• Anasayfa
  • Sorular
  • İşten eve evden işe rutin bir düzenim var haftanın 6 günü akşam 9 da işten çıkıyorum
Kaygı

İşten eve evden işe rutin bir düzenim var haftanın 6 günü akşam 9 da işten çıkıyorum

Gizli Kullanıcı17 Şubat 2026 08:01

Haliyle monoton bir hayatım var kendime zamanım yok Zaman hızlıca geçiyor fakat ben boş yaşıyor gibiyim Genel olarak zorlu bir hayattan geçtik eşim ve ben işsizdik ve borçlarımız var yani çalıştığım para da gidiyor ne yapmalıyım sıkışıp kalmış gibiyim mutsuzum hayatta mutlu edecek bir şey bulamıyor gibiyim yorgunum sürekli düşünceler arasında boğuluyorum adeta nedense Çözüm arıyorum ama bulamıyorum :( …..

Bu soru 17 Şubat 2026 13:12 tarihinde Psikolog Songül Çiğel tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhabalar sevgili danışan,


Anlattığın durum çok tanıdık bir sıkışmışlık döngüsüne benziyor. Uzun süreli stres, maddi yük, yoğun çalışma ve belirsizlik birleştiğinde insanın zihni “hayatta kalma moduna” geçer. Bu modda genellikle kişi yaşamaktan çok dayanır. Senin yaşadığın şey tembellik, nankörlük ya da zayıflık değil; kronik yük altında verilen normal bir tepkidir. Şuan yaşadığın üç temel duygunun birleşmesi gibi görünüyor.


1. Tükenmişlik:

Haftanın 6 günü geç saatlere kadar çalışmak zihinsel enerjini tüketiyor. İnsan sadece fiziksel olarak değil, karar verme, umut etme ve keyif alma kapasitesi açısından da yorulur. Bu yüzden “boş yaşıyor gibiyim” hissi ortaya çıkıyor.


2. Kontrol kaybı hissi:

Borçlar, geçmişteki işsizlik, maddi sorumluluklar… Bunlar insanın hayatı üzerinde söz hakkı yokmuş gibi hissetmesine yol açar. O zaman zihin sürekli çözüm arar ama çözüm bulamadıkça daha çok düşünmeye başlar. Bu da seni “düşünce bataklığına” sokuyor olabilir.


3. Anlam eksikliği:

İnsanlar sadece para kazanmak için yaşadığında değil, yaşamak için para kazandığında iyi hisseder. Şu an hayatın tamamen zorunluluklar üzerine kurulu. Bu yüzden mutluluk değil, görev duygusu hissediyorsun.


Şu an senin sorunun “hayatını değiştirememen” değil,hayatında nefes alanı olmaması.Büyük değişimlere değil, küçük psikolojik boşluklara ihtiyacın var.Çünkü insanın ruhu tamamen dolu bir hayatta değil,

küçük kaçış noktaları olan bir hayatta iyileşir.


Sana gerçekçi olan 3 küçük adım önereceğim : 


1. Mikro-yaşam alanı oluştur (günde 15 dakika bunları yap)

Bu süre telefonsuz, eşsiz, sorunsuz bir zaman.

Yürüyüş olabilir, duş olabilir, sessiz çay olabilir.

Ama tek şart: düşünmen serbest, çözüm araman yasak.

Bu beyninin alarm sistemini kapatır.


2. “Borç modundan yaşam moduna” geçiş listesi yap

Kağıda iki sütun çiz:

• Zorunlu hayatım

• Yaşamak istediğim hayat

İkinci sütunda uçuk şeyler değil, küçük şeyler yaz. Mesela: haftada bir tatlı yemek, ayda bir dışarı çıkmak, birlikte bir film izlemek…

Beyin hedef değil, yön ister. Bu yön duygusu umudu başlatır.


3. Kendine şu soruyu sor (her gece sorabilirsin):

“Bugün sadece dayanmadım, yaşadığım ne vardı?

Cevap küçük olabilir. Ama bu soru seni robot gibi hissetmekten çıkartır.


Şu an hayatın zor olabilir ama bu bir dönem.

İnsan bazen mutlu olmadığı için değil,

çok uzun süredir güçlü olmak zorunda kaldığı için yorgun hisseder.Senin ihtiyacın güçlü olmak değil,sadece biraz dinlenmek.

Sevgilerle🌸

Psikolog Songül Çiğel

alinti

O kadar çözüm odaklı motive edici olmuş ki minnettarım

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular

Kaygı

Duygumdan nasıl emin olurum

Ezgi hanım merhabalar💐,aslında genel olarakta anksiyeteye yatkın birisiyim örneğin bir misafir beklediğimde herşeyin mükemmel olmasını isterim en iyisi olsun isterim zamanında yetişsin isterim ve aşırı stres yaşarım,bu benim huyum sanıyorum çünkü hiç bırakamadım yani mutlu giden ilişkimde partnerim bianda soğuk olursa ve ben bunu hissedersem yemek yiyemem ondan mesaj beklerim bütün günüm mahvolur ki partnerim içinde bu böyle trip atıyorsam o hatalıysa gerçekten moralim düzelene kadar onunda morali bozuluyo beni o yüzle görmek istemiyormuş. Aslında benim duygusal ihtiyaçlarım bu ilişkide daha önceden çok daha karşılanıyordu ama yaklaşık 5-6 aydır bu eksik yeterince iletişim kuramıyoruz işlerinden kaynaklı ve ben haliyle bu duruma bozuluyorum çünkü en ufak bir afedersin kusura bakma konuşması yapmıyor direk benim hayatıma devam etmemi istiyor ve ben bunu kabul edemiyorum,zorundaymışım gibi bi tavır olarak görüyorum bu durumu ve kimse hiçbişeye zorunda değil. Ben naz yapmak istiyorum trip biz kadınların en doğal hakkıyken ben bundan da nasibimi alamıyorum yani ben bişey yapmadım kusura bakma diyo ki buluşma ayarlayamayan partnerim bu durumda. Yani şuanda daha öncede sizinle paylaştığım üzere de gelgitli bir dönemdeyim ama şununda farkındayım duygusal bir olgunluk yaşadım bunu çok zor geçirdim aşırı zor geçirdim yani kaç defa sizlere yazdım bilmiyorum ama çocuk gibi severken şimdi olgun gibi seviyorum bu bana yeni gelen bi duygu evet heyecan var ama o eski çocuksu şeyler yok daha olgun tavırlar ve düşüncelerdeyim daha kadın olduğumu hissediyorum. Evliliğe adım atmama sebebimde babamla yaşayamadığım anlar ve vakitler şuanda emekli oldu ve tamamen bizimle bu zamanların tadını çıkartmak istiyorum çünkü zaman çok kısa evet belki bizim içinde kısa ama bilemiyorum:(. Geçmişte yaşadığım hiçbir kaygım yok açıkçası en uzun ilişkimi yaşıyorum şuanda kimseyle evlilik düşünmemiştim biz evlilik için çeyizlik eşyalarımızı bile aldık o kadar ileri gittik ama o geçmişteki bendi Buda şimdiki ben istemiyorum tamamen değil sadece evlilik olgunluğu yuva kurabilme hissiyatı bunların üstesinden gelmem için gerçekten o kıvama gelmem lazım yoksa çabuk pes ederiz. Bu ilişkiye gerçekten çok değer veriyorum kendimi huzurlu hissettiğim mutlu hissettiğim sayısızca an var ve olmaya devam edeceğini düşünüyorum bilemiyorum tabiki ama henüz konuşamadık partnerimle iyi sonuçlanırsa inşallah böyle devam eder:). Ailemle ilişkimi hiç kıyaslamadım aslında Ezgi hanım çünkü burası çoğunluk ve alışılmış bir düzen diğer tarafta sadece ikimiz ve çok sakin bir ortam,ailemle beraberken herkes kendi düzenindeyken ben partnerimle beraber oluyorum yani mesajlaşıp konuşuyoruz her zaman hep beraber olamayız babam tv izlerken kardeşim ders çalışıyor ve ben tek kalıyorum kendisi de o durumda öyle tabi ama o tek çocuk evi kalabalık değil oda annesini bırakmak istemiyor benim gibi evlerimizde çok uzak şimdi o yakın istiyor annesine bende babama yakın istiyorum hatta alt katında yaşasak nasıl mutlu olurum ama bu süreç biraz zor olucak gibi görünüyor.