Psikoloji

İnsan ilişkilerinde zorluk yaşıyorum

Gizli Kullanıcı17 Aralık 2025 17:33

Kendimi bir türlü rahat hissetmiyorum.İnsanlarla ilişki kuramıyormuşum gibi geliyor. Etrafımda bir sürü insan var ama samimiyet yok gibi yakın olduğum insanlar var ama onlarda hep vakit geçirebileceğim konumda değil.İnsanların benim hakkımda ki düşünceleri de beni yoruyor.Hep unutulan değer görmeyen biri gibi hissediyorum.Bana öyle yazan soran çok olmuyor.Ben de mi sorun var diye düşünüyorum çünkü bunu hep düzeltmeye çalışıyorum. İlişki kurmaya çalışıyorum yazıyorum ediyorum arıyorum hep ilgileniyorum. Mesela bir arkadaşıma yazdım.İzlemek istediğim bir anime filmi vardı.Onun afişini attım.Oda o animeyi seviyordu. birlikte gidelim dedi tamam dedim sonra ben sana döneceğim dedi ama üstünden 1 hafta geçti mesela dönmedi.Bunlar beni çok düşündürüyor.Çok mu düşünüyorum acaba insanları böyle davranmam mı onları itiyor. şu insan ilişkilerine kafayı çok takmış durumdayım çünkü bu konuyla alakalı çok eleştirildim.Hep bir yorum yapıldı hala yapılıyor.Erkek arkadaşım tarafından bile yapılıyor.Yok Nemrut suratlısın yok mimiksizsin yok anlaşılamayacak bir insansın.Yok sen kimseyi sevmiyorsun.Tepkilerin yok,Senden korkuyoruz,insanlara duygun geçmiyor,gülmek için gülüyor gibisin vs vs Gibi Ekstra olarak Çok lider ruhlu disiplinli olduğumu düşünüyorlar.Asker mesleğine de yakıştırma yapıyorlar.İnsanlara kök söktüreceğimi düşünüyorlar. Kendimle alakalı da olabilir sorun yaptığım her hareketi sorguluyorum bu da dışarıya yansıyor olabilir mimiklerimden ruh hali değişimlerimden.Artık yoruldum bu konulardan ne yapmam lazım.Ve bu ilişkilerinde çoğu şu anda iş ortamlarından dışarıda şu an pek bir ortamım yok.Orta okul ve lise döneminde de çok zorbalık yaşadım belki onlarında etkisi olabilir.Bilmiyorum işte durum böyle

Bu soru 24 Aralık 2025 16:33 tarihinde Psikolog Emine Sena Uzun tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba sevgili danışan,


Bunu okurken şunu çok net hissediyorum: Sen insanlardan uzak duran, soğuk ya da ilgisiz biri olduğun için değil; fazla düşünen, fazla sorgulayan ve çok çabalayan biri olduğun için bu kadar yorulmuş durumdasın.


Yaşadığın her sosyal durumda zihnin hemen devreye giriyor ve “Acaba bende mi sorun var?”, “Yanlış mı yaptım?”, “Beni itiyorlar mı?” gibi sorularla olayı büyütmeye başlıyor. O an aslında tek bir davranış yaşanıyor birinin geç dönmesi, yazmaması, planı ertelemesi ama senin zihnin bunu alıp “Ben değersizim, unutuluyorum, sevilmiyorum” noktasına kadar götürüyor. Bu da seni hem duygusal olarak incitiyor hem de daha tetikte, daha kontrollü, daha donuk hissettiriyor. İnsanlar da bu gerginliği fark edip seni “mesafeli” diye etiketleyebiliyor. Yani ortada bir kısır döngü var: Çok önemsiyorsun → çok düşünüyorsun → kendini sıkıyorsun → bu da dışarıya mesafe gibi yansıyor → eleştiri geliyor → sen daha da içine dönüyorsun.


Arkadaşınla anime örneğinde de aslında senin yaptığın şey çok insani: Ortak bir şey bulup bağ kurmaya çalışıyorsun. Ama karşı tarafın dönmemesi otomatik olarak senin değerini, çekiciliğini ya da iletişim becerini anlatmıyor. İnsanlar bazen dağınık, kararsız, unutkan ya da sadece o an aynı istekte olmuyorlar. Sen ise bunu kendine çeviriyorsun. “Ben çok mu düşünüyorum?”, “Ben mi itiyorum?” diye. Bu noktada sorun “fazla düşünmen” değil, her şeyin sorumluluğunu kendine yüklemen.


Erkek arkadaşından ve çevrenden gelen yorumlar da can yakıcı. “Nemrut, mimiksiz, korkutucu” gibi etiketler, hele geçmişte zorbalık yaşamış biri için, insanın içine yapışıyor. Bir yerden sonra kendi mimiklerini bile izlemeye başlıyorsun. “Şu an yüzüm nasıl?”, “Yanlış mı baktım?” diye. Bu da seni daha da kasıyor. Halbuki sen anlattıklarından, duygusu olmayan biri gibi değil; aksine duygusu çok olan ama göstermekte kendini güvende hissetmeyen biri gibi duruyorsun. Lider, disiplinli, ciddi algılanman da senin sertliğinden değil; kendini koruma biçiminden geliyor olabilir.


Şunu özellikle söylemek isterim:

Bu yaşadıkların “senin karakterin bozuk” ya da “insan ilişkileri senden olmuyor” demek değil. Zorbalık, eleştiri ve sürekli yanlış anlaşılma yaşayan birçok insan, zamanla kendini fazla kontrol etmeyi öğrenir. Bu da samimiyeti zorlaştırır. Yani bu senin suçun değil; öğrenilmiş bir savunma hali.


Buradan sonra yapılması gereken şey, kendini tamamen değiştirmeye çalışmak değil. Daha çok şunlar üzerine gitmek olurdu:

Her sosyal durumda otomatik olarak kendini suçlayan o iç sesi biraz yavaşlatmak, herkesin davranışını kendinle ilgili bir mesaj gibi okumamayı öğrenmek ve “ben nasılım?” yerine bazen “ben ne hissediyorum?” diye durabilmek. Samimiyet, mimikleri zorlayarak değil; kendini biraz daha güvende hissettikçe gelir.

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular