Psikoloji

İnsanların beni kandırmasından nasıl kurtulurum?

Gizli Kullanıcı11 Aralık 2025 20:53

Merhaba ben içe dönük bir karakterim ama güvendiğim ortamlarda kendimi açarım. Daha önce beni yara bandı olarak kullanan bir ilişkim oldu ben devam ettim ona inanıp kendi sınırlarımı çizmeyi kendime güvenip sağlam durmayı başaramadım sürekli kendimden verdim o ise benim tüm bana yaptıklarımdan sonra sessiz kaldığım için ogünü arkadaşlarımızla kötü geçirmelerine sebep olduğum için benden ayrıldı. Bana yalan söyledi sonra beklentim karşılanmıyor dedi bitirdi. Bunu benim yapmam lazımdı. Çevremdekiler arkamdan konuştu yüzüme güldü bir arkadaşım bu zayıf noktalarımı bilen de birisiydi kendisi terapi aldıktan sonra tüm emeklerimi hiçe sayıp benimle arkadaşlığını bitirdi. İnsanlara ağzının payını veremiyorum çünkü bu yönlerimi bildikleri biraz sessiz kaldığımı gördüklerinde hemen pençelerini çıkarıyorlar bana karşı. Bana haksızlık ediliyor ama yalnız kalmayayım diye veya çok sesim çıkmıyor diye sessiz kalıyorum bazen. Bahsettiğim arkadaşlığımı bitiirirken ben de içimdekileri söyledim artık. Sürekli ona yazdığım için alışmıştı buna sonra engelledi beni. Kendime güvenip hareket etmek istiyorum o süper arkadaş ortamlarım beni gerçekten seven insanlar hiç olmadılar hayatımda. Şu an kalanlar ise yüzüme gülüp arkamdan konuşanlar bunu sadece bana yapmıyorlar ama işte bir tek ben farkındayım bunun. Ortamlara girmekten çok çekinir oldum. Bu son yaşadığım ilişki hayata karşı güvenimi emeğimi boşa çıkardı. Tahammülüm bitti. Güler yüzlü olmak istiyorum ama insanların beni kandırmasından yoruldum

Bu soru 12 Aralık 2025 19:20 tarihinde Psikolog Emine Sena Uzun tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba sevgili danışan,

Yaşadıkların, kendini sessiz ve geri planda tuttuğun için insanların sınırlarını kolayca zorlayabildiği bir döngüye dönüşmüş gibi görünüyor. İçe dönük olmak ya da sakin biri olmak aslında bir eksiklik değil; fakat geçmişte yaşadığın ilişkide olduğu gibi, kendinden çok fazla verip karşılığında hiçbir saygı görmediğinde bu özelliklerin seni korumak yerine seni yıpratmaya başlayan yanlara dönüşebiliyor. Birine güvenip, iyileşmesi için yanında durup, tüm iyi niyetinle emek verdiğinde terk edilmek; üstüne bunun bahanesinin senin “fazla sessiz kalman” ya da “beklentinin karşılanamaması” gibi şeylere bağlanması, ister istemez içindeki adalet duygusunu ve kendine olan güveni sarsar.


Benzer şekilde, arkadaşlık ilişkinde de uzun süre sessiz kalıp kırıldığın noktaları içine attıkça insanlar seni “her şeye tamam diyen, sorun çıkarmayan” biri gibi görmeye başlamış olabilir. Bu da bazı kişilerin kendi rahatlığı için seni görmezden gelmesine, sırf ses çıkarmıyorsun diye sınırlarını aşmasına zemin hazırlar. Bu dinamik, dışarıdan bakınca “sessiz kaldıkça daha çok ezilen” bir döngü gibi görünür. Oysa bu döngü senin karakterinden değil, insanların senin sessizliğini yanlış okumasından ve senin de yalnız kalmamak için çatışmadan kaçmaya çalışmandan besleniyor.


Bilişsel davranışçı ekolü açısından bakıldığında burada iki şey bir araya geliyor aslında:

Birincisi, yaşadığın hayal kırıklıkları nedeniyle zihninin “İnsanlar bana zarar verir” gibi bir genelleme yapması. Genelleme, yeni ortamlara girmeyi zorlaştırır çünkü zihnin seni korumak için en kötü ihtimali hatırlatır. İkincisi, “Sesimi çıkarırsam yalnız kalırım” şeklinde öğrenilmiş bir korku. Bu korku belkide doğal, çünkü geçmişte bir şey söylemediğinde ortam bozulmuyormuş gibi görünüyordu ama duygusal yük hep sende birikiyordu.


Tüm bunlar birleştiğinde kendine karşı kızgınlık, insanlara karşı güvensizlik ve sosyal ortamlardan çekilme doğal sonuçlar hâline gelir. Özellikle ilişki deneyiminde “kandırılmışlık” hissi yaşadığın için, bugün en küçük bir davranış bile beyninde “Yine aynı şey olur” alarmını tetikleyebiliyor. Bu nedenle güleryüzlü davranmak da zorlaşıyor; çünkü zihnin sürekli tetikte durarak seni korunmaya çalışıyor.


Yaşadıkların seni zayıf değil, çok uzun süredir gereğinden fazla dayanmak zorunda kalmış biri yapıyor. Sessiz kalman, duygularını ifade edememen, bir şeyleri içine atman kişilik özelliği değil; hayatta kalmak için geliştirdiğin bir alışkanlık. Şöyle de düşünmeni isterim sen konuştuğun için değil, o duymak istemediği için bağ koptu belkide.


Fark ettiğin şey çok kıymetli: Sınır koyamadığın için değil, değersiz hissettirilen ortamlarda uzun süre kaldığın için yoruldun. Ve artık bu döngüden çıkmak istiyorsun. Yorgunluk gücünün azaldığını değil, içinden bir yerin “artık böyle devam etmeyeceğim” dediğini gösteriyor.


Mevcut noktada değişim, insanlara karşı “güler yüzlü ama uyanık” olmayı değil, kendine karşı daha net ve daha şefkatli olmayı öğrenmek. Çünkü insanlar seni kandırdığı için yorulmadın; kendini korumayı hep en sona bıraktığın için yoruldun. Bu farkındalık, iç dengeni yeniden kurmanın ilk adımı.Ve her ne kadar şu an tahammülün dolmuş gibi hissettirse de, yaşadıklarını anlamlandırdıkça güven duygusu yeniden inşa edilebilir. Bu kez başkaları tarafından değil; senin tarafından.


💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler

1
4-7-8 Nefes Tekniği
4-7-8 nefes tekniği, bedenin doğal gevşeme tepkisini harekete geçirerek stresi azaltan, uykuya geçiş...
Nefes Egzersizleri⏱️ 3 dakika
Psikoloğun Notu: Bu egzersizin size iyi geleceğini düşünüyoruz.
Egzersizi açmak için tıklayın →

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular