• Anasayfa
  • Sorular
  • Kaçından bağlanan birisiyle sevgiliyim ve kaygılı bağlanıyorum sessizliğiyle baş edemiyorum
Romantik İlişkiler

Kaçından bağlanan birisiyle sevgiliyim ve kaygılı bağlanıyorum sessizliğiyle baş edemiyorum

Gizli Kullanıcı10 Şubat 2026 20:08

Kaçından bağlanıyor bende büyük ihtimal kaygılı ve ilişkide mesafe ve sessizliğin daha iyi olacağını hissediyor bir şeyler yaşandıktan sonra, arkadaşlarıyla olunca stresten uzak olduğu için rahat hissediyormuş ben yapamazsın edemezsin dediğim için onu çok bunaltmışım sürekli tartışma dargınlık olduğu için , bana özel hissettirmeyi seviyormuş beni özel hissettirmek değiştirmiş ayrılmakta istemiyo ama eylemsiz de mesafeyi çözüm olarak sunuyo buna çabalıyorum diyo ayrılmak istesem çözüm sunmam diyo

Bu soru 13 Şubat 2026 11:47 tarihinde Psikolog Betül Canbel tarafından cevaplandı.

  • Cevaplandı

  • Paylaş:

Merhaba sevgili danışan,


Kaygılı bağlanan biriyle kaçınan bağlanan biri bir araya geldiğinde ilişki bazen bir mıknatıs gibi çalışır. Biri yaklaştıkça diğeri geri çekilir, biri uzaklaştıkça diğeri panikler. Sizinki de biraz böyle bir dansa benziyor olabilir.


Bağlanma kuramı açısından baktığımızda; kaygılı bağlanan kişi yakınlıkla regüle olur. Sessizlik onda alarm sistemini çalıştırır. “Bir şey mi oldu? Soğudu mu? Gidecek mi?” düşünceleri zihni meşgul eder. Sinir sistemi tetiklenir, temas ve güvence arar.


Kaçınan bağlanan kişi ise yoğun duyguda geri çekilerek regüle olur. Tartışma, beklenti, eleştiri arttığında mesafeye ihtiyaç duyar. Onun için yakınlık güzel ama baskı hissi başladığında özgürlük ihtiyacı öne geçer.


Sizin ilişkinizde olan şey muhtemelen şu: Siz sessizliğe tahammül edemiyorsunuz, o ise yoğun duygusal konuşmalara tahammül edemiyor. Siz yaklaştıkça o uzaklaşıyor, o uzaklaştıkça siz daha çok yaklaşıyorsunuz. Bu bir karakter sorunu değil; iki farklı sinir sisteminin çarpışması.


Metaforla anlatayım: Siz fırtına çıktığında limana koşan bir gemisiniz. O ise fırtına çıktığında açık denize açılan bir gemi. İkiniz de güven arıyorsunuz ama güveni bulduğunuz yer farklı.


“Arkadaşlarıyla olunca stresten uzak hissediyorum” demesi aslında şunu gösteriyor: Tartışmalar onun için tehdit algısı yaratmış. “Yapamazsın edemezsin” dediğinizde eleştiri algısı artmış olabilir. Kaçınan kişiler yetersizlik hissettiğinde daha çok uzaklaşır. Çünkü yüzleşmek yerine içe kapanmak onlar için daha güvenlidir.


Ama burada önemli bir nokta var: Mesafe bir regülasyon aracı olabilir ama kalıcı çözüm değildir. Sürekli mesafe öneriliyorsa, bu bağın zayıflamasına yol açabilir. Çünkü kaygılı bağlanan kişi için mesafe güveni artırmaz, azaltır.


Kaygılı bağlanmada temel korku: “Terk edilirim.”

Kaçınan bağlanmada temel korku: “Yutulurum / özgürlüğümü kaybederim.”


Siz onun sessizliğini terk edilme sinyali olarak algılıyorsunuz. O sizin yoğunluğunuzu kontrol edilme ya da yetersiz görülme sinyali olarak algılıyor olabilir. Beyin burada otomatik çalışıyor. Mantık değil, bağlanma yaraları devrede.


“Beni özel hissettirmeyi seviyordu ama değişti” demişsiniz. Büyük ihtimalle ilişkinin başındaki romantik yoğunluk onun için keyifliydi. Ama çatışmalar arttıkça savunma sistemi devreye girdi. Kaçınan bağlanan kişiler genelde ilk başta çok ilgili, özel hissettiren, hatta idealize eden olabilirler. Fakat ilişki ciddileşip duygusal beklenti arttığında geri çekilme başlar.


“Ayrılmak istesem çözüm sunmam” demesi aslında tamamen kopmak istemediğini gösteriyor. Bu önemli. Ama eylemsizlik de bir mesajdır. Bir kişi kalmak istiyorsa ama davranış değişikliği yoksa, bu ya gerçekten zorlandığını ya da ilişkiyi kendi konfor alanında tutmak istediğini gösterir.


Sessizliği neden bu kadar zor geliyor?Bu soruyu dürüstçe düşünün. Sessizlikte zihniniz ne söylüyor? “Beni sevmiyor”, “Biri var”, “Artık eskisi gibi değil”, “Yeterli değilim” gibi düşünceler mi geliyor? Kaygılı bağlanmada sorun çoğu zaman partner değil, belirsizlik toleransının düşük olmasıdır.


Belirsizlik kaygıyı büyütür. Kaygı da kontrol etme, sorgulama, konuşma ihtiyacını artırır. Bu da kaçınanı daha çok uzaklaştırır. Böylece kısır döngü oluşur.


Bu döngüyü kırmak için birkaç şey önemli:


Onun sessiz olduğu anlarda hemen mesaj atmak, konuşmak istemek yerine kendi sinir sisteminizi sakinleştirecek teknikler geliştirmek. Nefes egzersizi, dikkat odağını değiştirme, bedensel hareket, yazma. Çünkü kaygılı bağlanmada ilk hedef “partneri değiştirmek” değil, “kendi alarm sistemini yatıştırmak” olmalı.


“Yapamazsın, edemezsin” gibi cümleler kaçınan için geri çekilme sebebidir. Onun yerine:

“Sen sessizleştiğinde kendimi güvensiz hissediyorum. Bu benim zorlandığım bir alan.”

Bu suçlama değil, duygu paylaşımıdır.


“Mesafe iyi geliyor diyorsun. Peki bu mesafe ne kadar? Gün içinde hiç mi yazmayacağız? Haftada kaç kez görüşeceğiz?” Belirsiz mesafe kaygıyı artırır. Somut çerçeve daha güvenlidir.


Bir ilişki sadece bağlanma stilleriyle yürümüyor. Eğer sürekli eylemsizlik, sürekli geri çekilme varsa ve siz sürekli çabalayan tarafsanız, bu sizi uzun vadede tüketecektir.


Siz su isteyen bir çiçeksiniz. O ise fazla sulanınca kökü çürüyen bir bitki. Ortak bir sulama dengesi bulunmazsa ikiniz de zarar görürsünüz.


Unutmayın, kaçınan biri değişemez diye bir şey yok. Ama değişim farkındalık ve çaba ister. Sadece “çabalıyorum” demek yetmez; davranışta küçük de olsa düzenli değişiklik görmek gerekir.


Eğer bu süreçte sizde yoğun kaygı, uyku bozukluğu, takıntılı düşünceler, değersizlik hissi artıyorsa bir psikologla bağlanma temelli çalışmak çok faydalı olur. Özellikle şema terapisi bu döngüyü anlamada etkilidir.


Partnerinizin de kaçınan örüntüsü çok belirginse ve iletişim sürekli tıkanıyorsa çift terapisi öneririm.


Kaygı düzeyiniz fizyolojik belirtiler (çarpıntı, mide sorunları, panik) seviyesine çıkıyorsa bir psikiyatri değerlendirmesi de destekleyici olabilir.


Son olarak şunu bilin: Sessizliği kaldıramamanız zayıflık değil, bağlanma ihtiyacınızın güçlü olması. Ama sağlıklı ilişki, birinin sürekli kovaladığı, diğerinin sürekli kaçtığı bir yer değildir. Sağlıklı ilişki, iki kişinin adımını ayarlayabildiği yerdir. Siz tek başınıza bu dansı değiştiremezsiniz; ama kendi adımınızı daha dengeli atmayı öğrenebilirsiniz.


Umarım cevabım faydalı olmuştur. Değerlendirilmesini istediğiniz farklı bir soru veya aklınıza takılanları sorabilirsiniz. Kendinize iyi bakmanız dileğiyle.


Sevgiler,

Psikolog Betül Canbel

💪 Psikoloğun Önerdiği Egzersizler

1
4-7-8 Nefes Tekniği
4-7-8 nefes tekniği, bedenin doğal gevşeme tepkisini harekete geçirerek stresi azaltan, uykuya geçiş...
Nefes Egzersizleri⏱️ 3 dakika
Psikoloğun Notu: Bu egzersizin size iyi geleceğini düşünüyoruz.
Egzersizi açmak için tıklayın →
2
Bulut Meditasyonu
Bulut meditasyonu, zihinden geçen düşünceleri yargılamadan fark edip nazikçe bırakmayı öğretir. Düşü...
Meditasyon⏱️ 4 dakika
Psikoloğun Notu: Bu egzersizin size iyi geleceğini düşünüyoruz.
Egzersizi açmak için tıklayın →

Yasal Bilgilendirme: Bu içerik tanı ve tedavi niteliği taşımayan, genel psikolojik bilgilendirme amaçlıdır.

Cevaplanmış benzer sorular