insanların kız erkek fark etmez beni beğenmesini bana değer vermesini istiyorum
Kafamın içinde sanki karşımda biri varmış onunla sohbet ediyormuşum o beni dinliyor gibi bir işi mesela yapıp başarılı olunca kendimi fazla övüyorum böyle biraz abartılı düşünceler geçiyor kafamdan yapamayınca tam tersi moral bozukluğu aynı zamanda çok cinsel düşünüyorum gece uyumakta zorlanıyorum sabah uyanırkende cinsel düşünüyorum örnek yanımda benden hariç iki kişi olsun onların kendi arasında konuşması gülmesi beni değersiz hissettiriyor insanları kapı arkasından dinliyorum benim hakkımda neler düşündüklerini merak ediyorum mastırbasyon bırakmak istiyorum fakat bu beni çok zorluyorlar 1 hafta sonra tekrar başlıyorum cinsel görüntülere bakmamaya çalışıyorum buda beni zorluyor acaba bunu bırakamamamın sebebi psikolojik rahatsızlıklar olabilirmi böyle bir sorunum varsada bilmiyorum şüpheleniyorum insanlara çabuk kırılıp kin güdüyorum unutkanlığım var belkide sürekli yaptığım birşeyi yapıp yapmadığımdan emin olamıyorum yapmamışım gibi geliyor çok düşünüyorum genelde olumsuz biraz tembellik var disiplinli yaşamak istiyorum bu gün yaptımı yarın yapmayabiliyorum basit işleri yapmak bazen bana zor geliyor yaptığım işleri gereğinden uzun süre de yapıyorum insanların kız erkek fark etmez beni beyenmesini bana değer vermesini istiyorum bunlarla ilgili hayaller kuruyorum utangaç özgüvensiz olduğum için fazla düşünceleri önemsedim için iletişimim zayıf gözler üzerimdeyken çok zorlanıyorum lise mezunuyum hangi mesleği yapçamı karar veremedim fabrika çok zorladı benimle alakası olmayan mesleklere ilgi duyabiliyorum önerilerinizi beklerim önceki sorularıma da bakabilirsiniz teşekkürler
Bu soru 4 Mart 2026 12:41 tarihinde Psikolog Hamide Güven tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba,
Yazdıklarınızı dikkatle okudum. Öncelikle şunu bilmenizi isterim: Anlattıklarınız sizi anormal ya da bozuk yapmaz. Zihinsel olarak epey yorulduğunuzu ve bazı alanlarda zorlandığınızı gösterir ancak.
Kafanızın içinde biri varmış gibi onunla konuşmanız, bir şeyi başardığınızda sanki biri sizi izliyormuş gibi kendinizi övmeniz aslında düşündüğünüz kadar sıra dışı değil. Özellikle yeterince takdir edilmediğini hisseden, görülme ihtiyacı yüksek olan kişilerde bu içsel diyaloglar daha belirgin olur.
Burada önemli olan şey şu: Bunun zihninizin ürünü olduğunu biliyor musunuz? Eğer bunun gerçek bir dış ses olmadığını biliyorsanız ve kontrol tamamen sizdeyse, bu bir “psikoz” belirtisi değildir. Daha çok zihinsel senaryo kurma ve onay ihtiyacının bir yansımasıdır. Anlatıklarınızdan da sizin bu durumu zihninizin ürettiği bir şey olduğunun farkındasınız. Bu yüzden de bunu ifade etme ihtiyacı duymuşsunuz.
Başarılı olduğunuzda kendinizi sizin deyiminiz ile fazla yüceltmeniz, başaramadığınızda ise moralinizin çok düşmesi şunu düşündürüyor: Özdeğeriniz başarıya bağlı. Yani içinizdeki sistem şöyle çalışıyor olabilir: “Yaparsam değerliyim, yapamazsam değersizim.” Bu siyah-beyaz düşünce biçimi insanı çok yorar. Çünkü insan her gün aynı performansta olamaz.
İnsanların iki kişi konuşup gülmesini kişisel algılamanız, kapı arkasından dinlemeniz, sizin hakkınızda ne düşündüklerini merak etmeniz daha çok sosyal kaygıya benziyor. Bu paranoid bir tablo gibi durmuyor daha çok “reddedilme hassasiyeti” gibi görünüyor. Yani zihniniz sürekli tarama yapıyor: “Acaba beni mi konuşuyorlar? Acaba küçümsediler mi?” Bu durum uzun vadede kaygıyı azaltmaz, aksine artırır. Özellikle kapı arkasından dinlemek kısa süreli rahatlama sağlar ama uzun vadede zihni daha şüpheci yapar. Sürekli tetikte olmanız gerekiyor gibi.
Cinsel düşüncelerinizin yoğun olması yaşınız itibariyle tamamen olağan bir durum olabilir. Hormonal olarak aktif bir dönemdesiniz. Sabah uyanırken ve gece yatarken cinsel düşünceler olması biyolojik olarak şaşırtıcı değil. Ancak mastürbasyonu bırakmaya çalışıp bir hafta sonra tekrar başlamanız, bunun bir “yasak-patlama” döngüsüne girdiğini gösteriyor.
Genelde şu olur: Kişi kendine tamamen yasak koyar, baskılar, sonra dürtü daha güçlü geri gelir. Bu bir psikiyatrik hastalık olmak zorunda değildir; çoğu zaman stres, yalnızlık, can sıkıntısı ve dopamin ihtiyacıyla ilgilidir. Tamamen bırakmak yerine düzenlemek daha gerçekçi bir yaklaşımdır. Yani bunu katı bir yasak haline getirmek yerine, öncelikle bu ihtiyacın neden ortaya çıktığına bakmanız daha sağlıklı olur. Hangi durumlarda bu dürtü artıyor? Ne zaman daha yoğun hissediyorsunuz? Örneğin stresliyken mi, yalnızken mi, canınız sıkıldığında mı, değersiz hissettiğinizde mi ya da bir şeye odaklanmaktan kaçarken mi tetikleniyor? Önce tetikleyicileri fark etmek gerekir. Çünkü çoğu zaman davranışın kendisi sorun değildir; o davranış bir duyguyu düzenleme aracıdır. Eğer altta yatan duyguyu anlarsanız, dürtüyü yönetmek çok daha kolay hale gelir.
“Sürekli yaptığım bir şeyi yapıp yapmadığımdan emin olamıyorum” demeniz önemli. Eğer bu düşünceler sık sık geliyor ve sizi kontrol etmeye itiyorsa obsesif eğilim olabilir. Ama bunu netleştirmek için süre, yoğunluk ve günlük hayatı ne kadar etkilediği değerlendirilmelidir. Unutkanlık, basit işlerin zor gelmesi, bugün yapıp yarın yapamama gibi durumlar ise bazen anksiyeteden, bazen motivasyon düşüklüğünden, bazen de dikkat dağınıklığından kaynaklanabilir. Bu doğrudan “tembellik” anlamına gelmez.
İnsanların sizi beğenmesini çok istemeniz, hem kızların hem erkeklerin size değer vermesini arzulamanız aslında derin bir “görülme” ihtiyacına işaret ediyor. Ama eğer özdeğer tamamen dışarıdan gelecek beğeniye bağlıysa kişi sürekli tetikte olur. Bu da özgüveni daha kırılgan yapar. Gözler üzerinizdeyken zorlanmanız da sosyal performans kaygısına benziyor.
Meslek kararsızlığına gelirsek, kimlik netleşmeden meslek netleşmez. Şu an biraz “hangi iş beni değerli hissettirir?” üzerinden düşündüğünüzü tahmin ediyorum. Oysa daha sağlıklı soru şudur: “Hangi ortamda istikrarlı ve dengeli çalışabilirim?” Fabrikanın sizi zorlaması sizin yetersiz olduğunuzu göstermez; sadece size uygun olmayabilir.
Şimdi önemli kısım: Bu anlattıklarınız bir psikolojik rahatsızlık olabilir mi? Olabilir de olmayabilir de. Sosyal anksiyete, obsesif eğilimler ve dürtü kontrol zorluğu açısından değerlendirme yapılabilir. Ancak kesin bir şey söylemek için yüz yüze bir klinik görüşme gerekir. Eğer gerçek olmayan sesler duyma, kesin ve değişmeyen “beni takip ediyorlar” gibi inançlar ya da ciddi işlev kaybı varsa bir psikiyatri değerlendirmesi şarttır. Onun dışında bir klinik psikologla terapi süreci sizin için çok faydalı olabilir.
Son olarak şunu söylemek isterim: Zihniniz şu an fazla yük altında ve bazı alanlarda düzenlemeye ihtiyaç var. Bu yaşta bu farkındalığı yazabilmeniz aslında güçlü bir tarafınız olduğunu gösteriyor. Doğru destekle bu durumlar ciddi şekilde hafifleyebilir. Profesyonel bir destek almayı düşünmeniz sizin için önemli bir adım olabilir.
Ayrıca gizli kullanıcı olarak katıldığınız için daha önceki sorularınızı göremiyorum maalesef. Bu yüzden yalnızca bu sorunuz üzerinden bir değerlendirme yapabildim. Umarım sizin için faydalı olmuştur.
Eğer bana sormak istediğiniz başka bir soru olursa adımı soruya ya da paragrafın başına eklerseniz sizin olduğunuzu anlayabilirim. İhtiyacınız olursa burada olacağım.
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.