Kaygı

insanlara hayır demekten korkuyorum

Gizli Kullanıcı2 Haziran 2026 14:03

oda arkadaşım aynı zamanda sınıf arkadaşım gergin yapılı biri ama onu kafamda aşırı büyütüyorum mutluluğum üzüntüm duygu durumum onun bana davranış şekline göre belirleniyor ve stres kaygı yaptıkça yemeden içmeden kesilip mide ağrısı bulantısı yaşıyorum antideprasanlar etki etmedi fonksera kullandım en son etki etmedi bıraktım şimdi bıraktığımın 6. günündeyim ve beynim çok karışık arkadaşıma normal davranamıyorum bu şekilde yani .

Bu soru 3 Haziran 2026 23:06 tarihinde Psikolog Hamide Güven tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba,


Anlattıklarınızdan anladığım kadarıyla, oda arkadaşınızın davranışları sizin için normal bir arkadaşlık ilişkisinin çok ötesinde bir anlam taşımaya başlamış. Sanki onun size nasıl davrandığı, o gün sizi nasıl karşıladığı veya nasıl konuştuğu, kendinizi nasıl hissedeceğinizi belirliyor. Böyle durumlarda insan farkında olmadan karşısındaki kişiyi zihninde büyütebilir ve kendi değerini onun tavırları üzerinden ölçmeye başlayabilir. Bu nedenle arkadaşınız biraz mesafeli davrandığında değersiz hissedebilir, gergin olduğunda kendinizi suçlayabilir veya onun ruh halini kendi üzerinize alabilirsiniz.


Ancak burada önemli olan nokta şu: Bir insanın gergin, mesafeli veya değişken olması sizin değeriniz hakkında bir bilgi vermez. Siz yine de onun davranışlarını kendinizle ilişkilendiriyor gibi görünüyorsunuz. Bunun altında çoğu zaman reddedilme korkusu, sevilmeme korkusu veya insanların gözündeki yerini kaybetme kaygısı yatabilir. Daha önce anlattığınız aile yaşantınızı düşündüğümde, başkalarının size nasıl davrandığına karşı çok hassas hale gelmiş olmanız şaşırtıcı değil. Çünkü insan çocuklukta yeterince görülmediğinde veya sevginin koşullu olduğunu hissettiğinde, ileride başkalarının tavırlarını kendi değeriyle ilişkilendirmeye daha yatkın olabiliyor.


Kaygınızın bu kadar yoğun olması ve iştahınızı etkilemesi de dikkate alınması gereken bir durum. Yemeden içmeden kesilmek, mide ağrısı ve bulantı yaşamak, bedeninizin uzun süredir yüksek alarm halinde olduğuna işaret edebilir. Özellikle konservatuvar sınavına bir ay kalmışken zaten yüksek bir stres altındasınız. Bunun üzerine oda arkadaşınızla ilgili kaygılar da eklendiğinde zihniniz sürekli tehdit arayan bir moda geçmiş olabilir. Böyle zamanlarda kişi ders çalışırken bile aklının bir köşesinde sürekli ilişkileri, insanların davranışlarını ve olası sorunları düşünür.


Fonksera'yı bırakmanızın üzerinden henüz altı gün geçmiş olması da önemli bir ayrıntı. Antidepresanlar bazı kişilerde bırakıldıktan sonra bir süre kafa karışıklığı, duygusal dalgalanmalar, huzursuzluk veya kaygıda artış gibi durumlara yol açabilir. Bu nedenle şu an yaşadığınız karmaşanın bir kısmı yalnızca arkadaşınızla ilgili olmayabilir. İlacı bıraktıktan sonra belirgin şekilde daha kötü hissediyorsanız, bunu ilacı yazan psikiyatristinizle görüşmeniz faydalı olur. Tedavinin işe yaramadığını düşünmeniz anlaşılır bir durumdur ancak ilaç değişikliği veya bırakılmasıyla ilgili değerlendirmeyi uzman desteğiyle yapmak önemlidir.


Bütün dikkatinizin bu arkadaşınızın davranışlarına kilitlenmiş gibi görünüyor. Enerjinizin büyük kısmı onu anlamaya, onun ne düşündüğünü çözmeye ve onun size nasıl davrandığını analiz etmeye gidiyor. Oysa önünüzde sizin için önemli olan bir sınav var ve şu dönemde ihtiyacınız olan şey, oda arkadaşınızın ruh halini yönetmek değil, kendi hayatınıza ve hedeflerinize yeniden odaklanabilmek. Arkadaşınızın gergin olması onun sorumluluğudur; sizin değerinizi belirleyen bir şey değildir.

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.