İnsanların böyle davranmasından yoruldum artık
Merhaba son 2 senedir her konuda çok zorlanıyorum. Aile içinde sürekli bir çalışamadığım için hizmetçi muamelesi görüyorum. Kardeşim benden küçük çalıştığı için anneme uyum sağladığı için ona karşı arkasını toplamak içimden geliyor ki yapıyorum dedi. Bu söz öyle dokundu ki bana sanki bana karşı bomboş içi. Bir şey yapılmasın akşama kadar bana söylenir durur. Yalnızım sürekli odamdayım. Bu onlara bana istedikleri gibi davranma hakkını verdiklerini sanıyorlar. Hiçbir sebep yokken kardeşim benimle konuşmuyor. Sürekli üstten tavırları var. Annem sürekli her şeyin acısını benden çıkarıp duruyor bana gelince bağırıyor. Ama kardeşim evi otel gibi kullanıyor aksine onun odasını bile topluyor kendi çalıştığı halde. erkek arkadaşını bile evde ağırlıyor bana karşı bile savunduğu oldu. Ama ben onlarla hayatımdaki kimseyi hiçbir şeyi paylaşmak bile istemiyorum. İçimden bile gelmiyor. Sanki üvey gibiyim evde. Bana gelince idare et denilir. Ama diğerine her fikri sorulur. Bu aileye karşı içimde gram sevgi kalmadı.Biliyorum ki birazcık imkanım çevrem olsa bu evden kurtulmak isterim. İşimde arkadaşlık hayatımda sevgilim vs hepsi o kadar kötü iledi ki artık ben de bıraktım çabalayacak gücüm kalmadı. Erkek arkadaşım bana öyle şeyler yaşattı sonunda ayrıldı benden. En yakınım dediğim arkadaşım yaptıklarının lafını yaptı arkadaşlığımı bitirdim. Stresli durumlar yüzünden liseden beri hep mide bulantısı öğürme yaşıyorum.
Bu soru 11 Aralık 2025 18:50 tarihinde Psikolog Betül Canbel tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba Sevgili Danışan,
Yazdıklarını okurken yaşadığın yalnızlığı, tükenmişliği, aile içinde gördüğün haksızlığı ve değersizleştirilme hissinin ne kadar ağır bir yük olduğunu. görüyorum. Ev dediğimiz yer normalde güven, kabul ve destek alanıdır; ama senin için ev, sürekli eleştirilmek, hizmet etmek zorunda bırakılmak, sesinin duyulmaması ve kimsenin senin duygularını önemsememesi anlamına gelmiş. Bu yüzden “içimde gram sevgi kalmadı” demen bir isyan değil, uzun süreli duygusal ihmalin doğal sonucudur. Sen suçlu değilsin; sadece çok fazla yük taşımışsın ve artık yorulmuşsun.
Ailenin sana karşı tutumu, özellikle annenin seni suçlayıcı, bağıran, kontrol eden tavrı ve kardeşine tamamen farklı bir ilgi ve hoşgörü göstermesi, duygusal olarak çok ciddi bir eşitsizlik yaratmış. Bu, çocukluğundan beri devam eden bir örüntü olabilir; çünkü insanlar alıştıkları rolü farkında olmadan sürdürür. Sen “evin görünmez, yük taşıyan, idare eden insanı” rolüne sıkıştırılmışsın. Kardeşinin seninle konuşmaması, üstten davranması, hatta annenin onu savunması senin değerini belirlemez; sadece aile sisteminin adaletsizliğini gösterir. Burada problem sende değil, aile dinamiğinde.
Sen tüm bu yükü taşırken dış dünyanda da destek bulamamışsın. Erkek arkadaşının seni yıpratması, ardından gitmesi; en yakın arkadaşının bile yaptıklarını yüzüne vurması senin güven duygunu tamamen zedelemiş. “Artık çabalayacak gücüm yok” diye tarif ettiğin yorgunluk aslında uzun süreli duygusal baskı ve yalnızlığın bedenine ve zihnine yansımasıdır. Liseden beri yaşadığın mide bulantıları, öğürme hissi de büyük ihtimalle stresin fiziksel karşılığı. Bu belirtiler, vücudunun yıllardır biriken duygusal yükleri artık kaldıramadığını söylüyor.
Şu anda hissettiğin tükenmişlik, güçsüzlük, umutsuzluk aslında bitmiş olmanın değil, çok uzun süredir destek almadan savaşmanın sonucu. Sen yanlış değilsin; sadece kimsenin görmediği bir mücadelenin tam ortasındasın. Ailedeki bu eşitsizlik seni “üvey gibi hissettirdiğini” ifade etmişsin ve bu çok haklı bir duygu. Kendini dışlanmış hissetmen, sevilmediğini düşünmen, evden uzaklaşma isteğin tamamen anlaşılır. Çünkü bir insanın sevgi gösterebilmesi için önce sevildiğini hissetmesi gerekir; sen bu hissi uzun zamandır yaşamıyorsun.
Sen aslında kopmak istiyorsun ama kendini suçlu hissetmemek için içten içe kendine engel oluyorsun. Oysa kendini korumak, sınır koymak, uzaklaşmak kötü bir şey değildir. Bu senin değil, onların yarattığı duygusal yükten kaynaklanıyor. Ailende biriyle konuşmayı denediğinde anlaşılmıyorsun, tepki görüyorsun. Bu da doğal olarak seni daha da kabuğuna çekiyor.
Şu anda içinde olduğun durum yalnızca bir aile problemi değil; aynı zamanda duygusal yoksunluk, tükenmişlik ve kronik stres içeren bir süreç. Bu yüzden kendini kötü hissetmen, enerjinin bitmesi, artık hiçbir şey için çaba göstermek istememen çok normal. Bu senin karakterinle ilgili değil; maruz kaldığın koşulların doğal bir sonucu.
Sana iyi gelecek ilk adım, olduğu hâliyle kendini suçlamayı bırakman. Sen yıllardır hem evde hem ilişkide hem arkadaşlıkta sürekli “veren” rolündeymişsin; karşılığında ise çok az destek görmüşsün. Bu eşitsizlik seni yormuş. Bunu fark etmek bile iyileşmenin başlangıcıdır.
İkinci adım, duygusal sınır oluşturmak. Ailende ne kadar doğru davranırsan davran, davranışlarının karşılığı değişmiyorsa orayı değiştirmeye çalışmak yerine kendini koruyacak mesafe koyman gerekebilir. Daha az konuşmak, tartışmaya girmemek, gereksiz hizmet yükünü taşımamak, kendi alanını sakin bir şekilde korumak gibi küçük adımlar bile seni rahatlatır.
Üçüncü adım, dış dünyada küçük de olsa yeni bağlar kurmak. Güvenilir bir arkadaş, küçük bir sosyal alan, kısa yürüyüşler, kurslar, yeni bir hobi bile sana “ben sadece bu evden ibaret değilim” hissini verir.
Son olarak sevgili danışan, yaşadığın bu duygusal yükün hafife alınmaması gerekir. Liseden beri süren stres belirtileri, mide bulantıları ve yoğun tükenmişlik hissi bir uzman eşliğinde çalışıldığında çok daha sağlıklı bir noktaya taşınabilir. Bu nedenle bir psikolog ile düzenli görüşme, duygusal yüklerini boşaltmana, sınırlarını belirlemene, geçmişten gelen rollerini anlamlandırmana yardımcı olur. Eğer stres ve beden belirtilerin yoğunlaşırsa bir psikiyatri değerlendirmesi de süreci destekleyebilir.
Umarım cevabım faydalı olmuştur. Değerlendirilmesini istediğin farklı bir soru veya aklına takılanları sorabilirsin.
Sevgiler,
Psikolog Betül Canbel
💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler
4-7-8 Nefes Tekniği
5 Duyu Farkındalık Taraması
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.