranmamış büyük duruyorsun demiştim. O günden sonra onu her gördüğümde oo abi nasılsın abilerin abisi diyerek bu konu hakkında şakalar yaptım. Sonra birbirimizi her gördüğümüzde selam verir hiç yoktan kolay gelsin der hale geldik. Yani bir nevi abi muhabbetinden arkadaşlığa geçiş yaptık. Sürekli yanıma yakınıma geliyodu. Elinden geldiğince işime yardım etmeye çalışıyordu. Bu durumu gören arkadaşlarım bu çocuk senden hoşlanıyor imasında bulunuyordu sürekli. Ben de her seferinde karşı çıkıyordum. Sadece arkadaş olduğumuzu söylüyordum. Cidden onu sadece arkadaşım olarak görüyodum. Ondan etkilenmiyo bişiler hissetmiyodum. Çalıştığımız yerlere ve vardiyalara göre çok nadir denk geliyorduk. Denk geldiğimizde de merhaba merhabaydık. Aradan bir buçuk yıl geçti. Birbirimizin ismini dahi bilmiyorduk. Bir gün bir arkadaşına sordurmuş ismimi. O gün takip isteği attı hemen. Arkadaşız zaten diyerek takipleştim onunla. Beni sordurduğu arkadaşıyla da yüzleştim o olduğunu öğrendim arkadaşız biz dedim. Yine bir gün denk geldik küstük mü artık hiç konuşmuyoruz dedi. Ben de olur mu öyle şey sen benim kankamsın dedim. Suratı düştü. Ortak erkek arkadaşımıza benden hoşlandığını anlatmış. O da gelip bana anlattı. Aramızı yapmaya çalıştı. Çok sinirlendim sürekli başkalarını öne sürmesine. Yine onu arkadaşım olarak gördüğümü söyledim. İstemedim. Daha sonra arkadaş grubu onu gaza getirmiş. Benimle konuşması için cesaret vermiş. Çalışırken geldi yanıma. Başta özür diledi. Utangaç olduğumdan cesaret edemedim bunu başkalarıyla sağlamaya çalıştım dedi. Gördüğüm ilk günden beri senden hoşlanıyorum tanışmak istiyorum dedi. Yani çıkma teklifi etti. Ertesi akşam bi cafede buluştuk. Biz arkadaşız başka bi duygum yok demeye gitmiştim. Onun o heyecanından gözlerinin parıltısından söyleyemedim bunu. Muhabbetimiz de iyi gitmişti. Bir çok ortak yönümüz vardı. Belki de bi şans vermeliyim diye düşündüm. Ama dediğim gibi duygusal bir şeyler hissetmiyordum ona. Umut vermemek için de kesin bir şey söylemedim zaten. Sadece açık kapı bıraktım. Sonra biz konuşmaya görüşmeye devam ettik. O hiç benimle yeni tanışmış gibi değildi. Hatta ilk zamanlarımızda love bombinge maruz kaldığımı düşündüm. Bunu dile getirdiğimde sen beni yeni farkediyosun ama ben seni bir buçuk yıldır platonik olarak seviyorum dedi. 6. ayımızı kutladık geçen gün. Çok gezen tozan birlikte keşfetmeyi yeni şeyler denemeyi seven bi çiftiz. Birlikte çocuklaşabildiğimiz bir ilişki içerisindeyiz. Örneğin sürekli sürpriz yumurtalar alır açarız. Yeni çıkan yiyecek içecekleri birlikte deneriz. Hepsini de videoya çeker birlikte izleriz. Birlikte yada ayrı ama eşzamanlı olarak evlerimizde filmler diziler izleriz. Sahil kenarına gideriz. Balık tutarız. Sushi dateleri yaparız. Aslında çok iyi anlaşabilen çok kaliteli zaman geçirebilen bir çiftiz. Peki sorun ne? Sorun onun çok sevmesi çok çabalaması bu ilişkiye tek başına emek vermesi. Çünkü bu zamana kadar benim bunları yapmama hiç gerek kalmadı. Seni seviyorum dedi tamam dedim. İyi ki varsın dedi teşekkür ederim dedim. Sabırla bekledi onu sevmemi yada sevgimi gösterebilmemi. Ama görüyorum ki o da yoruldu. Onu size şöyle anlatabilirim. Annesi babası ayrı. Onları hayatı boyunca sadece bir kez bir arada görebilmiş. Annesiyle yaşamış ona çok bağlı. Annesini hayatının merkezine koymuş. Bir de beni eklemiş o küçük dünyasına. Çok duygusal bir karaktere sahip. Bana çok bağlı. Sevgisi çok fazla ve bu bana çok ağır geliyo. Kaldıramıyorum bu yükü. Her duygusu çok yoğun çok abartı benim için. Sevgisinden gözü kör. Öfkesine de şahit oldum bikaç kez. O da aynı şekilde çok yoğun. 6 aydır düşündüğüm cevap bulamadığım tek şey şu. Ben onu mu seviyorum bana olan sevgisini ilgisini mi seviyorum? Görseniz bebeği gibi seviyo. Çevremdeki herkes buldun da bunama imasında bulunuyo ama böyle değil bu kadar basit değil her şey. Karşıdan çok güzel görünüyo farkındayım. Ben de sürekli kapılabiliyorum bu büyüye. Ama içten içe vicdan azabı çekiyorum. Onun beni sevdiği kadar sevmiyorum önemsemiyorum değer vermiyorum diye. Ben çok bencilce davranıyorum. İşin içerisinden çıkamıyorum. Acaba hala içten içe bu durumu kabullenemiyo olabilir miyim? Arkadaşım dediğim kişiyle bi ilişki içerisinde olmayı. Çünkü her tartışmamızda ona hala arkadaşça davrandığımı söylüyor. Ben sürekli ilişkiyi yönetemediğimizi düşünüyorum. Ayrılmalı mıyız düşüncesi kafamdan çıkmıyor. Sağlıklı bir ilişki olduğunu düşünmüyorum. Bir tarafın karşı tarafı sürekli mutlu etmeye onun istediği şeyleri yapmaya kendini ona uyarlamaya onu kaybetmemeye ömrünü adamaya çalıştığı diğer tarafın karşı tarafta sürekli kusurlar arayıp bulduğu sadece kendini düşünüp önemsediği karşısındakini kendi olduğu için değil kendi istediği gibi olmaya çalıştığı için kabul eden bir ilişki sizce ne kadar sağlıklı? Bu ne kadar böyle devam edebilir? Yada devam etmeli midir? Bir başka sorun da onunla olmadığı gibi onsuz da olabileceğini düşünmüyorum. Birbirimize çok alıştığımızı bağlandığımızı düşünüyorum. O beni asla bırakmayacağını ayrılmayacağını söylüyo ben de yapamıyorum bunu. Alışkanlıktan bağlılıktan mı yoksa ona kıyamadığımdan mı bilmiyorum. Ama bu şekilde devam edemeyeceğimizi de biliyorum. Kısacık zamanda çok yıprattık birbirimizi. Şuan öyle bir noktadayız ki ne ayrılıp her şeyi silebiliyorum ne de her şeyi unutalım devam edelim diyebiliyorum. Onunla ilgili bazen evet evleneceğim adam bu diyorum bazen de bizden olmaz uzatmanın manası yok diyorum. Ondan biraz zaman istedim. Görüşmeyelim bi süre dedim. O da ara verme fikrini kabul etmiyor. Ya barışalım ya ayrılalım kafasında sanırım. Gerçek şu ki barışırsak sorunlarımız çözülmeyecek. Ayrılırsak bu bizi darmadağın edecek. Belki de kaybedince anlayacağım değerini bilmiyorum. Ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. İçimden bi ses küçücük sorunları büyüttüğümüzü aşamayacağımız sorunlarımızın olmadığını söylüyo. Diğer ses ise onu çok üzdüğümü onun için onu bırakmam gerektiğini söylüyo. Benim iki tane kırılma noktam oldu bu süreçte. Birincisi biz kavgalıyken aracıyla kaza yapması. Her ne kadar benimle alakalı olmadığını benim yada onun suçu olmadığını da söylese biliyorum ki kafasında benimle boğuşuyordu. Daha ilk gün söylemiştim bu ilişki sana yada bana zarar veriyosa artık bitmesi gerekiyodur diye. İkincisi de dün akşamki konuşmamız. Sürekli acitasyon yaparak beni manipüle etmeye çalıştığını düşünüyorum. Ona acıyarak kaldığım ilişkide mutlu olabileceğimizi mi düşünüyor acaba. Dünkü konuşmamızda ondan epey soğumama sebep oldu. Kızgınlığımdan mıdır bir erkeği bu kadar güçsüz aciz görmeye tahammül edemediğimden midir bilinmez cidden sözleri soğuttu. Sürekli bensiz yapamayacağından beni sevmeyi bırakmayacağından ama ayrılırsam da asla karşıma çıkmayacağından ondan haber alamayacağımdan bahsetti. Bu ilişki için nasıl bir tavsiyede bulunabilirsiniz?
- Paylaş: