Kaygı

İstemediğim bir evlilik yapmak üzereyim

Gizli Kullanıcı31 Temmuz 2025 07:16

Merhaba hocam Hep aşık olup evlenmek istemiştim ama nasip olmadı. Bir kişiye aşık oldum görüştük ama o da evli çıktı, Şimdi arkadaşımın tanıştırdığı biriyle evlenmek üzereyim. Ama Ama heyecanlı veya istekli değilim. Bu kararı nasıl aldım bilmiyorum öyle gelişti ve devam etti, eskiye kızarak almadım aslında ama mutsuz hissediyorum, yarın düğünüm var napacağım nasıl tolerans edeceğim nasıl yaşayacağım bilmiyorum. 33 yaşındayım

Bu soru 31 Temmuz 2025 15:55 tarihinde Psikolog Betül Canbel tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba Sevgili Danışan,


Anlattıklarınızı okurken hissettiğiniz yoğun karmaşayı, sıkışmışlığı ve kaygıyı derinden anlayabiliyorum. Bir yanda hayatınızın en önemli adımlarından birini atmak üzeresiniz, diğer yanda kalbiniz tam olarak bu adımı istemiyor gibi. “Hep aşık olup evlenmek istemiştim ama nasip olmadı” sözünüzde hem geçmişe dair bir hüzün hem de hayal kırıklığı hissi var. Şimdi, hayat sizi farklı bir yola yönlendirmiş gibi görünüyor. Arkadaşınızın tanıştırdığı kişiyle evlilik sürecine girmişsiniz, düğün arifesinde bile “heyecanlı değilim, istekli değilim” diyorsunuz. Bu duygular, içinde bulunduğunuz durumun sizin için ne kadar zor ve karmaşık olduğunu gösteriyor.


Böylesine önemli bir dönemeçte, duygularınızın karışık olması çok anlaşılır. Çünkü evlilik, yalnızca toplumsal bir adım değil; duygusal, zihinsel ve ruhsal bir karar. Kalbiniz ve zihniniz aynı yerde değilse, bu sıkışmışlık hali doğal olarak ortaya çıkar. Geçmişte yaşadığınız aşk deneyiminin yarım kalması, duygusal olarak kapanmamış bir sürecin olması, şimdiki adımınıza gölge düşürüyor olabilir. İnsan kalbi, bazen mantıkla yürüyen kararlarla uyumlanmakta zorlanır. Düğününüzün arifesinde hissettiğiniz “Mutsuzum, nasıl tolerans edeceğim?” kaygısı, aslında iç sesinizin size bir şeyler söylemeye çalıştığını gösteriyor.


Böyle durumlarda zihninizi iki temel duygu kaplar: birincisi korku, ikincisi sorumluluk baskısı. Korku, “Ya mutsuz olursam? Ya yanlış yapıyorsam?” sorularıyla gelir. Sorumluluk baskısı ise “Artık geri dönüş olmaz, aileler, çevre, emekler…” düşünceleriyle sizi sıkıştırır. Bu ikisi birleştiğinde, kişi kendini duygusal olarak köşeye sıkışmış hisseder. Şunu bilmenizi isterim: bu karmaşa, sizin zayıflığınız değil. Hayatınızın en önemli kararlarından birinde, kalbinizle yüzleşmenizden doğan doğal bir duygu.


Şimdi, bu süreci yönetebilmek için önce kendinize duygusal izin vermeniz gerekiyor. Duygularınızı bastırmadan, “Ben şu an mutsuzum, kafam karışık, kaygılıyım” demek, içinizdeki sıkışmayı azaltabilir. Çünkü bastırdığınız her duygu, daha sonra huzursuzluk, pişmanlık veya öfke olarak geri dönebilir.


İkinci olarak, bu evlilik kararının sizin için ne anlama geldiğini keşfetmek önemli. Şu soruları kendinize sormayı deneyebilirsiniz:


“Bu evliliği gerçekten ben mi istiyorum, yoksa sadece hayatın akışına mı kapıldım?”


“Bu evliliğin içinde huzur, güven, saygı bulabilecek miyim?”


“Kalbim bu ilişkiye evet diyor mu, yoksa sadece mantığım mı evet diyor?”


Bu sorulara vereceğiniz dürüst cevaplar, kendi yolunuzu daha net görmenizi sağlar. Bazen, evlilik kararı aşkın coşkusuyla değil, huzur, güven ve saygı üzerine de kurulabilir. Eğer bu ilişkide size gerçekten iyi gelen yönler varsa, zamanla duygularınız şekillenebilir. Ama eğer sadece “toplumsal beklenti, yaş kaygısı, çevresel baskı” ile ilerliyorsanız, duygularınızla çelişmeniz devam edebilir.


Böylesi bir dönemde kendinize karşı şefkatli olmanız çok kıymetli. “33 yaşındayım, artık böyle olmalıydı” gibi kendinizi zorlayan cümleler, kaygınızı artırabilir. Unutmayın ki duygularınız geçerli ve değerli. Mutsuz hissetmeniz, hata yaptığınız anlamına gelmez; sadece kendinizi duymaya ihtiyacınız var.


Şimdi önünüzde çok kısa bir süre var. Yarın düğününüz var ve bu durum hem zihinsel hem bedensel olarak sizi yoruyor. Bu noktada yapabileceğiniz en sağlıklı şey, önce kendi huzurunuzu korumak. Derin nefesler almak, kendinizi yargılamadan duygularınızı kabullenmek ve belki yakın bir arkadaşınıza ya da güvendiğiniz birine bu hisleri açmak rahatlatıcı olabilir. Düğünden hemen önce bütün hayatı sorgulamak ağır bir yük gibi hissettirse de, asıl önemli olan kendi duygularınızı görmezden gelmemenizdir.


Uzun vadede, bu süreci tek başınıza taşımaya çalışmak zor olabilir. Bir psikologla düzenli olarak görüşmek, hem bu evliliğin içinde kendinizi var etmenize hem de duygularınızı sağlıklı yönetmenize yardımcı olabilir. Eğer kaygılarınız artar, uyku ve iştah düzeniniz bozulur ya da yoğun karamsarlık hissi devam ederse, bir psikiyatrist desteği de sürecinizi güçlendirebilir.


Unutmayın, bu hayat sizin hayatınız ve mutluluğunuz, duygularınız önemlidir. Kendinize zaman tanıyın, duygularınızı yargılamayın ve profesyonel destek almaktan çekinmeyin. Şu anki karmaşanız, doğru adımları atmak için bir davet olabilir.


Umarım cevabım faydalı olmuştur. Değerlendirilmesini istediğiniz farklı bir soru veya aklınıza takılanları yeni bir soru oluşturarak bizlere iletebilirsiniz.


Sevgiler,

Psikolog Betül Canbel

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.