İstemediğim bir evlilik yapmak üzereyim
Merhaba hocam Hep aşık olup evlenmek istemiştim ama nasip olmadı. Bir kişiye aşık oldum görüştük ama o da evli çıktı, Şimdi arkadaşımın tanıştırdığı biriyle evlenmek üzereyim. Ama Ama heyecanlı veya istekli değilim. Bu kararı nasıl aldım bilmiyorum öyle gelişti ve devam etti, eskiye kızarak almadım aslında ama mutsuz hissediyorum, yarın düğünüm var napacağım nasıl tolerans edeceğim nasıl yaşayacağım bilmiyorum. 33 yaşındayım
Bu soru 31 Temmuz 2025 15:55 tarihinde Psikolog Betül Canbel tarafından cevaplandı.
- Paylaş:
Merhaba Sevgili Danışan,
Anlattıklarınızı okurken hissettiğiniz yoğun karmaşayı, sıkışmışlığı ve kaygıyı derinden anlayabiliyorum. Bir yanda hayatınızın en önemli adımlarından birini atmak üzeresiniz, diğer yanda kalbiniz tam olarak bu adımı istemiyor gibi. “Hep aşık olup evlenmek istemiştim ama nasip olmadı” sözünüzde hem geçmişe dair bir hüzün hem de hayal kırıklığı hissi var. Şimdi, hayat sizi farklı bir yola yönlendirmiş gibi görünüyor. Arkadaşınızın tanıştırdığı kişiyle evlilik sürecine girmişsiniz, düğün arifesinde bile “heyecanlı değilim, istekli değilim” diyorsunuz. Bu duygular, içinde bulunduğunuz durumun sizin için ne kadar zor ve karmaşık olduğunu gösteriyor.
Böylesine önemli bir dönemeçte, duygularınızın karışık olması çok anlaşılır. Çünkü evlilik, yalnızca toplumsal bir adım değil; duygusal, zihinsel ve ruhsal bir karar. Kalbiniz ve zihniniz aynı yerde değilse, bu sıkışmışlık hali doğal olarak ortaya çıkar. Geçmişte yaşadığınız aşk deneyiminin yarım kalması, duygusal olarak kapanmamış bir sürecin olması, şimdiki adımınıza gölge düşürüyor olabilir. İnsan kalbi, bazen mantıkla yürüyen kararlarla uyumlanmakta zorlanır. Düğününüzün arifesinde hissettiğiniz “Mutsuzum, nasıl tolerans edeceğim?” kaygısı, aslında iç sesinizin size bir şeyler söylemeye çalıştığını gösteriyor.
Böyle durumlarda zihninizi iki temel duygu kaplar: birincisi korku, ikincisi sorumluluk baskısı. Korku, “Ya mutsuz olursam? Ya yanlış yapıyorsam?” sorularıyla gelir. Sorumluluk baskısı ise “Artık geri dönüş olmaz, aileler, çevre, emekler…” düşünceleriyle sizi sıkıştırır. Bu ikisi birleştiğinde, kişi kendini duygusal olarak köşeye sıkışmış hisseder. Şunu bilmenizi isterim: bu karmaşa, sizin zayıflığınız değil. Hayatınızın en önemli kararlarından birinde, kalbinizle yüzleşmenizden doğan doğal bir duygu.
Şimdi, bu süreci yönetebilmek için önce kendinize duygusal izin vermeniz gerekiyor. Duygularınızı bastırmadan, “Ben şu an mutsuzum, kafam karışık, kaygılıyım” demek, içinizdeki sıkışmayı azaltabilir. Çünkü bastırdığınız her duygu, daha sonra huzursuzluk, pişmanlık veya öfke olarak geri dönebilir.
İkinci olarak, bu evlilik kararının sizin için ne anlama geldiğini keşfetmek önemli. Şu soruları kendinize sormayı deneyebilirsiniz:
“Bu evliliği gerçekten ben mi istiyorum, yoksa sadece hayatın akışına mı kapıldım?”
“Bu evliliğin içinde huzur, güven, saygı bulabilecek miyim?”
“Kalbim bu ilişkiye evet diyor mu, yoksa sadece mantığım mı evet diyor?”
Bu sorulara vereceğiniz dürüst cevaplar, kendi yolunuzu daha net görmenizi sağlar. Bazen, evlilik kararı aşkın coşkusuyla değil, huzur, güven ve saygı üzerine de kurulabilir. Eğer bu ilişkide size gerçekten iyi gelen yönler varsa, zamanla duygularınız şekillenebilir. Ama eğer sadece “toplumsal beklenti, yaş kaygısı, çevresel baskı” ile ilerliyorsanız, duygularınızla çelişmeniz devam edebilir.
Böylesi bir dönemde kendinize karşı şefkatli olmanız çok kıymetli. “33 yaşındayım, artık böyle olmalıydı” gibi kendinizi zorlayan cümleler, kaygınızı artırabilir. Unutmayın ki duygularınız geçerli ve değerli. Mutsuz hissetmeniz, hata yaptığınız anlamına gelmez; sadece kendinizi duymaya ihtiyacınız var.
Şimdi önünüzde çok kısa bir süre var. Yarın düğününüz var ve bu durum hem zihinsel hem bedensel olarak sizi yoruyor. Bu noktada yapabileceğiniz en sağlıklı şey, önce kendi huzurunuzu korumak. Derin nefesler almak, kendinizi yargılamadan duygularınızı kabullenmek ve belki yakın bir arkadaşınıza ya da güvendiğiniz birine bu hisleri açmak rahatlatıcı olabilir. Düğünden hemen önce bütün hayatı sorgulamak ağır bir yük gibi hissettirse de, asıl önemli olan kendi duygularınızı görmezden gelmemenizdir.
Uzun vadede, bu süreci tek başınıza taşımaya çalışmak zor olabilir. Bir psikologla düzenli olarak görüşmek, hem bu evliliğin içinde kendinizi var etmenize hem de duygularınızı sağlıklı yönetmenize yardımcı olabilir. Eğer kaygılarınız artar, uyku ve iştah düzeniniz bozulur ya da yoğun karamsarlık hissi devam ederse, bir psikiyatrist desteği de sürecinizi güçlendirebilir.
Unutmayın, bu hayat sizin hayatınız ve mutluluğunuz, duygularınız önemlidir. Kendinize zaman tanıyın, duygularınızı yargılamayın ve profesyonel destek almaktan çekinmeyin. Şu anki karmaşanız, doğru adımları atmak için bir davet olabilir.
Umarım cevabım faydalı olmuştur. Değerlendirilmesini istediğiniz farklı bir soru veya aklınıza takılanları yeni bir soru oluşturarak bizlere iletebilirsiniz.
Sevgiler,
Psikolog Betül Canbel