Psikoloji

İnsanın yaşamı proje midir?

Gizli Kullanıcı6 Mart 2026 03:33

Kendime sürekli projeymişim gibi davranıyordum ve artık bundan sıkıldığım için rol yapmayı bıraktım fakat çevremdeki herkes depresyona girdiğimi düşündü. 22 yıllık hayatımda hatırladığım tek şey ders ve sınav. Bunun haricinde hiçbir şey yapmadım. Bunuda istemediğim için yapmadım. Hiçbir şeye ilgim alakam yoktu. Bir kere voleybol kursuna yazılmıştım 2 gün gittim. Resim kursuna yazılmıştım düzenli gittim ama kurs kapandı. Küçükken ailem kuran kursuna gönderirdi. Ciddi anlamda hatırladığım ve böyle zevk aldığım bir anım yok. Bu şeyleride sadece “yapmış olduğumu” hatırladığım için yazıyorum. Üniversite son senemdeyim hukuktan mezun olacağım ama gerçekten hayatı ittire ittire yaşama halinden sıkıldığım ve dayanamadığım için bu sene doğru düzgün ne okula gidiyorum ne ders çalışıyorum ama bir şekilde geçtim derslerden. Proje olmak istemiyorum sanki herkes bir projeymiş gibi yaşıyor ömrünü ben bunu istemiyorum ama ne yaparım onu da bilmiyorum. Düzen , disiplin bu kelimeler en korktuğum şeyler oldu. Çok kuralcı biriyimdir kolay kolay hayatta hata yapmam . Bir gece “sırf geriye dönüp baktığımda anlatacak anım olsun “ diye tanımadığım biriyle görüşmüştüm. Yanlış olduğunu tehlikeli olduğunu bile bile. Geriye dönüp baktığımda gerçektende yaşadığımı hissettiğim bir andı oysa o kadar bir şey olmamıştı sohbet edip ayrılmıştık. Yanlış bir şey yapmış olduğum için o kadar zevk almıştım. Bu da beni korkutuyor işte. Ruhumdaki ikilik beni korkutuyor

Bu soru 6 Mart 2026 18:32 tarihinde Psikolog Ecem Bakıner tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba sevgili danışan,


Yazdıklarınızı okurken, uzun zamandır hayatı oldukça kontrollü, kurallı ve hata yapmamaya odaklı bir şekilde yaşamaya çalışmış bir tarafınız olduğunu hissettim. Bu düzen içinde zamanla yorulduğunuzu ve kendinizi sanki yaşayan bir insan değil de sürekli geliştirilmesi gereken bir “proje” gibi hissetmeye başladığınızı ifade ediyorsunuz. Böyle bir deneyim gerçekten insanı yıpratabilir; bunun sizi ne kadar yorduğunu ve üzdüğünü tahmin edebiliyorum.


22 yıllık hayatınızı düşündüğünüzde aklınıza ilk olarak dersler, sınavlar ve sorumluluklar gelmesi, sizin “proje gibi yaşamak” diye tanımladığınız deneyime oldukça benzer bir tablo çiziyor. Hayatınızın büyük bir kısmı yapılması gerekenler ve beklentiler etrafında şekillenmiş gibi görünüyor. Bu durumda kendi isteklerinizi, meraklarınızı veya neye gerçekten ihtiyaç duyduğunuzu fark etme fırsatı bulmak zorlaşabiliyor.


Bu yüzden “hiçbir şeye ilgim yoktu” hissetmeniz, gerçekten hiçbir şeye ilginiz olmadığı anlamına gelmeyebilir. Bazen insanlar, ilgi duyabilecekleri şeylerle karşılaşma ya da onları keşfetme fırsatını henüz bulamamış olabilirler. Kendinize şu soruyu sormak faydalı olabilir: “Benim gerçekten neye ihtiyacım var?”


Anlattıklarınızdan, bu durumun bir ölçüde şu anda seçtiğiniz bölümle ilişkili olabileceği de görünüyor. Sanki uzun zamandır kendinize bir “proje” gibi davranmışsınız; sürekli üzerinde çalışılan, geliştirilmesi beklenen bir şey gibi… Böyle olunca “Ben kimim, ne hissediyorum, neyi seviyorum ya da neye kızıyorum?” sorularına yer açmak zorlaşabiliyor. Ancak belki de bu soruları kendinize daha şefkatli bir şekilde sorabilmek, kendinizi anlamanızı kolaylaştırabilir.


Sözlerinizde dikkat çeken bir nokta da hayatı çoğu zaman “doğru–yanlış” üzerinden değerlendirmiş olmanız. Böyle olunca içsel sinyalleri, yani “canım istiyor mu, istemiyor mu?” gibi hisleri fark etmek zorlaşabiliyor. Psikolojide özellikle mükemmeliyetçilik ve aşırı kontrol eğilimleri olan kişilerde, küçük bir sınır ihlali hem korku hem de yoğun bir özgürlük hissi yaratabilir.


Anlattığınız olay da buna benziyor olabilir: Hiç tanımadığınız biriyle görüşmeniz, “acaba bunu kontrol etmesem ne olur?” diyerek kendi sınırınızı biraz aşma ihtiyacınızın bir yansıması olabilir.


Bunun dışında şunu da bilmenizi isterim: Hiçbir insan bir proje değildir. Her insanın kendine ait bir yaşam akışı, düzeni ve zamanı vardır. Bu zamana kadar kendinizi keşfetmekte sınırlı kalmış olmanız, hayatı bu şekilde yaşamak zorunda olduğunuz anlamına gelmez. Bazen hayatın her anını kontrol etmeye çalışmak yerine, kendinize daha çok izin vermek ve ne hissettiğinizi, ne düşündüğünüzü gözlemlemek, ihtiyaç duyduğunuz şey olabilir.


Burada size iki egzersiz önermek isterim, dilerseniz uygulayabilirsiniz. kendinize küçük deneyim alanları açabilirsiniz. Günlük hayatınızda merak ettiğiniz ama denemediğiniz küçük şeyleri yapmak, kısa süreli bir değişiklik denemek veya spontane kararlar almak, hem içsel motivasyonunuzu artırabilir hem de kendi hislerinizi daha net anlamanıza yardımcı olabilir.

Size minik bir egzersiz önereyim: Bir hafta boyunca her gün sadece 5 dakika… kendinize şu soruyu sorun: “Bugün ne yaparken az da olsa kendim gibi hissettim?” Bu büyük bir şey olmak zorunda değil; çay içerken, yolda yürürken, bir cümle okurken bile olabilir. Sonra bunları küçük bir deftere not edin. Amacımız iç sesinizin fısıltılarını yeniden duymaya başlamak.


Ve unutmayın, her adım bir keşif; hata yapmak, sınırları test etmek ve kendinize izin vermek, bu sürecin doğal ve değerli bir parçasıdır.


Tekrardan sormak, yazmak ve ulaşmak isterseniz bana buradan yazabilir, profilimden ulaşabilirsiniz.


Sevgiyle kalın

Psikolog Ecem Bakıner

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular